Meçhul Kişi 3

Güneş yükselmişti. Kuşluk vaktiydi ama o hala gözleri tavanda öylece bekliyordu. Yatmaktan mı sıkıldı yoksa öylesine mi bilinmez kalkmak istedi. Önce ne yaptığının farkında olmadan odada biraz dolaştı. Ara sıra parmaklarını ovuyor, bazen başını kaşıyor, bazen de saçıyla oynuyordu. Tüm bu hareketlerin ortak yanıysa bilinçsizce yapılmalarıydı.

Rüyanın etkisinden bir türlü kurtulamıyordu. Aklı hep meçhul kişisindeydi. Kimdi, neden hep rüyalarına giriyordu? Neden rüyaları bu kadar gerçekçiydi? Bu sorular içini kemiriyordu. Birilerine de açamazdı çünkü alt tarafı rüya yanıtını alacağından emindi.

Biraz sakinleşince odadan çıktı. Abdest aldı, çay yaptı, kahvaltılıklarını da alıp yemeye başladı. Böyle durumlarda genelde canı çekmezdi ama yemek zorundaydı. İstemeden çiğniyor, çay zoruyla yutuyordu. Zeytin de olmasa çoğu zaman ikindiye kadar aç kalacağını bildiğinden zeytini yarattığı için Allah'a şükretmeyi hiç ihmal etmezdi.

Kahvaltıdan sonra ders çalışması gerekiyordu ama hiç de o havada değildi. En iyisi biraz kitap okumaktı. Kitabı alıp kaldığı yeri açtı. "Birinci akım, insan ve varlık ilişkisi noktasında manevi akımdır. İrfan, büyük ilişkiyi, insanın dünya görüşünde gündeme getiriyor..." Paragrafı tekrar okudu, tekrar okudu. Sanki zihnine giden tüm yollar kapalıydı. Delikler bile tıkanmıştı sanki. Bir türlü yazarın dediğini anlayamadı. Kitabı nazikçe bir kenara bıraktı. Kendini bildi bileli kitaplara saygı gösterirdi.

Meçhul kişinin zihnini kendi kontrolüne aldığını biliyordu. Bu yüzden kitap okumada ısrar etmenin bir anlamı yoktu. Ellerini göğsünde birleştirdi. Ayaklarını uzattı ve tekrar düşüncelere daldı. Gördüğü rüyaları tekrar tekrar düşünmekten başka bir şey yapmıyordu. Bir ayrıntı yakalamaya çalışan bir dedektif gibi değil, yavrusunu kaybetmiş çaresiz bir kedi gibiydi.

Bu şekilde ne kadar kaldı bilinmez dışarıdan bir seyyar satıcının sesin duydu. Ne dediği anlaşılmıyordu ki bu onun çok da umurunda değildi. Fakat olağan üstü bir şekilde kalkıp bakmak istedi. Pencereden dışarı bakındı bir süre. Komşular satıcının başında toplanmışlar, almasalar da kuru kalabalık yapıyorlardı. Tam o sırada ters yöne doğru giden birini gördü. "Bu imkansız" dedi kendi kendine. Evet oydu. Bu elbiseler onun elbiseleri, yürüyüş onun yürüyüşüydü. Meçhul kişi onun sokağından geçiyordu ve o sadece bakıyordu.

Kendini bir an sokak kapısının önünde buldu. Nasıl geldi anlamadı ama şimdi bunu düşünecek halde değildi. Meçhul kişinin arkasından koştu. Yanına yaklaşınca "dur" dedi. Meçhul kişi durdu ve ona döndü. Yine her zamanki gibi başını önüne eğip sustu. Ne diyeceğini düşünüyordu. Meçhul kişi şaşırmış bir insanın tavırlarını sergiliyordu ama o bunu görmüyordu. Bir süre beklediler. Hala biri bir şey dememişti. Meçhul kişi tam konuşmak için ağzını açmıştı ki o ondan önce davrandı: "Biliyor musun, artık hiç uyanmak istemiyorum." Meçhul kişi, kahramanımızın pijamalarına, karışık saçlarına, nefes nefese kalışına bakınca aslında ters bir şeyler olduğunu anlamıştı. "Ne diyorsun kardeşim, ne rüyası" demesi yetti.

Kahramanımız, o an sanki bulunduğu hayal aleminden gerçek aleme geçti. Rüyada falan değildi, uyanıktı. Kendini o kadar kaptırmıştı ki evden dışarıya çıkışını fark edememiş, rüyadaki gibi bir anda geldiğini sanmıştı. Pencereden o tanımadığı kişiyi gördüğü ilk an bu kadar heyecanlanmasa aslında meçhul kişinin elbiselerini falan hiç hatırlamadığını fark edebilirdi.

Etrafına bir baktı. Nefes nefese kalmıştı. Üstünde pijamalarla sokağa çıkmıştı ve karşısında hiç tanımadığı biri vardı. "Çok özür dilerim" cümlesini tekrarlaya tekrarlaya eve doğru koştu. Duyduğu son söz "tüm deliler de beni mi bulur" sözüydü.

Bu yazının birinci bölümü olan Meçhul Kişi ve devamı Meçhul Kişi 2'yi de okuyabilirsiniz.

Yorumlar

  1. Gelibolu17 derki: (gene ne diyo bu kadın yaaa:)

    Noluyo burda bakayım :)
    Meçhul kişi-1 yazısını bulursam söz hepsini sırayla okuyacam,3 var 2 varda 1 i nerde bunun?

    YanıtlaSil
  2. Meçhul Kişi, Meçhul Kişi 2 ve Meçhul Kişi 3 Böyle oldu. Ayrıca yazının altında italik olarak birinci bölümüne ve ikinci bölümüne link vermiştim. :)

    YanıtlaSil
  3. Tamamda rüyadan gerçek hayata fırlayan meçhul kişi,bayanmı-erkekmi?
    sonra onun o olduğunu tanıdında,hani elbiselerinden yürüyüşünden felan işte ne diye demedin ona sen benim rüyalarıma giriyosun rüyadan tanışıyoruz diye hee,deseydinya,birde hep delilerde beni bulur demiş sana :) Birde deli damgası yedin durup dururken,pijamalarla sokağa çıktığın yetmezmiş gibi :)

    Offff bunun 4-5-6 sı olcakmı?

    YanıtlaSil
  4. Bu arada yorum formu değişmiş,şapşahane olmuş,ıyyy çok mutlu oldum,her ne kadar kadınları sevmesende ;) karşında şu an mutluluktan ağzı kulaklarında bir kadın var :)

    YanıtlaSil
  5. Orada yazan kişiyi neden benmişim gibi algıladınız? Bu tamamen kurgu yani ilk bölümde çok az gerçek payı olsa da yüzde doksan kurgu. :))

    Kahraman erkekse Meçhul kişi bayan olur, kahraman bayansa o erkek olur.

    Rüyadan çıkan kişi meçhul kişi değil. Sadece delirmiş kahramanımız kendini kaybediyor, ilk gördüğü kişiyi o sanıyor. Delilik iyidir, sorumluluktan kurtarır.

    Devam eder miyim bilmiyorum, aklıma geldikçe yazarım. Zaten iki çok kötü oldu, daha kötü olacaksa olmasın daha iyi.

    Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Ben de merak ettim şimdi bu meçhul kişiyi?İnşallah diğer bölümlerde öğreniriz.Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  7. "Akıllı olup dünyanın derdini çekeceğine, deli ol dünya senin derdini çeksin" demişti bir tanıdık. Meçhul kişi kahramanın aklını almış birazcık =)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)