Ana içeriğe atla

Milyar Dolarlık Cüceler


Neden Blogger?

Çünkü Blogger ücretsizdir. Bu da fikirlerinizi, bildiklerinizi başkaları ile paylaşabilmek için para vermek zorunda olmadığınız anlamına gelir. Para vermiyorsanız özgürsünüzdür!

Zengin olmanız yada yazabilmek için birilerine muhtaç olmanız gerekmez. Aynı zamanda yazabilecek alana sahip olmak ve bu iyeliği sürdürebilmek için kimseye yalakalık yapmak, size bu alanı -geçici olarak- verenin çıkarlarını savunmak zorunda olmazsınız. Gazetelerde, televizyonlarda yer işgal edenlerin aksine kiracı değil sahipsinizdir.

Çünkü Blogger basittir. Bilgisayardan anlamanız yada bir webmaster olmanız gerekmez. Okuma yazmanız var ise hemen bir bloga sahip olabilir ve yazmaya başlayabilirsiniz. Yani bir ev kadını bir yemek tarifini, bir çiftçi toprak ile ilgili bilgisini, bir baba çocuğunun resmini, bir aşık sevdiğine mektubunu, bir üniversite öğrencisi seyrettiği bir filmi , genç bir siyaset meraklısı siyaset hakında fikrini paylaşabilir. Yazdıklarını barındırmak ve izleyicileri ile paylaşmak için hosting hizmetine para vermesi gerekmez. Gazete ve televizyonların aksine yazı alanınızı oluşturmak ve bunu yayınlamak için bir webmastera ücret ödemek yada blogunuzu idame ettirmek için bilişim uzmanı istihdam etmenize, reklam almanıza gerek yoktur. Masrafınız yoksa özgürsünüzdür. Yazmak için, geçinmek için kimsenin çıkarının bekçisi olmak zorunda kalmazsınız.

Yani bir Blogger iseniz "Yes Dominus"çu değil sapına kadar gerçek bir yazarsınızdır!


"Yes Dominus" çular!

Aslında bu yazıyı yazmamın sebebi son günlerde mahkeme kararı ile Blogger'a erişimin engellenmesi ve gazetecilerin yine mahkeme kararı ile tutuklanması çakışınca oluşan manzara!
Halkına sırtını dönen ve yetmeyip halkının kanını emenlerden beslenen bu sahte yazar,çizer ve söyler güruhunun pişkinliği!

İktidar yanlısı patronun medya organlarında muhalefete saldırmayı veya iktidar karşıtı patronun medya organlarında iktidara saldırmayı, yıllardır bunların gerçek yüzünü göremeyen Türk halkına "Gazetecilik", "Özgür Medya" diye yutturan ve kendilerini gerçekten de "Gazeteci" zannedecek kadar gerçeklikten kopmuş bu güruhun aymazlığı!

Siz değil misiniz yıllardır malum şirketler sabit ücret adı altında bizi soyarken kafasını çevirenler?

Siz değil misiniz bankalar neredeyse bir şubenin (Yani en az 30 personel, kira, vergi, elektrik, su vs.vs.) yaptığı işi yapan ve kurulum dışında neredeyse masrafsız çalışan dolayısıyla senelerdir bu masraflardan onları kurtararak her yıl milyonlarca dolar kar getiren ATM'lerin parasaını bizden "Kart Ücreti" adı altında gasp ederken kafasını çevirip, bunlardan gelen reklam paraları ile maaşlarını alanlar ?

Bir gün yürüdünüz mü, vazgeçtim iki satır eleştiri yazdınız mı tüketici haklarını alenen çiğneyen, var olan mahkeme kararlarını hiçe sayarak tüketiciyi soymaya devam eden milyar dolarlık şirketler için ???

Patronunuz banka alırken, ihalelere girerken hanginiz "Patron bu etik değil!" dediniz?

Türkiye'nin en çok reklam harcaması yapan ilk 50 şirketine karşı ne zaman bizim yanımızda, kamunun çıkarının yanında oldunuz?

Milyar dolarlık şirketler şirketler bizi soymak için yüzlerce avukat ile bütün nufuslarını kullanarak mahkemelerden leyhlerine kararlar çıkarırken hanginiz sesinizi çıkardınız?

Bir bakan sabit ücreti malum şirket adına savunurken, siz her fırsatta hükümeti eleştiren anlı şanlı yazarlar neden biriniz "Ey bakan sana mı düştü bir özel şirketin hakkını korumak, senin görevin halkın hakkını korumak" demediniz?

Bloggerda yazan milyonların yazma hakları mahkeme kararı ile ellerinden alınırken olayı bir kaç -ayıp olmasın diye- cılız yazı ile geçiştiren, "Ama digide haklı teklif hakları cart curt" diyen sizler , maaşlarınızı almanızda katkı payı bulunmayanlara karşı nasıl oluyorda birden "Gazeteci" kesiliyorsunuz?

Bizden daha değerli şeyler yazdığınızı düşündüren şey nedir size? 

Biz milyonlarca gerçek yazar,
Siz ise sadece maaşını alıp, evine gidip 127 ekran plazmasında viskiisini yudumlayarak Lig TV HD seyretmek, çocuklarıını özel okullarda okutmak, kendilerine her an geri alınmak üzere verilen yazı yazma hakkını korumak için "Yes Dominus" diyip halka hakka sırtını dönenlersiniz. Tarih bu dönemi yazarken sizi böyle yazacak!


Yarım Milyar dolarlık Cüce!

Daha önce Youtube kapandı biraz bağrındık çağrındık sustuk. Video seyretmesek te olurdu!
Fizy kapandı biraz bağrındık çağrındık sustuk. Müziği başka yerde dinlesek te olurdu!
Google kapandı. Bing kullansak ta olurdu!

Blogger kapandı, yazmasak ta olmaz!!!

3-5 site yüzünden bizim yazma alanımızı elimizden aldınız...
Sadece bizim olan özel alanımıza tecavüz ettiniz...
Bizim topraklarımızı işgal ettiniz...

Tabii ki yanınıza kalmayacak!

Çoğu üniversite öğrencisi 2-3 seneye ekmeğini eline alacak bu milyonlarca özgür ruhlu yazar elbet bunu unutmayacak.
Asla kazanamayacağınız bir savaş başlattınız.

Sanmayın ki kaçınılmaz son onurlu olacak. 

İşgal ettiğiniz ve sadece bize ve bizi izleyenlere ait olan alanlardan aşağılanarak def edileceksiniz! 

Çünkü sizler milyar dolarlık cücelersiniz.
Bizlerse 0 (Yazı ile sıfır) sentlik devleriz!



Çok beğendim buraya aldım. Kaynak: http://forum.divxplanet.com/index.php?showtopic=175590&st=0&gopid=1063316767&#entry1063316767

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.