Bakış Açısı

Bir dizide şöyle bir sahne seyretmiştim. Bir matematik öğretmeni tahtaya bir soru yazdı. Bunu çözün dedi. Öğrenciler bu imkansız dediler. Fakat hoca ısrarla "bakış açınızı değiştirirseniz çözersiniz" diyerek onları çözmeye zorladı.

Matematikle aram olmadığı için soruyla ve cevapla ilgilenmiyorum. Zaten o zaman da ne soruyu ne de çözümü anlamıştım. Fakat bakış açısı konusunda, sözel kafasıyla bir şeyler düşünebileceğime inanıyorum.

Öyle sanıyorum ki insan baktığı şeyi görmekten çok onu yorumlar. Bir sanatkarın sanat eserine bakışıyla bir avamın bakışı arasında fark oluşunun nedeni budur. Avam o eserde en fazla bir güzellik bulur, belki onu bile göremez. Fakat sanatçı baktığı an ondan bir mesaj bile çıkarabilir.

İnsanın olaylara, kişilere, bilimlere, dinlere vb. bakışı da sanırım bilgisine göre değişir. Kur'an okumamış, Arapça bilmeyen, beş vakit namazını camide kılan bir yaşlı insanın İslam'a bakışıyla, bir Sosyoloji öğrencisinin bakışı asla bir olamaz. Birincisi bilmeden sadece inanırken diğeri işin özünü kavrama endişesindedir.

Yaşımıza göre olaylara, kişilere, fikirlere bakışımız farklılaşır. Düşman bellediğimiz bir insan, bir zaman sonra dostumuz olabilir. Olumlu gördüğümüz bazı olaylar, zamanın akışıyla bizim için olumsuz olabilir. Mesela 11 Eylül saldırısı benim için iyi bir şeydi. Ölenler kafirdi yani düşmanlardı (!). Fakat aradan geçen zaman, bana insanın insan olduğu için değerli olduğunu öğretti. İnsan öldürmek yanlıştı. Suçsuz, günahsız insanları, bir de toplu olarak öldürmek ancak ABD, Rusya, İsrail, Çin, Tayland gibi zalim devletlere yakışırdı. Bir Müslüman bunu asla onaylamamalıydı. Fakat ben olaya insancıl bakış açısından değil, kendilerinden başka bir şey düşünmeyen birilerinin kör penceresinden bakmıştım.

Bir nesneye farklı açılardan baktığınızda gözünüze aynı görünmez. Aşağıdan baktığınız şey büyük, yukarıdan baktığınız küçük gelir size. Maddi olarak bile bakış açısı fark yaratırken, manevi olarak bunun ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Daha çok okuyarak, daha çok insan tanıyarak, daha çok gezerek bakış açımızı genişletebiliriz. Okuduğumuz her kitap bize yazarının bakış açısını kazandıracak, tanıdığımız her insan bize onun gözleriyle hayata bakmamızı sağlayacaktır. Öğrendiğimiz her kültür, bize yeni yeni pencereler açacak, dünyayı daha iyi anlama imkanı tanıyacaktır.

Kendi kabuğumuzdan dünyayı seyrederek sağlıklı kararlar vermemiz mümkün değildir. Düşüncelerimizin sürekli değişmesi buna delildir. Bu değişimin sonunun olmadığını da göz önünde bulundurursak ne kendimizin, ne de güvendiğimiz birinin fikirlerini yüzde yüz doğru kabul etme imkanımız olmayacaktır.

O zaman insanlara karşı anlayışlı davranmalı, her farklı sese saçma dememeli, insanları meşhur olma isteğiyle itham etmemeliyiz. Ne biliyoruz, belki onun dediği daha doğrudur.

Yorumlar

  1. Bakış açını değiştirip ana sayfaya gitmelisin. O zaman yeni kayıtları görebilirsin. :)

    Benim her kaydım burada görünmüyor nedense.

    YanıtlaSil
  2. Kurbağa dünyayı düştüğü kuyunun ağzı genişliğinde görür demişler. Bakış açımızı değiştirmenin sanırım en güzel yollarından birisi empati. Her zaman tek taraflı davranmak ne kadar doğru? Yazı gerçekten güzel olmuş. Tekrar tekrar okunması gerekiyor. Eline sağlık

    YanıtlaSil
  3. Yusuf kardeşim Yazınızın içeriyine bayıldım:)gerçekten.
    Bakış açısı çok önemli yazdıklarınıza son kelimesine kadar katılıyorum.İnsan bir şeye nasıl bakmak isterse öyle görür.Hayırlı günler.Hayırlı cumalar

    YanıtlaSil
  4. Gencim, hayatın başındayım diyorsun. Tecrübesizim diyerek bazen tevazu gösteriyorsun. Yusuf inan ki iltifat olsun diye söylemiyorum; şu senin baktığın kadar selametle kavramlara bakabilmek için insanlar en az yarım asrı ya da ona yakın bir seneler bütününü geçmişte bırakarak bu olgunluğu yakalayabiliyorlar. Anlatmayı becerebilenler ise çok daha az. Çok beğendim yazını.

    YanıtlaSil
  5. Yolcu, hiç aklıma gelmedi. :)

    Faruk, teşekkür ederim.

    Gül, teşekkür ederim, size de hayırlı cumalar.

    Kamil Abi, o senin sevginin beğenisi, çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  6. Ah be Yusuf. O kadar güzel yazmışsınki. Bu dediklerin gibi bakabilmeyi becerenlerden olsak keşke hep. Bunları sağlayabilen bir dünyada yaşasak, zaten olay kökten bitmiş olacak. O tüm yönetenlerin bahsettiği ama ona ulaşmak için çabalamadıkları kelime var ya "Huzur"... İşte sen ona kavuşmanın anahtarını yazmışsın. O kadar doğru tespitler yapmışsın ki seni coşkuyla alkışlıyor ve takdir ediyorum...

    YanıtlaSil
  7. Çok teşekkür ederim abi, maşallah o kadar güzel bir yorum yazmışsın ki ferahlık hissettim. Sağ olasın. :)

    YanıtlaSil
  8. Hayata ve insanlara nasıl bakarsak öyleler aslında.Hani Mevlana Hazretleri'nin sözündeki gibi;Güldeki dikenleri değil,dikenler arasındaki gülü görmeli insan..Yazı çok güzeldi,gönlüne sağlık..

    YanıtlaSil
  9. Çok teşekkür ederim, sizin de elinize ve gözlerinize sağlık. Yorumu yeni gördüm ne hikmetse. Kusura bakmayın.

    YanıtlaSil
  10. Bir ise baslamak icin özgecmisimle birlikte dilekce vermisdim ve zaman sonra mektupla bir randevu gönderdiler verilen adrese vardigimda salonda enaz 70-80 kisi var fakat 6 kisiye kontanjan acilmis.Her görüsme cabuk sürüyor ve sira bana geldi, iceriye girdim önce tokalastik, buyurun oturun dediler yerimi aldim rutin sorulardan sonra masanin üzerine tahtadan 2 adet el büyüklügünde 3 rakami ve toplama, carpma vs isaretleri biraktilar ve benden istedikleri cok ilgincdi, bu iki rakamla 8 sonucuna ulasmami istiyorlardi. Biraz düsünme süresi tanidilar.Anlasilan yaraticilik yönümü ölcmek istiyorlardi;)
    Ben gülümseyip iki adet 3 rakamini birbirine biri ters yöne bakmak üzere digeri ile birlestirince personal odasinin yolunu tarif ettiler.
    Bazen bakis acisini degistirmek gercekden yariyor :))))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Öğretme(n)