Demo Krasi


Milattan önce on iki yılında bir ülkede seçim yaklaşıyormuş. Seçime doğru bu ülkenin siyasi partileri arasında çok ilginç şeyler oluyormuş. Partiler hem birbirleriyle hem de halkla dalga geçmeye çalışırken halk arasındaki parti taraftarları da diğer partilerle dalga geçtiklerini sanıyorlarmış. İşin aslındaysa kullandıkları sistem herkesi kafaya alıyormuş ama kimsenin haberi yokmuş.

İsterseniz biraz daha geri gidelim: Krallık mrallık gibi gerici yönetim biçimlerinin artık halkı sarmadığını gören bu ülkenin üst tabakası kendi aralarında bir başka idare şekli bulmaya karar vermişler. Sonunda halkın kendi kendini yönetmesi üzerinde karar kılmışlar. Yalnız bunu öyle yapmalılarmış ki hem halkı yine onlar yönetecek hem de halk, kendini yönettiğini sanacak.

Siyasi partiler kurmuşlar, dört beş yılda bir seçimler yapmışlar. O zaman başka ülkelerde kadının insan olup olmadığı bile tartışılırken bu ülkede kadınlara bile seçme hakkı vermişler. (Kadınlar vaatlere daha kolay kanıyormuş.)

Ülkenin yöneticileri, bu yeni sistemle tüm zamanların en iyi yönetim şeklini bulduklarını iddia ediyorlarmış. Zira istediklerini yapıyorlar ve halk artık itiraz edemiyormuş. Gerçi halk seçim yoluyla itiraz ettiğini sanıyormuş ama itirazı bir işe yaramıyormuş. Çünkü bu sistemde halkın yüzde ellisi birini desteklese bile (ki bu orana hiçbir zaman ulaşılmamış) diğer yüzde elli bu kişiyi istemiyormuş. Kaldı ki birçok defa halkın yüzde yirmisinin istediği kişi, koalisyon dedikleri ek sayesinde ipleri eline alıyormuş.

Ne kadar gerici bir sistemden bahsediyoruz değil mi? Halkın yüzde seksenine karşılık yüzde yirminin istediği şekilde ülke yönetiliyor ve zavallı halk kendinin yönetimde olduğunu sanıyor. İşin aslı, bu dediklerimin üzerinden iki bin yıldan fazla bir zaman geçmiş ama insan yine de üzülmeden duramıyor.

Hikayenin başında demiştik ya milada on iki yıl varmış. Bu ülke insanları milada çok önem veriyorlarmış. Yönetici adayları başlamışlar milatla ilgili yalan.. af edersiniz vaatlere... İşin en acı yanı da bunlar halkı düşündüklerini söyleyip kendilerinden başkasını düşünmüyorlarmış. Omuz omuza verip ülke için iyi şeyler yapacaklarına sanki ülke babalarının malıymış gibi rekabete girişmişler. Biri ben böyle böyle yapacağım diyormuş, öbürü hadi lan oradan o benim projemdi sen benden çaldın diye yaygara koparıyormuş. Ülke kimsenin umurunda değilmiş. Herkes alacağı oyların peşindeymiş.

Allah'a milattan günümüze kadar geçen saniyeler sayısınca şükürler olsun ki biz bugün öyle saçma bir yöntemle yönetilmiyoruz. Biz bugün kendimizi yönetiyoruz. Zaten insanın kendi kendini yönetmesinden daha güzel ne var ki?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)