Sevmemek Elde Mi

Bugün Facebook'ta bir arkadaşın Linux hakkında bir şeyler yazdığını gördüm. Bir başka arkadaşla Linux-Windows karşılaştırması sayılacak bir iki konuşma yapıyorlardı. Ukalayım ya hani, ben de hemen atladım konuya. Gençler dedim. Linux sadece bir işletim sistemi değildir, bir felsefedir, bir yaşama biçimidir dedim.  Arkadaşım sordu: Nasıl yani, bu konuyu açabilir misin diye. Çok yorgun olduğum için buraya yazmak üzere erteledim.

Gnu/Linux'u yeni kullanmaya başladığım zamanı hatırladım. Hatta ondan önce deneyip başarısız oluşumu ve Linux'a hakaret ettiğimi de hatırladım. Linux'un tadını yeni yeni almaya başlayınca Windows'a saldırıya geçtiğim zamanları da hatırladım. Bazı tecrübeli arkadaşların bunun yanlış olduğunu bana öğretmesini de hatırlayıp onları da andım.

Edebiyat yapmaya çalışmayı bırakırsam bu genel bir hastalıktır ki bunu daha önce yazmıştım. Windows'tan  Gnu/Linux'a geçip Windows'un hatalarını, eksiklerini anlatan, ona laf atan çok kişi var. Sonuçta biz de yaptık. Tabi ki ben burada bunun yanlışlığını anlatmayacağım. Zaten bunun için bir cümle yeter: "Siz iyi olun, kötüler zaten kendini belli eder"

Benim anlatmak istediğim Windows ile Linux'un aslında karşılaştırılmaması gerektiği. Belki abartıyorum. Belki de atıyorum. Ne bileyim belki de hayal dünyasında yaşıyorum ama bence Linux sadece bir işletim sistemi değil.

Windows bir araçtır. Bilgisayarınıza kurarsınız. Bir süre eğitimini, arkadaşlarınızdan, kitaplardan alırsınız, ondan sonra kullanırsınız. Parasını verirseniz ne ala, vermezseniz de keylerle, cracklerle kendinizi bozabilirsiniz de.

Linux'a gelince: Linux bir dünyadır. Girdiğinizde görürsünüz ki sanki hayallerde kurulan dünyaya gelmişsiniz. Dünya genelinde milyonlarca insan var ve hepsi bazı araçları geliştirmek, insanların kullanımına sunmak için çalışıyor. Çoğu da bu işi bir karşılık beklemeden yapıyor. Önünüze harika, sürekli güncellenen bir sistem getiriyorlar ve sizden bir teşekkür bile beklemiyorlar. Böyle bir dünyaya gelince insanın kendini sorgulamamasına imkan var mı?

Gnu/Linux kullanmaya başladığınızda zorlandığınızı, bazı şeyleri yapamadığınızı görürsünüz. Yardıma ihtiyacınız vardır. Muhtemelen çevrenizde kullanan tek kişi olduğunuzdan yardıma çağıracağınız bir arkadaşınız yoktur. Bu durumda açarsınız herhangi bir Linux dağıtımının Türkçe forumunu, sorunuzu sorarsınız, bakarsınız ki hemen biri geldi ve derdinize derman oldu. Kimi zaman sorununuzun çözülmesi zordur. Sıkılırsınız, bırakmak istersiniz ama bu yardımsever insanlar sizi bırakmak istemezler ve kesinlikle sizden bir karşılık beklemezler. Deneyin, sorular sorun ve teşekkür dahi etmeyin. Göreceksiniz ki yine sorularınız cevaplanmaya devam edilecek.

İnternetiniz kotalıdır. Kimi dağıtımlar Dvd ile kurulur. Denemek istersiniz ama indiremezsiniz. Bunu bir forumda dile getirirsiniz, biri sizden adresinizi alır, kargo ücretini de kendi ödeyerek adresinize bir Dvd gönderir.

Geliştirilen bu kadar araç, yazılan bu kadar yardım metinleri ve sürekli güncellemeleri görünce bu derenin suyu nereden akıyor dersiniz. Bakarsınız ki bu su "İnsanlık için Linux" deresinin berrak suyu...

Bu dünyayı tanıdığınızda, aslında kapitalizmin bizi götürmek istediği "para her kapıyı açar" zindanının özgürlük savaşçılarını tanımış olursunuz. Dünyada karşılıksız da bazı işlerin yapıldığını göreceksiniz. İnsanların size yardım etmek için can attığına şahit olacaksınız ve siz de bu güzel dünyada yer almak isteyeceksiniz. Kendinize yeni bir yaşam biçimi belirleyeceksiniz ve hayatınızın bundan sonraki bölümünü paylaşım ve yardımlaşma üzerine kuracaksınız. Paylaştıkça sevineceksiniz. Yardım ettikçe bu dünyayı daha çok seveceksiniz, daha çok bağlanacaksınız. Başınızı yastığa koyduğunuzda içinizde iki damla huzurun olduğunu göreceksiniz. Bu devam ettikçe Linux'u çok seveceksiniz.

Yorumlar

  1. Yusuf bu anlattıkların varmı hala. Eğer öyleyse ben linuxla hemen tanışmalıyım. Bu söylediğin tarzda insan kalmamışken dünyada böyle bir sistemi kimler nasıl yürütüyor merak içindeyim doğrusu...

    YanıtlaSil
  2. Benim anlattıklarım hep şimdiki zaman abi. Kesinlikle abartmadım. Denemek de bedava. :)

    YanıtlaSil
  3. Linux'u araştırmaya başlasam iyi olacak.Harika bir yazıydı,kalemine ,gönlüne sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Yalnız küçük bir sorun var nasıl deniycez? :)) hiçbir fikrim yok çünkü... :)

    YanıtlaSil
  5. Hiç bir bilgim olmayan konuda yorum bırakamayacam..Sadece yazının tarafımdan okunduğunu bilmen için bir şeyler yazıyorum (tamam benim okuyup okumamam senin için çok da önemli olmayabilir ;) )

    İyi bir ki tanıtımını yapmışsın ,bizim pcleri de oraya göndersek de bize de kurulumunu yapsan Linux kardeşin :)

    YanıtlaSil
  6. İhyaca\\ çok teşekkür ederim. Dikkat ettim de konu Linux olunca kendimi durduramıyorum. Aslında yazıyı kısa tutmaya çalışmıştım. :)

    Volkan Abi\\ sen istersen kolaydır. Yol çok uzakta değil :)

    Pabuç\\ Benim de şiir alanımın dışında ama yanlışlıkla şiir olan bir bloga girsem de bir şeyler yazmadan çıkmıyorum. Elbette yazılarımın okunması benim için önemli. Teşekkür ederim okuduğunuz için. Pisileri de gönderin bakarız. :)

    YanıtlaSil
  7. 5-6 Gün oluyor. İso'yu cd'ye yazarak kurmaya çalıştım,wubi gibi kuruldu. Sadece wubi'yi denedim,kuruldu,ertesi gün açılmadı. Son çare sanal makinada kurmak dedim 3 saat boyunca bekleidm,bekledim daha saat ayarlarına gelmemişti,beklemektende kafayı yediğim için kapattım virtualbox'u. Bütün çabalarıma karşın bir türlü Ubuntu'yu kuramadım,bir o kadar da kurmak istiyorum. Kuramayınca,günlerdir küfrediyorum Linux'a da Ubuntu'ya da. Benim için ubuntu kurulumu videosu çekenler oldu,aynısını yapıyorum saatlerce kurulmuyor,belki 5 saat belkide 3 saat ama kurulmuyor. Kimisi de team ile pc'me bağlandı,kuramadı. Bende bunun sonucunda kafayı yedim :) Bunun sonucunda sizce Ubuntu'yu sevebilecek gücüm kaldı mı sizce?

    YanıtlaSil
  8. Bu yazımı okumanızı öneriyorum. Çünkü ben de başta sizin düştüğünüz duruma düşmüştüm. Kolay gelsin. :)

    Bu arada eğer yardım almak isterseniz bana ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  9. Linux samimidir, kendini dost bir ortamda hissedersin, sistem senindir, sadece sana aittir, canının bir parçasıdır.

    Nasıl coşkulu hissettiğini çok iyi biliyorum ama insanların yüzde %99'u Linux hakkında böyle hissetmiyor, hissetmeyecek de. Bazıları orada Windows Live Messenger göremesin, Windows Media Player olmasın direkman iğrenç ve berbat ilan edebiliyor. İnan felsefesi kimsenin umrunda değil.

    YanıtlaSil
  10. Kesinlikle haklısın ama bu inanç felsefesi zamanla oluyor. Ben kullanımını sevmeye başladıktan sonra felsefesini benimsedim mesela. Pardus kullanırken benim ikinci sistemimdi. Sonra Ubuntu'yla birlikte birinci oldu ve bir süre sonra da tabiri caizse sevgilim oldu. :)

    YanıtlaSil
  11. Ubuntu'nun netbook'ların hepsind ekurulduğunu öğrendim,bunun için bayramdan sonra bir netbook alacağım,birde ubuntu'yu kuracağım,oh miss. Sabretmekten başka çare yok :)

    YanıtlaSil
  12. Yusuf kardeş, coşmuşsun! Haftada bir yazı yazdığın günlerden bugüne gelmiş tarih. :) Bu ne bea, benim yokluğumdan mı faydalandın? Bunların hepsini okuyup yorumlamam lazım. Bir de o meçhul adam mı ne çok dikkatimi çekti. Neyse görüşürüz yakında.

    YanıtlaSil
  13. Kamil Abim, canım ustam dört gözle yollarını bekliyorum. İnan bana şu an canım çok sıkkınken geldin, yorumunla beni o kadar mutlu ettin ki anlatamam.

    Yazılara gelince bu aralar çok boş vaktim var. Oturup oturup yazıyorum. Bence hepsini okuyup kendini yorma, sana layık değiller.

    Meçhul Adam diye bir roman var benimkisi meçhul kişi :)

    Saygılarımı sunarım Abi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)