Ana içeriğe atla

Hayatımı Değiştiren Linux: Pardus

Pardus indirip kuracaktım ama bir sorun vardı. Defalarca yazdırmama rağmen bir türlü kurulum %67'yi geçememişti. (Hala rakamı tam hatırlamam, Linux'tan ne kadar etkilendiğimin önemli bir kanıtıdır) İrc kanalından yardım istedim bazıları yavaş yaz dedi. Dvdye yazdım yine olmadı. En son bir arkadaş bana Md5 diye bir şeyin varlığından bahsetti. Kontrol ettiğimizde isa Flashget'e rağmen iso dosyasının yanlış indiğini fark ettik. 

Yeniden indirip, kurup, Pardus'a ve Gnu/Linux dünyasına adımımı attım. Bilirsiniz ilk başlarda çok zordur. Gözleriniz olmasına rağmen körsünüzdür; elleriniz sağlam olmasına rağmen felçli gibi hareket edersiniz.





Nedendir bilinmez ama yerlerini çok iyi bildiğim dosyalarımı dahi bulamıyordum. 

Alışma süreci biraz uzun sürdü. Sağ olsunlar bana yardım ettiler. O zamanki Pardus irc kanalı sakinleri pek konuşkan değillerdi ama yine de onlara teşekkürü unutmamam lazım. 

Kullandığım Pardus sürümü 2008.2'ydi. Tahmin edersiniz ki Kde3 öyle çekici değil. Buna bir de Pardus'un kısıtlı paket deposu eklenince benim Pardus'u kullanmak için tek nedenim, kolay vazgeçmemem olarak açıklanabilir. 

Pardus'un ihtiyaçlarımı karşılayamaması ve yürek hoplatacak kadar çekici olamaması benim Windows'la Pardus'u beraber kullanmama neden olmuştu. Günün çoğunda hiç sevmediğim Xp (o zaman da sevmezdim galiba), bir kısmında da Pardus açardım. Depoda olmayan bazı programları kurmaya çalıştım ama bir türlü beceremedim. Sadece bir tanesini kurabildiğimi hatırlıyorum. Onu da sildikten sonra ikinci defa kuramamıştım. İrc'deki arkadaşlar çok basit diyorlardı. ./configure, make, make install ama ben hep hata alıyordum. 

O zaman OpenOffice hangi sürümdeydi hatırlamıyorum ama Pardus kullandığım günlerde yeni bir sürümü çıkmıştı. Yanılmıyorsam OpenOffice 2.6 idi. Bunu nasıl kuracağım diye sorduğumda da irc'deki arkadaşlar bana, beni tatmin edecek bir cevap vermemişlerdi. Sadece sen kuramazsın dediler. Gerçi ben biraz uğraşmıştım kendimce ama sonuç alamamıştım. 

Her ne kadar Gnu/Linux alemine Pardus'la atım atmış olarak saysam da kendimi, aslında gönlüm hep Ubuntu'dan yana olmuştu. Ubuntu benim için ulaşılamaz bir cevherdi. Ekran kartımla bir sorunu vardı. Çözünürlüğü küçültemediğim için mecburi Pardus kurmuştum. İrc'te, efektleri açamadığımı tekrar tekrar söyleyince bir arkadaş hata bildirmemi söyledi. Bildirdiğim gibi de cevabımı aldım: Meğerse hep yanlış sürücüyü kuruyormuşum. Bir kere, evet sadece bir kere deneyip eski sürücüyü kursaydım, belki de hiç Pardus kullanmayacaktım. 

Sürücüyü kurup efektleri çalıştırınca, Ubuntu'nun da çalışacağına kanaat getirdim. Galiba Ubuntu 9.04'ün çıkmasına bir ay kalmıştı. Final sürümünün çıkmasını bekliyordum normal şartlarda. Sürücü düzelince hemen beta sürümünü indirip kurdum. Ekranın 1280*1024 olduğunu görmem beni havalara uçurmuştu. 

Evet, işte şimdi başlıyordum. Linuxlu hayatımın Pardus bölümü kısa sürecekti anlaşılan.  Pardus'la hayatımın %20'lik bir kısmını etkisine alan Gnu/Linux, Ubuntu'yla tamamını almaya geliyordu. 

Bu yazı bir serinin ikincisidir. İsterseniz birinci bölüme aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. 


Hayatımı Değiştiren Linux: Tanışma

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.