Ana içeriğe atla

Seversen Yanarsın

"Bu ilk başkaldırı..."
Çekiç etkisi yapmıştı bu şakayla karışık söylenen cümle. Sanki kafatasına zarar vermeden delmiş de beyninin ta derinliklerine inmiş; hatıralarının olduğu kısma gelince durmuştu.

Daha yumurtadan yeni çıktığı zamanlardı. Kanı kaynıyordu, gençti. Dişiler umurunda bile değildi. Arkadaşlarına hava atar, "tüm dişi sivrisinekleri, bir yiyimlik şekere değişmem" derdi. Bunu söylerken bazı arkadaşları öylesine söylüyor sanıyordu ama o ciddiydi. Erkek sivrilerin dişilere yaranmak için her şeyi yaptıklarını gördükçe de dişilerden daha çok nefret ediyordu. Sanki bunun tüm nedeni onlarmış gibi...

Aradan zaman geçmiş, artık olgunlaşmıştı. Fakat hala bir dişiyle arkadaşlığı olmamıştı. Olacağını da düşünmüyordu ki kader ona da bir oyun oynadı. Mansoniini'yi ilk gördüğü zamanı hatırladı. Diğerlerine göre farklı değildi ama ilgisini çekmişti. Kendini "o da sadece bir dişi" diye ikna etme çabalarına rağmen bir türlü aklından çıkaramamıştı onu.

Sivrisinekler arasında olabilecek olağan aşk hikayeleri gibi bir hikayeyle birbirlerine yaklaşmışlar ve arkadaş olmuşlardı. Zamanla kavga etmişler, barışmışlar ama gittikçe birbirlerine daha çok bağlanmışlardı. Artık hiç ayrılmak istemiyorlardı. Kimi zaman klanın işinden bile kaytarıyorlardı.

Aedes Mansoniini'yi o kadar çok seviyordu ki, onu kutsal görmeye başlamıştı. O kadar ki, ondan bir karşılık beklemeyi bile sevgisine bir eksiklik olarak görüyordu. Zamanında diğer sivrilerde gördüğü bu alakayı yaranma olarak görmüştü. Bir dişi buna değmez demişti ama şimdi anlamıştı ki araya aşk girince sevilen bir taş dahi olsa artık kutsaldı ve her şeyden daha önemliydi.

Bunları sistemli bir şekilde düşünmeden Mansoniini'ye bağlandıkça bağlanmıştı. Her gün daha çok sevmiş ve hiçbir zaman bir dediğini iki etmemişti. Bugün aralarında bir sorun çıkmış ve o Mansoniini'ye olmaz demişti. İşte bu düşüncelere, onu eskilere götüren çekiç etkili söz o zaman gelmişti. Bir zamanlar değersiz gördüğü dişilerden birine bunca zaman tek bir kez bile itiraz etmemişti.

Ne diyeceğini bilmiyordu, "ne oldum dememeli, ne olacağım demeli" mi deseydi durumuna daha çok uyardı yoksa "gel gör beni aşk neyledi" diye diye başını duvarlara mı vursaydı?

Her ne yaparsa yapsın bir kez düşmüştü bu sevdaya. Aşk dediğin yakardı ve bunun kime karşı olduğu çok önemli değildi. Mansoniini'nin yumurtlamak için kana ihtiyacı vardı ve belki de zalim bir insan onu hiç acımadan ezecekti. Bu insanın Aedes'ten haberi bile olmayacaktı. Geride bıraktığı yanık bağır umurunda bile olmayacaktı. Yeter ki biraz canı kaşınmasındı.

Bu düşünceler Aedes'i yeyip bitiriyordu fakat yapacağı bir şey yoktu. Küçücüktü insanlara karşı çıkamazdı. Mansoniini'yle beraber gidip onu koruyamazdı. Ona gitme, gel geleneklere karşı çıkalım diyemezdi. Kaderine razı olmaktan başka çaresi yoktu.

Kural belliydi: Sevdiysen Yanarsın!

Mansoniini kan almaya gidecekti ve bir daha dönmeyecekti. Aedes de bir ateş veya bir ışık bulacak yanana kadar etrafında dönecekti. Kendinden başka bir şey düşünmeyen bencil insanlarsa onu ateşe aşık bir deli sanıp aşk hikayelerine malzeme yapacaklardı.

Yorumlar

  1. Harika olmuş bu :)

    Şems-i Tebrizi tabiriyle, aşk kalpteki yanmadır. Aşk acıdır..

    YanıtlaSil
  2. Yusuf, okuldaki ve çevrendeki arkadaşlarının blogundan haberi var mı? Var ya... neyse söylemeyeyim! Sen anladın onu. :)

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel olmuş, demeyi unutmuşum. :)

    YanıtlaSil
  4. Var abi, Facebook'a da atıyorum linkleri orada arkadaşlar var okuyorlar. Ayrıca abim bile bazen gelip okuyor. Bir şey olur mu abi? :))

    YanıtlaSil
  5. Eyvallah abi teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Bak buna sevindim. Beni korkutuyorsun canım abim. :))

    YanıtlaSil
  7. Mimlendiniz :) www.biryazarsam.com

    YanıtlaSil
  8. Yusuf çok güzel, gerçekten. Çok hoş bir tebessümle okuttun tüm satırlarını. Bu sivrilerden bayağı bir masal dizisi bile çıkar. Hatta insanlar bir müddet sonra sivrisinekleri bile öldüremez olur, kollarını uzatırlar kan alsın ve gitsin diye.. :)

    YanıtlaSil
  9. Teşekkür ederim abi, ben de kimi animasyonları seyredince acaba bundan sonra bunlara dokunmasam mı diyorum, sonra bakıyorum laftan anlamıyorlar. :))

    YanıtlaSil
  10. :) Ahh bide laftan anlasalar..

    YanıtlaSil
  11. Sivrisinekler farklı ama değil mi abi, bak aşık bile olabiliyorlar :))

    YanıtlaSil
  12. Doğada her köşede aşk vardır zaten Yusuf :)

    YanıtlaSil
  13. Görecek göz lazım diyorsun yani abi, eyvallah. Allah onu da verir inşallah hayırlıysa tabi.

    Bu arada senin bloga da yorum olarak yazdım ama galiba görmedin. Sen mimini bu gece yazacak mısın? Ne yazacağını merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  14. Kalemine sağlık Yusuf,güzel bir yazı olmuş.Sizin oraları bilmiyorum ama oturduğum semtte elhamdülillah yazın sivri derdimiz olmuyor,belediye bu konuda iyi çalışıyor sanırım :)

    YanıtlaSil
  15. Bu sene pek yok. Biz de gayet rahatız. Olanlar da işte böyle kendilerini yakıyorlar. :)

    YanıtlaSil
  16. ÇOK GÜZEL VE ORİJİNAL BİR YAZI OLMUŞ.
    ELİNE SAĞLIK :)

    YanıtlaSil
  17. Çok teşekkür ederim, sizin de.

    YanıtlaSil
  18. Hayal gücünün gerçeklere yön vermesi... MaşaAllah diyeyim ne kadar kuvvetli bir hayal gücünüz var. Hikayeye hayran kaldım.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.