Ana içeriğe atla

Kaymakama Koruma Ordusu

Cuma namazına gittiğimde cami sokağında polislerin olduğunu gördüm. Halk da belli bir yöne doğru bakınca acaba operasyonlar yüzünden yürüyüş falan mı var Cuma saatinde diye kendime sordum. Camiye yaklaşınca insanların "kaymakam geliyormuş" dediklerini duydum.

Camiye girdim. Dış kapının önünde uzun namlulu silahlarla bekleyen polisler vardı. İçeri girdim, üst kata çıktım. Pencereden sokağa bakınca polislerin çok olduğunu gördüm. Her tarafı tutmuşlardı ve bir sürü araba vardı. Bana garip geldi, sürekli ilçede olan bir kaymakam neden bu kadar korunur ki?

Biraz sonra bulunduğum kata, kulağında kulaklık olan bir koruma geldi. Etrafı kontrol edip alt katı gören bir yere oturdu. Bu işte kesin bir iş var dedim.

Namaz bittikten sonra dışarı çıktım. Kalabalıktan gelenin kim olduğunu göremedim. Lüks bir makam otomobili görünüyordu insanlar arasında. Ben yolun karşısına geçene kadar araba hareket etti. Etrafındaki gözlüklü ve kulaklı korumalar dikkat çekiciydi. O arada makam otosunun plakasını da gördüm. 0026 yazıyordu.

Camimize Türkiye'nin yirmi altı plakalı arabasına binen biri gelmişti, bu kalabalık onun içindi fakat ben hala bir kaymakama neden 0026 plaka bir araba veriliri düşünüyordum. Buna rağmen hala zeki olduğumu düşünenler var.

Yoluma devam ettim. Arkama bakınca bir arkadaşımın geldiğini gördüm. Bekledim yanıma gelince, Allah kabul etsin, hal hatır derken "kimdi bizim camiye gelen" diye sordum. O da adını bilmediğini söyledi. "O kel olan bakan var ya, hani Gercüşlü" dedi.

Meğer bizim camiye maliye bakanı Mehmet Şimşek gelmiş.

Yorumlar

  1. Sıradan bir vatandaş olarak bile rahatça dolaştığımızı söyleyemeyiz aslında. Ama onların işi daha zor tabii.

    YanıtlaSil
  2. Blogger N'lerini seçiyor ve sen benim N'lerimdsin. Mim gibi ama biraz daha farklı bişey. Görüşmek üzere. :)

    YanıtlaSil
  3. Teşekkürler güzel yorumlarınız için. :)

    N mi? :)

    YanıtlaSil
  4. Yok yok bendim gelen :) Sana yanlış söylemişler. :) Herkesi organize ettim bişey söylemeyin diye. :) Çok sıkıştırırsa Yalovanın eski Kaymakamı dersiniz diye de uyardım. :)

    YanıtlaSil
  5. Sen gelsen beni görmeden gitmezdin biliyorum abi :)

    YanıtlaSil
  6. Kaymakamın ordusu ha :D

    gel abi seb gel mime gel :D
    http://www.anindayorum.com/2011/08/blogger-nlerini-seciyor.html

    YanıtlaSil
  7. Ne diyelim Allah kabul etsin :)

    YanıtlaSil
  8. Allah razı olsun. :)

    YanıtlaSil
  9. 14. Bölüm yazılmıştır,bilginize..

    YanıtlaSil
  10. Elinize sağlık, okuruz inşallah.

    YanıtlaSil
  11. Ülkemin üzüldüğüm bir durumudur bu. Elimizi kolumuzu gönül huzuruyla sallayıp gezeceğimiz günler gelsin artık inşaAllah.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …