Meçhul Kişi

Kalp atışları hızlanıyordu. Acaba bu kez görebilecek miydi. Daha önce defalarca rüyasında bu meçhul kişiyi görmüştü ama hiç yüzünü görememişti.

Meçhul kişiye yaklaştı. Parmak uçlarına basa basa sağına doğru yürüdü ama meçhul kişi ona arkasını döndü. Olduğu yerde kalakaldı. Dili tutulmuş gibiydi. Kimdi bu meçhul kişi? Neden ona yüzünü göstermiyordu? Bunun anlamı neydi? Bu düşünceler içinde şansını denemek için mi yoksa istem dışı mı bilinmez bu kez soluna doğru yol aldı ama meçhul kişi ona kendini tanıtmamakta kararlıydı.

İkisi de oldukları yerde duruyorlardı. Derken mekan kavramı kayboldu. Renkler kahramanımız için yas tutuyorlarmışçasına karaya büründüler. Artık alt veya üst yoktu. Simsiyah bir ortamda, o ve meçhul kişi öylece duruyorlardı.

Ne yapacağı konusunda hiçbir fikri yoktu. Dudaklarında iradesizce "kimsin" döküldü. Meçhul kişi kısa ve net cevap verdi: "biliyorsun" Bu tek kelime sanki yumruk olmuş, sonsuz gibi görünen bu siyah ortamın bir yerinden sekip kahramanımızın yüzüne inmişti. Geriye doğru bir adım attı. Kaçmak mı istiyordu acaba? Bunu bilmiyordu ama o kadar heyecanlıydı ki eğer rüya olmasa normal bir insan kalbinin buna dayanmasına imkan yoktu.

Konuşabilmek için derin bir nefes aldı ama faydası olmadı. Daha ağzını açtığı anda patlayan bir balon gibi depoladığı nefes bitti. Tekrar denedi ama olmuyordu, konuşamıyordu işte. Belki de kontrolü meçhul kişideydi ve konuşmasına o izin vermiyordu. Başını kaldırdı. Sadece bir adım geri gitmesine rağmen ondan epey uzaklaşmış olduğunu gördü. Meçhul kişinin sırtı dönüktü ama kahramanımız tüm kontrolün onda olduğuna inandığından yalvarır gözlerle ondan konuşma izni istiyordu. Derken meçhul kişi dile geldi: "Ne oldu, neden konuşamıyorsun? Halbuki yürü git derken bülbül gibi şakıyordun!"

Yürü git mi? Kime ne zaman yürü git demişti ki? Hangi zamanda kendine bu kadar güven duymuştu ki bir insana yürü git desin? Hangi cesaretle...

Çok zor da olsa "Kimsin, bana bu işkenceyi niye yapıyorsun, benden ne istiyorsun?" diye peş peşe sıraladı. Öyle hızlı sormuştu ki sanki hepsini tek harf içinde ağzından çıkarmış da harfler dışarıda birbirlerinden ayrılmış gibi gördü. Harfler meçhul kişiye doğru gidiyorlardı ama aynı zamanda meçhul kişi de gittikçe uzaklaşıyordu.

Son bir gayretle "Sorularımı cevapsız bırakma ne olur" dedi. O an her şey durdu, harfler, sesler... Meçhul kişi konuşacaktı. Küçüldüğünü fark etti. O küçülüyordu ama meçhul kişi büyüyordu. Dehşet veren bir ses duyuldu "ben sana işkence etmiyorum, suçlu sensin, çünkü korkaksın!" Daha da küçülmüştü ama bu şu an onun umurundu değildi. Ses devam etti: "bilinçaltında beni oluşturdun, rüyalarına aldın ama hiçbir zaman beni görmeye cesaretin olmadı" Gerçekten o kadar korkuyor muydu? Kendi eseri olan bu meçhul kişiyi, rüyada olmasına rağmen görmeye cesareti yok muydu? "Hayır" dedi. Öyle olamazdı.

İşte o an olan oldu. Mekan değişti. Şimdi her taraf bembeyazdı. Derinlik yoktu yine. Başı öne eğik olduğu halde ayakta duruyordu. Hemen önünde, çok yakınında iki ayak daha görüyordu. Bunlar meçhul kişinin ayaklarıydı ama bu kez sırtı dönük değildi. Kalbi aniden göğsünü dövmeye başladı. Öyle şiddetli çarpıyordu ki sanki dışarı çıkmak istiyordu. Kafasını kaldıramazdı, bu düşünce bile başını döndürmüştü.

Hemen yanı başında meçhul kişinin sesi duyuldu. "İşte buradayım, hemen önündeyim. Şimdi söyle ben mi sana işkence ediyorum? Hayır yapamazsın, yapamazsın çünkü korkuyorsun. Korkaksın, kendine güvenmiyorsun!" dedi ve uzaklaşmaya başladı. O gidince kahramanımız bir boşluğa düştü. Yüksek bir yerden düşüyordu ama sonu yok gibiydi.

Düşmenin etkisiyle uyandı. Yatağındaydı ve çok sakin görünüyordu. Çünkü bu gördüğü ilk merak rüyası değildi. Görünüşe bakılırsa son da olmayacaktı.

Bu yazının devamı olan Meçhul Kişi 2 ve Meçhul Kişi 3'ü de okuyabilirsiniz.

Yorumlar

  1. Yusuf çok etkileyiciydi,biraz da ürkütücü..Bunu yaşadın mı yoksa kurgu mu gerçekten merak ettim.Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. Bunu yaşamadım. Kurgu. Kötü olduğunun da farkındayım ama blogumun amacı zaten her şeyi yayınlayabilmek. İnşallah bu tür yazılarla okuyana rahatsızlık vermiyorumdur.

    YanıtlaSil
  3. Kötü değil ki Yusuf bence gayet başarılıydı.Burası senin blogun tabii ki her şeyi yayınlayabilirsin.Senin yazıların rahatsızlık veren yazılar değil,rahatsız olan da okumasın zaten :)

    YanıtlaSil
  4. İnşallah kimse rahatsız olmaz. Çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  5. Kardeşim ben bundan hiç bir şey anlamadım doğrus.meçhul kişi,karanlık vs.yle dolu bir yazı.şunu biraz açıklarmısınız.hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  6. Kötü olduğunu söylemiştim. :)

    Gül kardeşim burada konu edilen kişi rüyasında birini görüyor, onu merak ediyor ama bir türlü yüzünü göremiyor. Bu da o rüyalardan biri. İşin içine bilim kurgu karıştırmak istedim ama beceremedim ondan böyle kötü oldu. Hakkınızı helal edin.

    YanıtlaSil
  7. Helal olsun kardeşim :)
    Allah'a emanet olun.

    YanıtlaSil
  8. Sen böyle hep Allah'a emanet olun diyorsun ya aklıma bir arkadaşım geldi. O da hep böyle derdi. :)

    YanıtlaSil
  9. Güzel bir başlangıç aslında. İçinde merak var. sürükleyip götürüyoesun peşinden. Ama rüya olduğunu bilerek. Bilmesek, anlamasak sanki daha öekici olur. Bir de sonundaki özgüven eksikliği ve kişinin korkularıyla yüzleşmesi güzel ama biraz daha işlenebilirdi..
    Devam etmelisin bence. Hiçkimseyi ve korkularını düşünmeden hemde..
    sevgilerle...

    YanıtlaSil
  10. Çok teşekkür ederim abi.

    Aslında hikaye devam ediyor ama ben daha iyisini yazamam. Çapımız bu kadar olsa da sizden öğrenecek çok şeyimiz var. Allah sağlık verirse gün olur o da olur.

    Saygılarımla Volkan Abi.

    YanıtlaSil
  11. Estağfurullah Yusuf. Hepimiz birbirimizden bir şeyler öğreniyoruz. İnşallah bir gün bir yerlerde karşılaşırsak, dediğin olur belkide. Çap meselesine gelince; Bu işlerde bence çok mütevazi olmamak gerekir. Fazla tevazu özgüven kaybına sebep olurken, vazgeçesi gelir insanın herşeylerden..
    Saygılarda sevgilerde benden..

    YanıtlaSil
  12. Güzel yorumların için teşekkür ederim abi.

    YanıtlaSil
  13. Aaaa buldum buldum,süpermiyim neyim ben bilmiyorumki :)
    bu resmi çok beğenmiştim hatta,ama kimseye söylememiştim :)
    Tamam bulduğuma göre okuyabilirim artık,ses çıkarmayın bakayım,şiiiştttt :) Yazı okuyorum burda ben....
    ben kimmiyim kim olucam,anonim gelibolu17,korkarımki benim bu hallere düştüğümü gören düşmanlarım benim adıma gelip yorumda yazacaklar :)İE den bir türlü vazgeçemeyen gelibolu17....

    YanıtlaSil
  14. Artık anonim olarak yorum yapmanıza gerek yok. Siz ie'den vazgeçmediniz ama ben yorum adetimden vazgeçtim. Artık pop up olarak yorum bırakılsın diye ayarladım. Kolay gelsin. :)

    YanıtlaSil
  15. Teşekkür ederimmmmm,gelibolu17 nin İE sevgisi yusuff un yorum adeti ni yendi diyebilirmiyiz şimdi burda :)

    YanıtlaSil
  16. Aaaa bak bak birde yorumlarada onay getirmiş,sen hepten bana benzemeye başladın ;)

    YanıtlaSil
  17. Rica ederim.

    Benim adetim değildi, kullanıcı nasıl rahatsa benim için o önemlidir. Bence öyle rahattı ama madem böylesi daha iyi öyle olsun.

    YanıtlaSil
  18. Devamını merak ettim rüyanın.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)