Ana içeriğe atla

Ekmeğin Resmini Yapamadım (Mim)

Biliyor musun abi, benim hiç bisikletim olmadı. Aslında benim hiç bisiklete binme hayalim de olmadı çünkü benim hiç bisikleti sürecek bir yolum olmadı.

Biliyor musun abi benim hiç sabahları çat diye kızarmış ekmekleri dışarı atacak bir ekmek kızartma makinem olmadı çünkü benim hiç taze ekmeğim olmadı. Aslında paylaşılan kırıntılar dışında benim hiç ekmeğim de olmadı.

Biliyor musun abi benim hiç "tabağını bitir" diyen bir annem olmadı. Aslında benim hiç tabağım olmadı. Yemek yemek için kullandığımız kaplar hiç dolmadı. İçindekileri boşaltmak, midelerimizi hiç doyurmadı.

Biliyor musun abi benim hiç bir gömleğim olmadı. Bir kazağım veya bir tişörtüm... Kara vücudum bunlara ihtiyaç duymadı. Hayatta hiç görmediğim parayı bir gün elde etseydim en büyük hayalim bir gömlek almak değil, sıcak bir ekmek bulmak olacaktı. Fakat benim böyle bir hayalim bile olmadı.

Biliyor musun abi benim ölmeyen abilerim, kardeşlerim olmadı. Mucize sizde nedir bilmiyorum ama bizde hayatta kalmaya ad oldu. Etrafımdaki birçok insanın hiç mucizesi olmadı.

Biliyor musun abi benim hiç bir hobim olmadı. Bilim, teknik, sanat, edebiyat kelimelerinin benim için bir anlamları olmadı. Ekmek üzerine şiirler yazmadım hiç çünkü şiir yazmak için bir kalemim, bir kağıdım olmadı. Ekmeğin heykelini yapmadım, çünkü kumu ıslatabilmek için suyum olmadı.

Biliyor musun abi benim zulümle mücadelem hiç olmadı. Bunu anlayabilmek için okuyacağım kitaplarım olmadı. Düşünebilmek için harcayacağım enerjim olmadı. Yürüyebilmem için dizlerimde dermanım, slogan atabilmem için boğazımda yeteri kadar ıslaklık olmadı.

Biliyor musun abi sen bu satırları yazarken ben de diğer kardeşlerim gibi ölmüş olabilirim. Görüyor musun, bu mimi sana yazdıran İhyaca'ya teşekkür edecek zamanım da olmadı.

Ben kim miydim? Ne fark eder ki? Hegel'in insandan bile saymadığı, her altı dakikada bir ölen, üstsüz, kara, bir Afrikalı çocuğum.

Yorumlar

  1. sen tv de görüp vah vah vah dediğimiz,ramazanda insani duygularımızın kabarıp yardım ettiğimiz, sonra amannnn banane yaa deyip unutup gideceğimiz ahirette sana nasıl hesap vereceğimizi bilmediğimiz çocuksun

    Allah bize merhamet versin

    amin...

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir yazı.

    Güzel derken, herzaman güzel olan şeyler bizi eğlendirecek diye bir şey yok. Ben hüznü de severim. Hüzün insanı bazen sevinçten daha çok harekete geçirmeye yeter.

    YanıtlaSil
  3. Evet sen osun,tanıdım seni çocuk,sen evimin baş köşesinde resmi olan,evime gelenlerin ilk gözgöze geldiği çocuksun,seni çok seviyorum,senin için çok üzülüyorum,ama peki ben senin için bir şey yapabiliyormuyum hayır,yapamıyorum üzülmekten başka,birde evimin baş köşesine duvara resmini asmaktan başka,ben işte bu yüzden kendimden çok utanıyorum....
    Bana,bizlere hakkını helal edermisin çocuk?
    Çünkü sen açken biz hep tok uyuduk,biz zaten hiç açta kalmadıkki,senin halini nerden bilelim :( Affet bizi çocuk affett....

    YanıtlaSil
  4. seni bağrıma basasım var çocuk, ama buna bile çok uzaksın, sevgiye bile açsın...
    üzülüyorum sana çocuk...bişe yapamıyorum çocuk..
    üzgünüm çocuk...
    affet çocuk..
    affet Allah'ım...
    :(

    YanıtlaSil
  5. Sen Bilal'sin bizlerse seni izleyen zavallılar...Sen Bilal'sin bizse hiç...Biz sevdiğimizi söylediğimiz Peygamberi zerre kadar örnek alamayan hiçleriz...Ve bir gün sen hakkını sorduğunda cevap verecek yüreği olmayacak hiçleriz..Sen Bilal'sin...Hakkını helal edersin diye umut ediyoruz...

    YanıtlaSil
  6. Çok güzel yazmışsın..Dikkate alıp yazdığın için çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  7. Böyle güzel bir mimde hatırladığınız için asıl ben teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  8. İçim sızladı..
    Keşke daha çok şey yapabilsek.

    YanıtlaSil
  9. Gerçekten çok güzel ve duygu yüklü bir yazı olmuş Kardeşim Yusuf.

    Onlar için dua edelim.
    Çok şükür yardımlar yapılıyor.
    Allah yardıma koşanlardan razı olsun.Hayırlı günler

    YanıtlaSil
  10. Dua çok önemli gerçekten. Hatırlamak da dua olabilir.

    YanıtlaSil
  11. Konuya çok özel hisler uyandırıp insanlara kendini sorgulatan bir tarafından yaklaşmışsın Yusuf. Tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  12. Çok teşekkür ederim abi.

    YanıtlaSil
  13. Ne güzel ifade etmişsiniz :(

    YanıtlaSil
  14. Cok düsünmüsdüm nasil yardim edebilirim diye, cüzdanimi cikardim icindekilerini görünce dünyamin basima yikilmasi bir olmusdu ve ay sonuna daha cok vardi.
    Olmuyordu iste, bazen cok istesende olmuyordu ama elimden birsey gelmiyor demeyide kendime yakistiramiyor, kücüldükce kücülüyordum.
    Aklima bir fikir gelmisdi, Frau (Bayan)Schmitz`i aradim nezaman müsaitmisiniz? sizinle bir konu hakkinda görüsmek istiyorum? ve o günün aksam saatlerinde kapisinin önündeydim.
    Insanlik Abidesi olan bu yasli Bayanin her zamanki güleryüzlülügü konuya girmemi cabuklastirmis ve damdan düser gibi söze baslamami saglamisdi.
    Bayan Schmizt "Charity" organizasyonlarinda kisiligi kadar güclü bir isimdi de.. Evet dedi yardim edebilirsin :)

    Bir Projeniz varmi? dedim evet o da var! Peki nedir diye sorunca verdigi cevap bogazima inen yumruk tadindaydi..
    Mombasa (Kenya)da Aids virüsü ile dünyaya gelen cocuklara yardim yani bir Klinik!

    Ekonomik sartlarima göre bu imkansizdi :(
    Nasil yani? cok basit dedi önce bu isi yapabilmen icin gerekli bürokratik islemleri hazirlayacagim yani yasallasdiracagim ve sende sosyal yanini kullanacaksin.

    iki hafta boyunca Pazar günleri haric kapi kapi dolasip 4000 Euro civarinda topladim ve bazi özel gerekcelerimden dolayi bu kadarla yetinmek zorunda kalip prosüdürlere uygun olarak miktari teslim ettim.

    Frau Schmitz bugün artik hayatta degil kalbimde yasamakta...
    Tesekkür ederim güzel insan tesekkür ederim insanligin dik duruslu sefkatli Annesi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …