Ana içeriğe atla

Bakış Açını Değiştir

"...Ey Allah'ın kulları Allah'ın size emrettiği gibi kardeş olun. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona ne zulmeder ne de onu yüz üstü bırakır. Ona hakaret de etmez..."

Yukarıdaki söz Buhari'de geçen bir hadisten bir bölümdür. Bu hadisi seçmemden kasıt insanın bakış açısına göre sözlerin yorumlanabileceğini anlatmak.

Bir süre önce başımdan bir olay geçti. Bir arkadaşım, beraber yaptığımız bir işte beni yalnız bıraktı. Ben sürekli işle meşgul oluyorken o geziyordu. Bu birkaç gün sürdü. Onu işin dışında bırakmak istiyordum. Ben kara kara düşünürken duvarda asılı duran bu hadis gözüme çarptı.

Hadisi ilk başta, benim onu terk etmem durumunda, benim onu yüz üstü bırakacağım şeklinde yorumladım. Bu bana çok ağır geldi. Biraz daha düşününce aslında onun zaten beni yüz üstü bırakmış olduğunu anladım.

Hemen her durumda farklı bakış açılarından, farklı şeylerin görünebileceğine inanıyorum. Bu yüzden bana bakış açını değiştir diyenleri kınamıyorum.

Yıllar önce kara gördüğüm bazı şeylerin bugün beyaz olduğunu, sadece onlara bakarken aslında gözlerimi kapattığımı geç de olsa anladım.

Bugüne kadar dar açıyla baktığım için birçok kişinin kalbini kırdığımı, birçok şeyi yanlış anladığımı ve yanlış yorumladığımı biliyorum. Bunları bugün de yapıyorum ama en azından artık yanlış yapabileceğimin farkındayım.

Rabbim gerçekleri görecek göz, anlayabilecek kalp versin. Rabbim bize, olayları anlamak için gerekli olan bakış açılarını fark edebilecek anlayış versin.

Yorumlar

  1. Amin! Bunun farkina varabilmekte güzel... Kimi cahil dedigim dedik çaldigim düdük misali hatasini anlamaz dahada üstüne yürür...

    YanıtlaSil
  2. Allah bizi o cehalletten de korusun o tür cahillerden de uzak tutsun inşallah.

    YanıtlaSil
  3. amin, üzerinde düşünülesi bir hadis-i şerif, bakış açısı çok önemli bir konu, yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim, Allah razı olsun.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …