Şah ve Sultan

Sosyoloji dersinde ödev olarak alan bir arkadaş, kitabı kabaca anlatmış ve kesinlikle okumamızı tavsiye etmişti. Gerçi ben o zaman onun anlatımını da beğenmiştim ama kitabı okuyunca aslında hiç de iyi anlatmadığını anladım. Zira anlattığı şeyleri kitapta hemen hemen görmedim desem çok abartmış olmam.

Kitabı, bu arkadaş sınıfta anlatmadan uzunca bir süre önce bir kitap evinde görmüştüm ve ilgimi çekmişti. Nedendir bilinmez ama o an alıp okumak istemiştim. Dersler çok yoğun olduğundan ertelemem gerekmişti. Daha sonra bir hocamızın da "çok övüyorlar" dediği kitabı, yağmurlu bir günde bir seyyar satıcıdan aldım. Sınavlardan ötürü ilk önce abime okuttum, o da çok beğendi.

Bildiğiniz gibi kitap Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail hakkında geçiyor. Kitabın yazılmasına konu olan tarihin değişmesi olaylarına bu iki hükümdar neden olurken, kitabın merkezinde, daha çok güzeller güzeli bir kadının olması kitabı ilginç kılıyor. Her görenin aşık olduğu bu cennetten kaçma huri, kitapta o kadar övülüyor ki insan "onu görenler nasıl gözlerini kaybetmedi" demekten kendini alamıyor. Tabi kadının acı kaderi insanı biraz üzüyor. Biraz diyorum çünkü kitapta üzücü bir çok olay var. Birbirlerini çok seven ikiz kardeşlerin dramı, Şah'ın, Sultan'ın, Bayezit'in ve daha bir çoğunun...

Tüm bunlardan hariç yine kitabın merkezinde olan bir talihsizin dramı var ki beni benden aldı. Okuduğum süre boyunca göğsümün ağrımasına neden olan Kamber'in başına gelenleri Allah en azılı düşmanıma vermesin. İnsan bu acıya dayanamaz, yürek bu acıyı kaldıramaz. Yanı başında gerçekten var olamayacak kadar güzel bir dilber dururken, onu sevmeye bile, içinden sevmeye bile cesaret edemeyecek kadar çaresiz olmayı insan aklı taşıyamaz.

Bir insan için her şeyin bittiği an umutların tükendiği andır. İşte öyle bir insan düşünün ki umut besleyebilmek için bile bir umudu yoktur. Öyle bir insan düşünün ki kader en kötü oyunlarından birini onun küçük ve sevgi dolu yüreğine oynamış. İşte böyle bir insanın dramını okuyorsunuz. Kalp Kamber Can'a acımasın da kime acısın.

Bu aralar çok duygusal olduğumdan mıdır yoksa kitabın çok etkileyici oluşundan mıdır nedir, kitap beni çok etkiledi. O kadar ki rüyamda Şah'la mektuplaşacak kadar girmişim büyüsüne. Eğer okumayı sevmiyorsanız dahi bence bunu okumayı deneyin. Pişman olmayacağınıza garanti verebilirim.

Yorumlar

  1. BENCE İSKENDER PALA'NIN EN İYİ KİTABI BU KİTAP. DEDİĞİN GİBİ ETKİLENMEMEK MÜMKÜN DEĞİL.

    YanıtlaSil
  2. Bir okuyalaım bakalım şu kitabı. Byağı merak ettim.

    YanıtlaSil
  3. Oku Abi oku, gerçekten güzel kitap.

    YanıtlaSil
  4. İlk okuduğumda ben de bu hisse kapılmıştım. İnsan o kadar etkileniyor ki, tarihte yaşayanların neler yaşadığını bilmeden yargılamamak gerektiğini hatırlatıyor. Şah da olsanız padişah da, onların en yakını da olsanız mutluluk kısmet değilse mutlu olamıyorsunuz.

    YanıtlaSil
  5. Sanırım onlar dünyaya bir daha gelse bırakın Şahlığı Sultanlığı istemek, Taçlı'yı bile görmek istemezler. Mutluluk ne güzellikte ne de zenginlikte.

    YanıtlaSil
  6. Kitabı okumaya çalışacağım,paylaştığın için teşekkürler..Mutluluğa gelince;mutluluk elinden geleni yaptıktan sonra olan duruma tevekkül göstermek ve haline şükretmektir sanırım.Hayat her an sürprizlerle dolu hem,bunu da unutmamak lazım..

    YanıtlaSil
  7. İyi ve kötü sürprizlerle...

    Teşekkür ederim tek tek tüm yazılara yorum yaptığınız için. :)

    YanıtlaSil
  8. Yusuf hocam bu yazından sonra gittim kitabı aldım. Bakalım çokça söz edilen kitap nasılmış. =)

    YanıtlaSil
  9. Hayırlı olsun Emrullah hocam. :)

    YanıtlaSil
  10. Ya ben senin bloguna neden bu kadar geç gelmişim anlamadım şimdi. :)

    Bir kaç yazına tıklayayım dedim, hepsi de ilgi alanım çıktı..

    İskender Pala tutkunuydum bir zamanlar.. Bizim okulda da ders vermeye başlayınca kendi derslerim asıp onun derslerine girdiğimi bilirim. Konferanslarını falan hiç kaçırmadığımı.. Ama nedendir bilinmez çok yakından gördükçe, izledikçe hayranlığım azaldı biraz. O etkisini yitirdi bende dolayısıyla kitapları da heyecanlandırmıyor. Çok övüldüğünü duyuyorum ama merak edip de okuyasım gelmiyor..

    Kitab-ı Aşk'a vurulmıştum ben de okuduğumda.. :)

    YanıtlaSil
  11. Kısmet bugüneymiş demek ki :)

    YanıtlaSil
  12. Pala, Şah ve Sultan'ın siyasi çatışmaları sebebiyle alevi-sünni ayrılığını körüklediklerini de anlatıyor bu romanda. İçindeki aşk beşgeni de işin tuzu biberi:)
    Ben iki Türk devletini savaşa sürükleyen nedenlerinin irdelenmesini ve Şah ve Sultan'ın edebi kişiliklerinin yansıtıldığı beyit ve mektuplaşmaları bilhassa sevmiştim. Naçizane Katre-i Matem'i de öneririm.

    YanıtlaSil
  13. Teşekkür ederim kısmet olursa ona da bakarız.

    YanıtlaSil
  14. Tarih Kitaplarinda rastladigimiz o pala biyikli, kulagi küpeli zat bizlere Yavuz Sultan Selim diye yutturulur ama bilakis Sah Ismaildir

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)