Ana içeriğe atla

Cahilin Nizamı

Geçen Cuma baktım camide bir sürü çocuk var. Çok hoşuma gitti bu manzara. İmam hutbe okurken çocuklar kendi aralarında şakalaşıyorlardı. Kimisi caminin o tarafına, bu tarafına gidip gidip geliyordu. Baktım ki bu iki kişinin hoşuna gitmiyor. Hatta içlerinden biri onları uyardı.

Namaza  durduk. Namaz kılarken aynı zamanda sohbet eden çocuklar, imam fatihayı bitirip amin deyince yüksek sesle amiiin diye bağırdılar. Bu benim namaz üzerinde gülümsememe neden oldu ama namazdan sonra kötü bir şeyler olacağını da anladım.

Biz selam verir vermez o dediğim iki kişi yerlerinden kalkıp çocukların yanına gittiler. Biri onları uyarıyordu böyle yapmayın diye. Ötekiyse çok sinirliydi. Kalkın gidin diyordu. Kimi kimin evinden kovduğunun farkında olmadan resmen çocuklara kalkın çıkın diyordu. Çocuklar kalkmak istemeyince de onları dövmeye niyet etti, elini tokat vuracakmış gibi kaldırıp kaldırıp indiriyordu. O sırada ön saflardan biri, camiye niçin geldiğini bilen biri çocukları yanına çağırdı ve onlara kendi yanında saf tutturdu.

Bu sertlik yanlısı, camiyi kendi malı sayan genci tanıyorum. Camiye çok yakın bir yerde demir doğrama dükkanları var. Bunun abisi ben her cumaya gittiğimde dükkanında çalışıyor. Camiye zaten gelmiyor, tam o saatte camiye yirmi otuz metre ötede çalışmasına devam ediyor.

Amacım genci küçültmek, abisi yüzünde onu eksik göstermek değil ama onun da İslam, namaz hakkında hemen hemen hiçbir şey bilmediğini biliyorum. Sırf bu yüzden onun böyle bir şeyi yapmasını kabullenemedim. Eğer herhangi bir çocuğa bir tokat vursa, gidip ona "sen namaz kılmasını bile bilmeden neden insanları camiden" kovuyorsun diyecektim. Hiçbir şey yapmadım, sadece yanımda saf tutan kişiye "biz insanlar camiye gelsin diye kırk takla atıyoruz, bunlar kovmak için fırsat arıyor" diyebildim.

Bu tür tatsız olayların yaşanmaması için işi her zaman ehline vermek lazım. Eğer o adam birazcık bir şey bilse, caminin insanlardan korunacak bir yer olmadığını bilirdi. Eğer her işi, o işte mahir olan biri yaparsa dünya yaşanacak bir yer olabilirdi.

Yorumlar

  1. OKUDUĞUM KİTAPLARDAN BİRİNDE MÜNİR ÖZKUL'DAN BAHSEDİYORDU YAZAR. ONUN CAMİLERE NİÇİN ALTMIŞINDAN SONRA ISINABİLDİĞİNDEN. ÖNCE HENÜZ KÜÇÜK BİR ÇOCUKKEN KENDİSİNİ CAMİ BAHÇESİNDEN KOVAN BİRİNDEN, SONRA DA, OTUZUNDA NAMAZA GİTTİĞİ CAMİDE KENDİSİNE TOKAT ATAN BİRİNDEN BAHSEDİYORDU ÖZKUL. BABASININ MİRAS BIRAKTIĞI SOYADINA UYAMADIĞINI GEÇ FARK ETTİĞİNİ SÖYLÜYORDU. KİTABIN ADINI TAM HATIRLAMIYORUM ŞİMDİ.
    AMA BİZ İSLAMI EN GÜZEL HALİYLE GÖSTEREMEYİNCE MEYDAN CAHİLLERE KALIYOR. ONLAR DA BİR NESLİ TÜKETİYOR NE YAZIK Kİ. BİLİNÇLİ MÜMİNLERDEN OLALIM İNŞAALLAH...

    YanıtlaSil
  2. Yani zaten insanlar camii ye gitmeyi sevmiyor böyle yapıp küçücük tertemiz beyinlerde nasıl bir travma yaratıyolar farkında değiller,dediğin doğru sen kim oluyorsunda kimin evinden kimi kovuyorsun.
    Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
    "Müslüman eli ile ve dili ile başkalarına zarar vermeyen, hayvanlara merhamet ederek onları güçleri dışındanda kalan iş ve yüklere koşmayandır."

    Birde şu hikaye geldi aklıma

    Vakti birinde Köye imam atanır....
    -imam köye gider yerleşir,köy halkı hürmette saygıda kusur etmez...
    -Vakit gelir ezanı okur,Camide bir tek kişi bile yoktur...
    -Camiye namaz kılmaya gelen kimse olmaz...
    -İmam çareler düşünür,halk ile konuşur..
    -Ya hocam derler,hava soguk şimdi bu sogukta abdestmi alınır..
    -Sıcacık sobanın başında,kahve de oturmak var iken..
    -Günler böyle gecmektedir.İmam kafaya koymuş köy halkını camiye getirecektir...
    -Bir gün kahveye gider..
    -Köy halkı orada dır,Derki siz camiye neden gelmiyorsunuz,cami ibadethanelerdir,gelin evinde bulunun namaz kılın..
    -Efendim abdest alacagız,bize zor gelir,abdestsiz geliniz o zaman,elinizi yüzünüzü yıkayın gelin der..
    -Ya efendim ebdestsiz namaz kılınırmı?soracaklar hemen duyuyor gibiyim.. :)
    -Neyse...
    -Abdest olmayınca köy halkı ezan okununca,kahveden kalkar hepsi camiye..
    -Ezan sesini duyan camiye koşmaya başlar...
    -Günler devam ederken abdeste nasıl alıştırcak,düşünürken imamın tayini cıkar...
    -Yeni gelen imam,bakarki abdestsiz camiye giriyorlar..
    -Eski imama koşar,derki ya bu halk abdestsiz geliyor camiye..
    -Eski imam,ben camiye gelmeyi alıştırdım,sende abdest almaya alıştır..

    Alıntıdır....

    YanıtlaSil
  3. Aslında çocuklara gösterilecek itina belki başka hiçbir şeye gösterilmese yeridir. Sizin bir hareketinizden veya bir sözünüzden dolayı belki hayatı kararır belki de hayatı nurlanır.

    Benim rahmetli babam da çocukken camiye gitmiş. Arkadaşlarıyla konuşuyor diye imam bunun kafasına sopayla vurmuş galiba. Gidiş o gidiş. Bunun zararları ta bize kadar ulaştı. Anne babamız bizi camiye göndermek için uğraşmadı. Bir şeyler öğrenmemiz gecikti.

    Dayağa karşıyım ama çocuklara da bir şekilde doğrular anlatılmalı. Bu çocuktur deyip kendi haline bırakılmamalı. Camide gürültü yapılmayacağını öğrenmeli.

    O çocuğa kızan kişiye de hak verebiliyorum. O da o kadar öğrenebilmiş. O da o tür insanların yetiştirdiği biri olmalı.

    Biz çocukları yetiştirmeye çalışıyoruz. Halbu ki önce yetişkinlerin bir şeyler öğrenmeye ihtiyacı var.

    YanıtlaSil
  4. Gelibolu17\\ bu hikayeyi duymuştum, demek ki düşününce çare bulunabiliyor :)

    Yolcu\\ elbette çocuklara anlatılmalı ama bu yolla değil. Zaten eğer gelmeye devam ederlerse kendi kendilerine bazı şeyleri öğrenirler.

    Bu arada sizin blogların ikisine de artık ulaşamıyorum. Kapandı mı yoksa artık giremiyor muyuz?

    YanıtlaSil
  5. Ben arkadaşlara mail atmıştım gelmedi mi size?

    Artık buradayım.

    YanıtlaSil
  6. Yok gelmemişti. Yeni blogunuz hayırlı olsun. Bu daha güzel görünüyor.

    YanıtlaSil
  7. Oysa ki ne kadar sevimli görünüyorlar :) Kandillerde, programı izlerken arada çocukları da gösteriyorlar hepsinin yüzünde gülümseme, çok hoş..

    YanıtlaSil
  8. Çocuklar, dikenler arasındaki çiçekler gibiler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.