Ana içeriğe atla

İdefix İşkencesi

Teknolojinin hayatımızı sarmaya başlamasıyla beraber kitap alanında da bir güzellik oluştu. Amazon'un başlattığı bu güzellik başka şirketlerin işe karışmasıyla büyümeye başladı.

E-Kitap Okuyucu adıyla çevirdiğim aletlerden bir tane de ben aldım. Android tabanlı olması, yazılımın güncellenebilmesi, flash disk takılmasını göz önünde bulundurarak Barnes&noble Nook marka cihazı sağ olsun birinin vasıtasıyla üç yüz liraya aldım.

Cihazı aldıktan sonra elimdeki pdfleri denedim. Gerçi ben OpenOffice ile B6 sayfa, Dejavu Serif font ve 14 punto büyüklükle çok güzel hazırlayıp okuyorum ama gördüm ki cihaz pdfler için değil. Kitabın asıl formatı epub denilen bir format. Bu formattaki kitaplar da internette aramakla bulunmuyor. Türkiye'de bu kitapları sattığını bildiğim iki site var: Biri idefix diğer dr.com



İdefix'i önceden görmüş olduğum için oradan deneme amaçlı bir tarihi kitap satın aldım. Ben heyecanla indirip okuma hayalleri kurarken bir de baktım ki idefix sistemi benden Adobe Digital Editions diye bir programı kurmamı istiyor. Tamam kurayım dedim ama ne yazık ki bu programın Linux versiyonu yok.

Ne yapacağım diye kara kara düşünerken bir arkadaşımın bilgisayarında denemek aklıma geldi. Gittim programı kurdum, Adobe'ye kayıt oldum. Her şey tamam derken program hata verdi. Kitabı bir türlü indirmedi.

İdefix'e mesaj gönderdim ama Cumartesi olduğu için yanıt alamadım. Pazartesi günü tekrar gönderdim ama yine cevap alamadım. Sanırım o da bayram arefesi olduğu içindi. Araya bayram girdi, cevap gelmedi. Bayram bitti, Cumartesi Pazar geçti yine cevap gelmedi.

Nihayet sonraki Pazartesi günü bir cevap aldım. Benden hatanın resmini istiyorlardı. Akşam resmi gönderdim. Biraz sonra, yarın sabah hatayı çözeceklerini ve öğleden sonra tekrar denememi istediler. Tekrar denedim ama sorun devam ediyordu. Tekrar mesaj yazdım bu sefer de "sorunla uğraşıyoruz, giderince size haber veririz" dediler.

Bugün akşam eve geldim hala bir mesaj alamamıştım. Kendilerine artık kitabı istemediğimi yazdım. Zaten artık o kitabı vereceklerine de inanmıyorum çünkü bugün on birinci gün.

Üzüldüğüm şey şu ki çok daha basit yolları varken neden bu kadar uzatıyorlar bu işleri? Neden bana Adobe Digital Editions programını kurduruyorlar? Neden bana Adobe'ye kayıt şartı koşuyorlar? Bunların hepsinin kitap satın almayla ne alakası var? Ve en önemlisi neden ben cihazımla siteye girip kitabı alamıyorum?

Biz büyük hatayı nerede yapıyoruz acaba: Türkiye'de yaşamakla mı; okumaya çalışmaya çalışan kesimden olmakla mı?

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.