Ana içeriğe atla

O dükkana nasıl bağlandım

Takip edenler bilir Komedi Dükkanı Tv8'de başladı. Ben Tv8'i pek açmadığım için tanıtımlarını falan hiç görmemiştim. İlk ne zaman seyretmeye başladım hatırlamıyorum ama ikinci bölümün bir kısmını dahi görmüştüm.

İlk başlarda program pek iyi gitmiyordu ama ben yine sevmiştim. Ne de olsa çok farklıydı. Daha önce onun gibi bir şey hiç seyretmemiştim. Hatta ilk bölümü gördüğümde kamera arkası sanmıştım.

O zamanlar her programda bir konuk çağırıyorlardı. Konukların programın gidişatına etkileri oluyor desem doğru olmaz. Ortamın soğukluğunu Özer Atik'le biraz giderdiler ama hala program zayıftı.

Tolga Çevik iyiydi ama sanki bir baskı altındaydı. Sanki biri onu bağlıyordu, rahat hareket etmesine engel oluyordu. Bu bir yana Salih Kalyon'un oyuna Fransız kalması da önemli bir bozucu etkiydi.

Trt1'le Komedi Dükkanı yükselişe geçti. Salih Kalyon'un bırakması Tolga Çevik'in sahnenin tamamına hakim olmasını sağladı. Artık kendi kafasındakileri daha iyi oynayabiliyordu. Zaten Komedi Dükkanı altın çağını yazın açık havada çekilen bölümleriyle yaşadı. Tam da o zamanlarda konuk olan Hakan Yılmaz ve Dost Elver gibi oyuncular programa ayrı bir renk kattılar.

Askerliğini yaptıktan sonra Tolga Çevik yeniden oynamaya başladı. Fakat her ne hikmetse eski tadı vermiyor. Bilmiyorum Tolga Çevik'in performansı mı düştü yoksa bizde mi sorun var.

Her nasıl olsa da bu sezon sonunda Komedi Dükkanı kapanacak. Bence bu çok doğru olacak. Zira hiç kimse Komedi Dükkanı gibi güzel bir programın Kurtlar Vadisi'nin düştüğü komik duruma düşmesini istemez.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.