Yazar Ne Yazar Ne Yazmaz


"Ilık bir ilkbahar akşamıydı." Yok yok sıcak bir yaz öğlesi olsun. O da olmadı buz gibi bir kış şafağı olsun ama ılık bir ilkbahar akşamı olmasın. Bilmiyorum ılığın sizin için anlamı ne; benim için soğumaya yüz tutmuş bir çaydan başka bir şeyi hatırlatmıyor.

Bu berbat girişten sonra meramımı anlatayım: Bilirsiniz piyasada bir sürü kitap var. Gelen yazıyor; giden yazmış ama kimisi sadece yazarken kimi yazdığına ruhundan bir parça eklemiş.

Ağzı bozuk blog yazarlarının kitap bastırdığı günümüzde o kadar kötü bir durum var ki nasıl diyeyim bilmiyorum. Eline güzel bir hikaye geçiren bir kitap yazmış, okuyunca keşke hikayesini bir yazara verseymiş diyorsunuz.

Kendinizi kitaba kaptırmadan okursanız görürsünüz ki bazı yazarlar oldukları gibi yazacaklarına okuyucuya güzel görünmek için taklalar atıyorlar. Yersiz devrik cümleler, birkaç kısa cümlenin birleşiminden oluşan paragraf cümleler, klişe laflar, imkansız benzetmeler ve benzeri...

Özellikle meşhur olmuş birilerinden böyle şeyleri okuyunca ne diyeceğimi bilmiyorum. İmkansız benzetmeler dedim ya, niye böyle bir yola başvurulur anlamıyorum. Benzetme insanlara bir şeyler hissettirmek için yapılıyorsa bir duyguyu, hiç olmamış veya olması imkansız bir şeye benzetmenin ne gibi bir anlamı olabilir?

Hangi birini söyleyeyim bilmiyorum. Söylememin bir faydası olur mu onu da bilmiyorum ama söyleyeceğim. Zaten buraya yazmamın bir şeyleri düzeltme gibi bir hedefi yok. Birileri buraya bakıp yazma niyetlerinden vazgeçerse ne mutlu bana :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)