İnsanlar İkiye Ayrılır

Hani hep derler ya Allah'tan ne dilerseniz size onu verir diye. Ben de birkaç yıl önce Allah'tan dünyalık diledim. Bir dünya işine girdim, çalıştım, gecemi gündüzüme kattım ve hep Allah'tan daha fazlasını istedim. İlk başlarda pek bir şey olmadı ama ben ısrarla isteyince ve kimi zaman da acaba niye duam kabul olmuyor diye düşününce Rabbim duamı kabul etti.

Dünya işine öyle bir dalmıştım ki ondan başka hiçbir şey düşünemez olmuştum. Okumayı falan pek önemsemiyordum. Zengin olmak gibi düşünceler zihnimde turlar atıyordu.

Girdiğim açık öğretim sınavlarının Arapça'sından başarısız olunca arkadaşlar biraz Arapça öğrenmeden geçemeyeceğimi söylediler. Bana bir hocaya gidip ders almamı tavsiye ettiler. Gidip hocayı buldum ve ondan ders almak istediğimi söyledim. Peki gel dedi. Gitmemi istediği zamanda, hergün bir iki saat kadar ders almaya gidiyordum.

Hocam benim yaşlarımda çok iyi bir insandı. Benimle birlikte birçok kişiye ders veriyordu. Ders almaya gittiğimde, benden on yaş küçük çocuklar, benden önde olduklarını söyleyerek kendilerini üste çıkarmaya çalışıyorlardı. Bu zor bir durumdur ama Hocam nabza göre şerbet verme konusunda o kadar iyiydi ki kötü hissetmeme izin vermedi.

Arapça'ya başlamadan önce Arapçayı ve eski Arapça kitaplarda yazanları hakir görürdüm. Arapça bence gereksiz bir dildi. O kitaplar da eski zaman insanlarının yazdıkları, çağa uyumsuz kitaplardı.

Derslerimde biraz ilerleyince Arapçanın kendini ifade etmede eşsiz bir dil olduğunu, öğrenmesinin çok zor ama kesinlikle her zorluğa değer olduğunu anladım. O eski kitaplardan o kadar güzel şeyler çıkıyordu ki kendimi onların büyüsüne kaptırmıştım.

Dünyalık artık gözümde eski değerinde değildi. İşimi eskisi gibi önemsemiyordum. İşim büyümeye doğru giderken büyümesine izin vermedim. Çünkü o büyürken beni küçültecek, hatta belki benliğimi içinde yok edecekti.

Artık bilmeyi, öğrenmeyi her şeyden çok seviyordum. Hocamın yanına yeni gittiğinde, ondan çok etkilenmiş olacağım ki onu rüyamda görmüştüm. Öldüğümü ve ruhumun hocamın yanında dolaştığını, onunla konuşmaya çalıştığımı ama beni duymadığımı ona anlattım. Rüyayı anlattıktan sonra ölümden hiç korkmadığımı, aksine hayatı sevmediğimi ve tamamen ölmeye hazır olduğumu söyledim.

Aradan geçen zaman içinde ilim beni kendine aşık edince ölüm hakkındaki düşüncelerim de değişti. Artık ölümden çok korkuyordum. Akıbetimin kötü olacağından değil, sadece dünyada öğrenilecek bu kadar şey varken, beni öğrenmeden mahrum edeceği için ölümden korkuyordum.

Aslında tüm yazı İhyaca kardeşimizin mimi için yazıldı ama cevabı bu son paragrafa bıraktım.

Hocamla bir gün bir fıkıh kitabını ön sözünü okurken Ebu Derda'nın şu sözüne rastladık: İnsanlar ikiye ayrılır; Bilginler ve öğrenenler. Diğerlerinde hayır yoktur. İşte o gün bugündür benim hedefim budur.

Yorumlar

  1. Allah kulunu zayi etmez

    dünyalık için çıktığınız yolda ahiretiniz için çabaladığınızı gördünüz.
    tıpkı leylayı arakem mevlayı bulan mecnun gibi...

    öyle sırlar varki akılla çözülecek şeyler değil

    en güzeli tevekkül etmek Rabbe sığınmak

    YanıtlaSil
  2. Tevekkül çok önemli ama bunun için sağlam bir inanç lazım. Allah cümlemize nasib etsin.

    YanıtlaSil
  3. Amin.Kardeşim.
    "Amellerin Allahü Teala'ya en sevimli olanı,az da olsa devamlı olanıdır."
    ( Hadis-i Şerif)
    Hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  4. Devamda bereket de var. Teşekkür ederim hadis için. Size de hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  5. Allah rahmet eylesin ne güzel söylemiş Ebud-Derda Hazretleri. Siz de yazınızla güzel ifade etmişsiniz.

    YanıtlaSil
  6. Güzel bir yazı ve güzel bir bitişti...

    Ben de şöyle bir ayrıma rast gelmiştim, Dücane Cündioğlu'nun Philo Sophia Loren adlı kitabında:

    Bilmediğini bilmeyen cahildir, uzak durulmalıdır.
    Bilmediğini bilenden iyi bir öğrenci olur.
    Bildiğini bilmeyeninse iyi bir öğretmen olmaya istidadı vardır.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)