Ana içeriğe atla

Malum Kişi

Ortalardaki bir masada, koridora yüzü dönük olarak oturmuştu. Böylece giden geleni görebiliyordu. Önünde bir kitap vardı. Üzerinde "Kendini Bilmek" yazan bu kitabı bir arkadaşından almıştı. Zorluklarla, rüyalarla ve kimi zaman kabuslarla geçen yaz tatili bitmişti. Okul başlayalı iki hafta olmuştu. Bu iki hafta içinde, bu okula üçüncü gelişiydi.

Biraz sonra bir arkadaşı gelip yanına oturdu. Biraz sohbetten sonra arkadaşı "hayrola, oradaki arkadaş neden hep sana bakıyor" diye sordu. "Bilmem, fark etmedim" dedi umursamaz bir tavırla. Arkadaşı "hatta az önce sanki bu tarafa gelmek için kalktı ama son anda vazgeçti, bence git bir sor" diye ekledi. Fakat bu onun pek de umurunda değildi. Hiç o tarafa bile bakmadan "bir derdi varsa gelir söyler, aha buradayım" dedi kaba bir üslupla. Arkadaşı "pek sen bilirsin, bir çay içer misin" deyip, cevabı beklemeden kantine çay almaya yürüdü. O an, bir çift ayak onun oturduğu masaya doğru yürüdü. Bu Meçhul kişinin ta kendisiydi. Masanın önüne geldi. "Oturabilir miyim" diye sordu. "Tabi" diye cevapladı kahramanımız. O an arkadaşı çayları almış dönüyordu. İkisini masada görünce önce bir an durakladı; sonra gelip bir garson edasıyla "çaylarınız" deyip kendisi için aldığı çayı da meçhul kişinin önüne bıraktı. Meçhul kişinin itirazlarına aldırmadan da hemen oradan uzaklaştı.

Karşılıklı oturuyorlardı. Kahramanımız gayet sakin görünüyordu. Gerçi bu durum onun için olağan bir şey değildi ama yine de heyecanlanmamıştı. Bir süre sonra meçhul kişi söze başladı. "Aslında bunu sana söyleyip söylemememin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum, bana gülebilirsin, hatta deli de diyebilirsin ama o kadar uzadı ki artık söylemek zorundayım." Kahramanımızdan bir soru bekliyordu ama o hala sakin tavrını korumaya çalıştığından soru soracak durumda değildi. Meçhul kişi devam etme gereksinimi duydu "bir süredir seni hep rüyada görüyorum" dedi. O an kahramanımızın elini çayına uzatıyordu. Bereket versin ki daha dokunmamıştı yoksa dökecekti. Önce biraz duraksadı. Sonra kekeleye kekeleye "A.. A... Anlamadım?" diye sordu. Meçhul kişi ona göre çok sakin bir şekilde "bilemiyorum bir süredir hep rüyalarıma giriyorsun, sanki bana bir şeyler söylemeye çalışıyorsun ama bir türlü beceremiyorsun, aslında tam olarak anlamıyorum da ben bu rüyaları" dedi.

Çok sevinmişti ama daha çok şaşırmıştı. Demek ki meçhul kişi gerçekte vardı, o da rüyasında onu görüyordu ve üstüne üstlük onu tanıyordu. Bu ana kadar önündeki kitabın kapağından kaldırmadığı başını kaldırdığı anda hayat onun için durdu. İlk gördüğü şey meçhul kişinin parmağındaki yüzük olmuştu. Tamamen kontrolü dışında "yüzüğünüz?" dedi. Meçhul kişi de sanki hiçbir sorun yokmuş, kahramanımız karşısında can çekişmiyormuş gibi "haa evet, bu yaz nişanlandım" dedi. Bunu söylerken sesinde bir sevinç tonu vardı. Belli ki bilerek, isteyerek evlenmeye karar vermişti.

Kahramanımız o an ellerinin kontrolünü kaybetmişti. Ne yaptığını bilmediğinden miydi yoksa boğazı kuruduğundan mıydı çayı ağzına götürdü ama ağzını yaktı. O heyecanla titreyen elleri pet bardağı tutamayınca çay emanet kitabın üzerine döküldü. Tabi bütün bunlar kahramanımız için bir anlam ifade etmiyordu. Şu an ne ağzını hissedebiliyordu ne çayın dökülüşünü görebiliyordu. Zaten öyle hareketsiz, elleri iki yana açık durması bunu gösteriyordu. Meçhul kişi, ya da artık malum olan kişi telaşlanmıştı. "Ne oldu, aman ne yaptın" gibi sözler söylüyordu. Fakat o hiçbir şey duymuyordu. Hatta belki de görmüyordu. Dünyanın en kısa sevinçlerinden birini yaşamanın verdiği üzüntüyle adeta sarhoş olmuştu. Kulağında sadece uğultu vardı. Sanki o sabit kalmış da dünya dönüyor gibi çevresindeki renkler birbirine karışmıştı. Sonra yavaş yavaş gözleri kararmaya başladı. Son duyduğu ses "uyan artık" olmuştu.

Gözlerini açtığında saat ikiyi geçiyordu. Sağına dönünce ilk olarak gözüne, yanı başında duran "Kendini Bilmek" çarptı. Kitabı alıp bir kediyi okşar gibi okşadı.  Dudaklarından mırıltı şeklinde şu sözler döküldü. "İnsanlar kendini bilse..."

Meçhul Kişi
Meçhul Kişi 2
Meçhul Kişi 3
Meçhul Kişi 4

Yorumlar

  1. Tebrik ediyorum,tüm bölümler güzeldi.Son bölümde de olayın rüya çıkması güzel bir son olmuş..Gönlüne,kalemine sağlık..

    YanıtlaSil
  2. Tamamını okuyamadım kusura bakmayın.Muhakkak okuycağım.Fakat son cümle çok hoşuma gitti.İnsanlar kendini bilse...Hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  3. İhyaca\\ Çok teşekkür ederim. Gözlerinize sağlık diyeyim ben de.

    Gül\\ Estğ. ne kusuru. Okumak isterseniz okurusunuz da ben olsam okumazdım. Öyle güzel bir şey değil zaten. :))

    YanıtlaSil
  4. :)demek öyle.Kahramanın ruyası hayrolur inşallah.Hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  5. Kahramanın rüyası Meçhul Kişi için hayır olabilir de Kahramanın pek bir hayır göreceğini sanmıyorum. :)

    YanıtlaSil
  6. "gördüğüm rüyanın kötü sonuçlarından korunmak için,şeytandan Allah'a sığınırım"

    oh be rüyaymış çok sevindim :)
    hayırolsun,gündüz niyetine kardeşim...

    yüreğine sağlık kalemin daim olsun...sevgiler,selamlar :)

    YanıtlaSil
  7. Aleyküm Selam çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  8. Yusuff; hikayeyi başından sonuna kadar tek nefeste okudum. Öncelikle şunu söyleyeyim iyi ya da kötü ayırt etmeden objektif bir yorum yapacağım.
    Bir kere ilk bölüm çok güzel bir giriş oldu. İkinci bölüm biraz sendelese de rüya içinde rüya gibi bir durumun oluşması renk vermiş. Açık söyleyeyim özellikle üç ve dördüncü bölümde sıkıldım. Ama bu seni üzmesin, bu da normal. Benim hikayelerde de beni bile sıkan bölümler olmuştur, konu gereği yazmam gereken. Diğer bir konu kurgu mu yaşadın mı meselesi: Eğer kurgu olduğunda ısrar ediyorsan kendi özel hayatına ilişkin esintiler daha az hissedilmeli. En azından seni tanıyanlar tarafından. Örneğin ders çalışacaktı, namazında rekatı şaşırmıştı gibi hususlar asli konunun önüne geçmiş sanki. Bilmem yanılıyor da olabilirim, bana öyle geldi. Aynı şeyler daha hafif işlenerek asıl konu öne çıkarılabilirdi bence. Ancak şu "malum kişi" isimli son bölümün nihayeti bağlayışına bayıldım. Kesinlikle çok güzel bir hikaye olmuş. Hatta aklıma bir şeyler geldi. :) Ne kadar yapabiliriz veya yapmalı mıyız bilmem ama düşünebiliriz: İki ayrı koldan bir hikayeyi birbirinin devamı olarak yazmak nasıl olurdu acaba diye düşündüm bir an. Yani tek hikaye iki ayrı yazar, birbirine danışmadan ama karşılıklı bölümleri okuduktan sonra yazarak. Belki Volkan'ı da katabiliriz; üç koldan tek hikaye, üç farklı bakış açısı. Birimizin bıraktığı yerden diğeri devam edecek şekilde. Bir düşünmeliyiz bence. Her neyse güzel bir hikaye okudum, zihnine ve kalemine sağlık kardeşim.

    YanıtlaSil
  9. Hayır abim niye üzüleyim ki, bilakis çok çok memnun oldum eleştirmene. Eleştiri almadan insan gelişemez değil mi? Yazı hakkında konuşmayayım çünkü ben son bölüm dışındaki hiçbir bölümü beğenmedim. :)

    Hikaye tamamen kurgu değil ama küçük bir şey üzerine büyütülmüş bir kurgu diyebilirim abi.

    Şu hikaye meselesini de konuşalım abi. Sen bilirsin belki iyi bir şey çıkar ortaya. Nerede konuşacağız?

    YanıtlaSil
  10. Seni haberdar ederim. Volkan'la da bir görüşelim belki o da katılır. Önce ortak ilgi alanı oluşturacak bir tema seçmemiz lazım. Ne hakkında bir hikaye olsun diye. Aksi bir durum ya da iş güç çıkmazsa birkaç gün içinde şekillendiririz herhalde.

    YanıtlaSil
  11. Tamam abi, ben buradayım. Elimden geleni yapmaya çalışacağım inşallah. Teşekkür ederim ayrıca süper yorumu için.

    YanıtlaSil
  12. Hikayenin en çok bu son bölümünü beğendiğimi itiraf etmeliyim. Son bölüm gerçekçi ve heyecan vericiydi.
    Kahramanımız gerçek olsa idi ona "Üzülme, belki Allah senin için daha hayırlısını tasarlamıştır" demek isterdim =)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.