Küçük Kız

Çarşıya çıkmıştım. Kaldırımın birinde üç dört yaşlarında üç çocuk oynuyorlardı. Kafalarına su dökmüşler, vücutlarının yarısının ıslaklığının verdiği serinlikle ferahlamışlar ve sanki bana inat gülüşüyorlardı. İçlerinden kız olanı bana doğru kollarını açtı. Öyle sanıyorum ki bana "buradan geçemezsin" demek istiyordu. Fakat bunu öyle tatlı bir gülüşle yaptı ki benim bunu böyle yorumlamam imkansızdı.

Kıza elimle çekil yolumdan dedim. O da itiraz etmedi. Geçip gittikten sonra bandı geriye sarıp küçük kızla konuştuğum sahneye geldim. Şimdi kaldırımın kenarında oturmuştuk. Ben konuşuyordum, ıslak saçlı küçük tatlı kız dinliyordu:

Küçük Kız!
Küçüksün, mutlusun ama büyüyeceksin dedim. Büyüyüp benim gibi olduğunda, sana insan görünen bir canavara böyle açacaksın kollarını.

İnanacaksın!
Sana gülecek, güzel laflar edecek. Sen üzülürsen ben de üzülürüm diyecek. Sen ölürsen ben de ölürüm... Sensiz yaşam bana haram diyecek. Kanacaksın, dediklerini doğru sanacaksın. Güzel yüzüne aldanacaksın. Masum görünüşün altında bir canavar olduğunu bilmeyeceksin.

Seveceksin!
Onu seveceksin. Ona kalbini açacaksın. Onu her şeyinle kabul edeceksin. Tüm hayatını onun olduğu bir temel üzere hayal edeceksin. O ise sadece senin hayallerini kullanacak ama bunu hissetmeyeceksin.

Değer vereceksin!
Çok değer vereceksin. Belki çay kadar belki de daha fazla değerli olacak senin için. O başım ağrıyor deyince sen de başın ağrısın isteyeceksin. O üzgünüm deyince sen daha çok üzüleceksin. O açım deyince sen yemek yemek istemeyeceksin. O da aynı şeyleri söylecek sana, gerçek sanacaksın. Gerçek olmadığını bilsen de öğrenmek istemeyeceksin.

Terk Edileceksin!
Sen ona çayım derken o sana sadece bir meyve suyu gibi bakacak ve bitince boş kutuyu attığı gibi terk edecek seni. Arkasına bile bakmayacak. Umurunda bile olmayacaksın.

Üzüleceksin!
Çok üzüleceksin küçük kız. Üzüntüyü tüm hücrelerinde hissedeceksin. Kalbinin en derin noktalarında hasta eden kederlerle kol kola dolaşacaksın. Öyle bir üzüleceksin ki hayat bir yana, ölüm bile anlamsız gelecek sana.

Ağlayacaksın!
Gözlerinden akan damlalarla o kadar sıkı dost olacaksın ki onlarsız bir dakika geçirmek istemeyeceksin. Ağlayacaksın, hayatın tüm acımasızlığını gözlerinden çıkarmak istermişçesine ağlayacaksın. Islak kağıtların olmasa da gözlerinden akan yağmurlarla bozulan klavyelerden bir koleksiyon yapacaksın. Yastıkların hep ıslak olacak ama sen o soğukluğa da alışacaksın. Tıpkı şimdi ıslak saçlarını sevdiğin gibi küçük kız.

Hadi git küçük kız, hadi git. Saçların kurumadan git. Gülen gözlerin kızarmadan git. Hadi git de hayatın acı yüzünü görmeden önce mutluluğun tadını çıkar.

Yorumlar

  1. Kadınları sevmeyen birinin yazdığı bir yazı mı bu?
    :)


    http://yusufsan21.blogspot.com/2011/07/kadnlar-da-okumal.html

    YanıtlaSil
  2. "Belki çay kadar belki de daha fazla değerli olacak senin için" Çok gülesim geldi ama doğru. Çay bittikçe doldurulur ama meyve suyu kutusu atılır.
    Kollarını açmış bir küçük kıza baktığında gerçekten bunları mı gördün? Seni daha önceden bilmiyor olsaydık, bunu yazanın bir Yusuff olduğuna asla ihtimal vermezdim herhalde.
    Bizim kapının önünde de kız çocukları hergün oturup boncuk diziyorlar. Her gördüğümde onlara ya yardım ediyor, ya da fikir veriyorum. Sonunda bir tane bileklik de bana yaptılar. Ben de 5 liraya satın aldım onlardan. Öyle mutlu oldular ki ben eve girdikten sonra o dört beş kız arasında çığlıklar kopuyordu. Dün baktım takı işini büyütmüşler, bir tane strafora dizmişler yaptıklarını, bir de ayna koymuşlar. Ne yapsam bilmiyorum. Her gün de alınmaz ki :)

    YanıtlaSil
  3. Yusuf kardeşim, iyimisin :)
    Küçük bir kız kollarını açınca böylesi karamsarlığa neden sürükledin kızı. Hayattan korkuttun, sevdadan, aşktan soğuttun.
    Haklısın biraz ama hep de böyle olmazki. Hayat sadece kazıklanarak yaşanmazki.
    Sonra çay ne ki :)
    Ama güzel bir derlemeydi yinede..

    YanıtlaSil
  4. Yastığı ıslatırcasına ağlayamayanlar da var.. ;)

    YanıtlaSil
  5. Anladım seni..Ama hayat böyle,yapacak bir şey yok.Yok yanlış anlama,sen kendini anlatıyorsun da,onun için anladım demedim.Mesajı güzel vermişsin.Madem çay popüler bu postta,o halde dileyelim ki;herkes mutlu,mesut,sevdiceğiyle,hayat arkadaşıyla bol bol mutlu çaylar içsin bir ömür boyu :))

    YanıtlaSil
  6. Yolcu, :))

    Kamil Abi ve Volkan Abi, kıza gerçekten bunları söylemedim elbette. O küçük kız sadece ilham verdi. Hatta ona "çekil kız, deli misin" deyip gülerek geçtim. :)

    Çay meselesine gelince, gerçi kimseyi daha çay kadar sevmedim ama ben birisine "sana çay kadar değer veriyorum" dersem bu sensiz yaşayamam demektir Volkan Abi :)

    Şahika, çok kolay ıslanıyor halbuki :)

    İhyaca, Amin.

    Hepinize teşekkürler değerli yorumlarınız için.

    YanıtlaSil
  7. Aşk acıyısla tanışmış bir yürekten dökülmüş sanki bu yazı..Tabi olmaya da bilir benimki sadece bir tahmin ;)

    O kız çocuğu da üzülecek/üzecek/mutlu olacak/mutlu edecek ve hayatı öğrenecek ...Hepimiz gibi..

    Dua ve huzurla...

    YanıtlaSil
  8. tasavvufokulu'nda gözünden kaçan bir şey olabilir,bir bak istersen..

    YanıtlaSil
  9. Çok teşekkür ederim, isteklerim devam edecek inşallah.

    YanıtlaSil
  10. Ben buna yazacak bir yorum bulamadım. Tutuldum resmen.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)