Kayıtlar

Ağustos, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kuşlar mı aptal insanlar mı?

İnsanoğlu yapısı gereği kendini düşünür. Eğer sağlam bir inanca sahip değilse hiçbir durumda başkasını kendine tercih etmez. Zaten erdem sahibi bir insandan başka da kimseden böyle bir şey beklenmez.
Ama bu demek değildir ki insan sadece kendini düşünmelidir. Videosunu sunduğum aptal kuşlar gibi upuzun elektrik tellerinde sadece kendisinin konaklamasını istemelidir. Bir tren kompartımanında tek başına oturmayı düşünmelidir. Sırada duranları hiçe sayıp öne geçmek için bin bir bahane icat etmelidir...

Yaşamak için birbirimize muhtacız. Madem öyle o zaman başkalarına da yer açmasını bilelim; hem evimizde hem gönlümüzde.
Gayet güzel ve anlamlı bir video. 



Youtube'u açamıyorsanız lütfen tıklayın.

Mandriva Türkiye

Resim
Daha Linux forumlarından habersizken irc kanallarına takılıyordum. Malum, yardım almadan Linux kullanmak çok zor. Wiki'lere, başka dökümanlara bakarak da öğrenilip kullanılabilir ama wikiye bakma seviyesine gelmek için de belli bir yardım almak lazım.

İşte böyle yine irc'te takılırken birileri Mandriva'dan bahsetti. Merak ettiğimi belli edince bana forumun adresini gösterdiler. Gittim baktım kimsecikler görünmüyordu. Sanırım Mandriva Türkiye Forumları yeniydi o zamanlar. Şimdi kim olduğunu hatırlamadığım yöneticilerden birine bir özel mesaj attım. Kendisine Mandriva hakkında bir iki soru sordum. Türkçe mi, ve kurulumu kolay mı?

Lokman Hekimin Bağırsak Ameliyatı

Resim
Derler ki Lokman Hekim'e bağırsaklarından şikayetçi bir adam gelir. Lokman, onu ameliyat etmeye karar verir. Bağırsaklarında bir kısım kurumuştur ve onun kesilmesi gerekmektedir.

Lokman adamın karnını açar, bağırsakları çıkarır, kuru kısmı keser, bağırsakları birbirine diker. Ameliyat böylece bitmiştir ama geriye işin en zor kısmı, bağırsakları düzgün bir şekilde yerine yerleştirme kalmıştır. Lokman eline ince bir sopa alır ve adamın bağırsaklarına vurmaya başlar. Aynı zamanda bağırsakların yerine yerleşmesi için her vuruşta "hadi oğlum, hadi yavrum, hadi canım" gibi sözler tekrarlamaktadır. Bu şekilde bağırsakları yerine yerleştirir.

Lokman'ın yanında çalışan, amacı Lokman'ın bildiklerini öğrenerek kendi iş yerini açmak olan çırak, bu ameliyattan sonra Lokman Hekim'in yanına gelir. "Efendim, zaten ben her şeyi öğrenmiştim, bir bilmediğim buydu bunu da şimdi öğrendim. Müsaadeniz olursa artık kendi hastanemi açmak istiyorum." Der. Lokman, "Sen d…

Kediden kurtuluş yok

Resim
Adamın kedisi yaramazlık yapınca adam ondan kurtulmayı düşünmüş. Çare olarak da onu uzak bir yere bırakmayı uygun bulmuş. Almış kedisini evinden uzak bir yere götürüp bırakmış. Eve dönmüş bakmış kedi evde. Canı sıkılmış almış şehrin öbür ucuna bırakmış ama kediden kurtuluş yokmuş. Dönmüş bakmış ki yine kedi ondan önce eve dönmüş.

Adam kara kara düşünüyormuş. Bu kediden nasıl kurtulacağını bulamıyormuş. En iyisi onu öyle bir yere götüreyim ki gidiş yolunda kafası karışsın ve geri dönemesin. Almış kediyi başka bir şehre götürmüş. Kediyi oralarda bir yere bırakmış. Aradan biraz zaman geçince karısını aramış. 
- Alo, kedi geldi mi?  - Evet. - Söyle o mahluka yolu tarif etsin, kayboldum burada.

Linux'ta Jdownloader Çalıştırma

Resim
JDownloader'in kısayolunu oluşturma ve JDownloader'i menüye ekleme

Jdownloader çok güzel bir indirme yöneticisi.
Bir çok siteden indirme yapabiliyor, Modemi resetleyebiliyor, Youtube videolarını birkaç farklı formatta kaydedebiliyor,Link yakalama özelliğiyle büyük kolaylık sağlıyor vs.Bu güzel programı Linux'ta çalıştırmak çok kolay. Java tabanlı olduğu için platformlardan bağımsız çalışıyor. Yani işletim sisteminizin ne olduğu pek önemli değil. Kuruluma da gerek duymayan bu programın çalışması için sisteminizde java'nın yüklü olması gerekiyor. Ubuntu kullanıyorsanız openjdk-6-jre paketini yükleyebilirsiniz. 
Eğer Jdownloader'i indirmediyseniz kendi sitesinden indirebilirsiniz. Zaten Jdownloader ücretsizdir. 
Kurulum

Pakistan'da insanlık sınıfta kaldı

Resim
SEL FELAKETİNDE İNSANLIK SINIFTA MÜSLÜMANLIK LAFTA KALDI!

Pakistan, tarihinin en büyük sel felaketini yaşıyor. Ramazan ayında yaşanan bu felaket Pakistan’a göre 20 milyon, Birleşmiş Milletlere göre 14 milyon, değişik haber ajanslarına göre 15 ile 20 milyon insanı etkileyen sellerde ölenlerin sayısı 2 bine yaklaşmak üzeredir. 20 milyon dönüme varan büyük bir ekili arazi ise sular altında. Kelimenin tam anlamıyla Pakistan’da insanlık dramı yaşanıyor.

Birkaç bölgede rastlanan kolera vakıası ise, felaketin büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Fakat bütün dünya bu drama, bu felakete gözlerini kapatmış, görmek istemiyorlar adeta. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek, hasta ve aciz insanların ekranlara düşen çaresiz halleri yürekleri dağlarken, dünyanın birçok ülkesi bu durumu hakkedilmiş bir ceza olarak görmektedir.

Penguen ve Deve kuşu

Deve kuşu kendinden emin ama dünyanın binbir türlü hali var. Kısacık ama çok anlamlı ve güzel bir video.




Youtube'u açamıyorsanız lütfen tıklayın.

Vejetaryen

Resim
Çok genç bir yeğenim var. Kestiğimiz tavuklarımızdan birini yerken onu da yemeğe buyur ettik. Yemem deyince ısrar ettik. Ağzındaki baklayı çıkarıp "ben evde kesilen tavukları yemiyorum" dedi. Afalladım. Ne demek istiyorsun dedim. "Ben hayvanlara acıyorum, etlerini yiyemiyorum." Kasaptan alınan etleri yiyor. Piliç de yiyor ama bizim kestiğimiz hayvanlara acıyor, etlerini yemiyor. 
Bilen bilir. Marketten alınan piliçle evde beslenen tavuğun tadı birbirine benzemez. Hiç görmemiş birine ikisinin de bir zamanlar tavuk olduğunu anlatamazsınız. Evde beslenen tavuğun pişerkenki kokusu bile birkaç pilice bedeldir.

Açım, Susuzum, Uykusuzum

Resim
Merhaba Günlük,

Nereden çıktı bu merhaba günlük lafı? Bilmem... Belki de özentidir. Ama şunu biliyorum ki şu anda sağlıklı düşünmek için hiç uygun bir durumda olmamama rağmen özenmeyi sevmem. Etkilenir miyim, belki ama taklit etmemeye çalışırım. Tamam yazar değilim, iyi yazmıyorum, kendime göre bir tarzım da yok ama yine de kimselere benzeme gibi bir çabam da yok. Haa belki Halide Edip biraz etkilemiştir ama onun gibi yazamayacağıma göre de sorun yok demektir.

Günlüğe söylemek istediklerim bunlar değil elbette. Malum bugün Ramazan'ın ilk günü. 2010 yılının ilk oruçlu olduğum günü. İşte bu nedenle çok zor geliyor bana. Açım, susadım, halsizim, biraz başım ağrıyor.

Piknikten Resimler

Resim
Pazar günü yine pikniğe gitmiştik. Ben biraz hastaydım ama hava o kadar güzeldi ki anlatamam. Ağacın gölgesinde uzanınca esen rüzgar, masaj etkisi yapıyordu. Börtü böcek de olmasa rahat rahat uyunurdu ama sanırım o böcekler sayesinde o güzel yerde vaktimizi uykuyla geçirmemiş olmamıza sevinmeliyiz.

Zor Ramazan'ın Tadı

Resim
Üstad Bediüzzaman, acıların bitişi tatlıdır demiş. Yani insana acı veren bir şeyin ortadan kalması nedeniyle verdiği parti değil; sadece o acının bitmesi insana haz verir. Başı ağrıyan birinin ağrısının geçmesi anındaki lezzet, kolay kolay tarif edilemeyecek kadar güzeldir.

Çok güzel söylemiş Üstad. Aslında bunu söylemek için büyük bir alim olmak gerekmiyor ama bunu düşünebilmek için büyük bir yüreğe sahip olmak lazım. Alim değiliz, kocaman bir yüreğimiz de yok ama gelin biz de biraz düşünelim.