Ana içeriğe atla

Ana Yüreği


Anneler Günü ile ilgili yazdığım bir yazıda yılın bir gününün annelere ayrılmaması gerektiğinden bahsetmiştim. Yılın her günü hatta günün her anı annelerin olmalı demiştim. Madem dedim uygulamak da en başta bana düşer. Uygulama derken ara sıra "Anneler" ile ilgili yazı yazmaktan bahsediyorum.

Anneler gününden bir iki gün sonra halk otobüsünde eve geliyordum. Elimde kitabımla en arkada oturmuştum. Bir durakta bir kadınla oğlu bindiler. Orta kapıdan binmişlerdi. Otobüste yer olmadığı için orada ayakta beklediler. Çocuk sekiz on yaşlarındaydı, anne de otuz beş falan.

Çocuk kapının hemen yanındaki şeye (boru mu diyeyim ne diyeyim bilemedim) tutunmuştu. Annesi ısrarla kapının karşı tarafındaki çubuğu tutmasını istiyordu. Çocuk her nedense annesini dinlemiyordu. Gerçi tehlikeli bir şey yoktu ama ana yüreği bu, çocuğunun kapıya bu kadar yakın durmasına dayanamıyordu.

İkide bir annenin sesiyle başımı kitaptan kaldırıyordum. Çocuğu bu tarafa alıyor ama her seferinde çocuk kapı tarafına geçiyordu. Baktı ki olmuyor bari diğer taraftaki çubuğu da tut dedi. Çocuk bu kez annesini dinledi ama annenin gönlü rahat değildi. Bu kez çocuğun kolunu tuttu. Yani şu an çocuk, otobüsün ortasında, üç yerden bağlıydı.

Biraz sonra koltuklardan biri boşaldı. Kadın hemen çocuğu oturttu ve kendisi başında beklemeye başladı. Bu sefer rahatladığı belliydi.

Her ne kadar kitap okumaya çalışsam da önümde cereyan eden olay hakikat kitabının kendisiydi. Allah'ın dünya düzeni için her şeyi nasıl da en ince ayrıntısına kadar ayarladığının bir kanıtıydı. Korkak tavuklarımızın yavruları olunca bize meydan okumalarına neden olan annelik duygusu da bunun aynısıydı.

Anne-babanın içine bu duyguyu yerleştiren rabbim, çocukların içine bunu yerleştirmemişti. Anne-babaya, çocuklarına karşı bir imtihan ortamı bırakmayan ilahi düzen belki de çocuğu onlarla imtihan etmek istiyordu.

Acaba o çocuk otuz yıl sonra o otobüste olanları hatırlayacak mıydı? Acaba bu imtihanı başarıyla geçebilecek miydi? Acaba biz geçtik mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.