Ana içeriğe atla

Hayatımı Değiştiren Linux: Tanışma

Ben küçükken abimin bir arkadaşı "insan ya sayısalcı doğar ya da sözelci" demişti. Ben de bu görüşe katılıyorum. Çünkü hemen hemen hiçbir etki olmadan çocuklar Türkçe ve Matematik dersleri arasında tercih yapabiliyorlar.


İşte ben de sanırm bilişimi seven biri olarak doğmuşum. Küçük yaşları hatırlamıyorum ama şu şekilde ispatlayabilirim bu sevgimi: Bilirsiniz, yeni bir bilgisayar alınca belli bir süre insan klavyeyle zorlanma süreci yaşar. Alışana kadar harf harf ve başı hep önünde yazar. İşte ben bunu sadece bir kez yaşadım. Bir internet kahvesine gittim ve yazamamak zoruma gitmiş olacak ki bir kağıda klavyenin aynısını çizdim ve oturup çalışmaya başladım. Evet kağıda tuşlara tıklayarak on parmağımla yazmayı öğreniyordum. Hem de bir iki saat değil günlerce... Neyse ki daha sonra peron'un çıkışında 1 liraya (o zaman bir milyondu) satılan bozuk klavyelerden bir tane alıp
onunla devam ettim.

Aradan birkaç yıl geçtikten sonra internet kahveden bir ikinci el bilgisayar satın aldık. Oyun falan oynamak yerine C sürücüsünün içindeki dosyaları sildim hep. Bize bilgisayarı satanın tüm yapma demelerine rağmen kısa bir süre sonra kendi başına format attım. (Windows 98 yüklemiştim) Sürücüleri kendim yüklemem o zaman için önemli bir başarıydı.

Yeni bilgisayarımı almadan önce Pardus diye bir şeyin var olduğunu duydum. Tam olarak ne olduğunu bilmiyordum ama merakımdan olacak indirip bir cdye yazdırdım. O sıralar bir bilgisayar satıcısında çalışıyordum. 256 kbps bağlantımız vardı. Eve getirip kurdum ama pek bir şey anlamadım. Ekran kartı sürücüsünün nasıl yükleyeceğimi bilmiyordum, ekranım kötü görünüyordu. Ayrıca Tv kartımı tanımadı. İki üç gün deneyip kaldırdım. Daha önceler hep Windows kullandığım için Linux severlerin yardım severliğinden haberim yoktu doğal olarak. Gerçi zaten evde bağlantımız yoktu, istesem de yardım alamazdım.

2008 yılında, bağlantı çektikten sonra, Ubuntu diye bir şeyin varlığından haberim oldu. Sağ olsun Shiftdelete forumu bana çok şey kattı. O zamanlar Linux'un ne olduğunu, dağıtım kavramını bilmiyordum. Ubuntu'yu indirip Dvd'ye yazdırdığımda da ne olduğunu tam olarak bilmeden yazdırdım. İndirip kurdum ama onda da başarısız oldum. Yine ekran kartı sorunu... Ekran çözünürlüğü o kadar büyüktü ki kullanamıyordum. Hala yardım almaktan bihaber olduğum için kaldırdım. Bu arada deneme için müzik, video oynatmaya çalıştım ama her seferinde hata aldım. (Meğerse kodek yüklensin mi diye soruyormuş) Bir süre sonra aynı Ubuntu'yu Notebook'ta denedim. Bu sefer de bir türlü kablosuz bağlanamadım.

Bu bana çok koymuş olacak ki kendi kendime çok kötü bir karar aldım. Bundan sonra Linux gördüğüm her yerde acımasızca eleştirecektim. Ağzıma geleni söyleyecektim ve bunu yaptım da... Şimdi düşünüyorum da iyi ki de yapmışım.

Şimdi çok sevdiğim Linux'a yönelik ikinci eleştirimi Shiftdelete forumlarında yapmıştım. Bir arkadaşın soru sorduğu bir konuya "boş ver ne yapacaksın Linux'u, kullanma işe yaramıyor, mp3 çalmıyor, video oynatmıyor, üstelik görüntüsü çok kötü" diye yazdım. O zaman'ın Archerlerinden bir arkadaş bana güzelce yanlış olduğumu söyledi. Kodeklerden falan bahsetti, görsellik konusunda yanıldığımı belirtmek için de ekran görüntüleri yükledi foruma. Xp'yle  kıyaslandığında görüntüler harikaydı.

Beni derinden etkilemişti. Kesin denemek istiyordum. Yalnız nasıl yapacaktım? Ya yine başarısız olursam korkusuyla yapamazdım. O arkadaş sağ olsun bunun çaresini de gösterdi bana. İrc kanallarından yardım almamı tavsiye etti.

Firefox'un bir eklentisiyle Windows Xp üzerinden Pardus'un irc kanalına girdim. ..ve Linux hayatımı değiştirmeye geliyordu...

Yorumlar

  1. GNU/Linux ;) "Linux" yeterli değil.

    YanıtlaSil
  2. Öyle mi, bakalım fark neymiş.

    YanıtlaSil
  3. Bir kısım kitle tarafından “Linux” kelimesiyle ifade edilen çekirdek, bir kısım kitle tarafından da GNU Projesi yazılım ve araçlarının dâhili sebebiyle “GNU/Linux” diye ifade edilmekte, bu söz grubu ile adlandırılmaktadır.

    vikipediden...

    Sağ olasın, sayende öğrenmiş oldum.

    YanıtlaSil
  4. Rica ederim.

    http://tr.wikipedia.org/wiki/GNU

    Bu adreside inceleyebilirsin.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.