Ana içeriğe atla

Büyüğü Varken

Bir arkadaşıma bir sıkıntımdan bahsettiğimde bana şöyle demişti: "Üzme kendini bu kadar, senin bu sıkıntılarını yaşamak için can atan çok sayıda insan bulunabilir." Biraz düşününce haklı olduğunu düşündüm. Zaten ona da söyledim, insanın tek sıkıntısı olduğunda, ne kadar da küçük olsa dert olur insana. Gerçek sorunları olunca artık bu küçük sıkıntılar önemsizleşir, hatta görünmez olur.

Bu konuşma ve düşüncelerden sonra gördüğüm bir manzara beni baya etkiledi. Tren istasyonunda bilet sırasındayken, küçüklükten tanıdığım birini gördüm. Büyümüştü, delikanlı olmuştu ama hastalığı onu bırakmamıştı.

Felçli olan bu genç dik duramıyor. Yürürken sallanıyor, hareketlerini kontrol edemiyor, kafasının sallanmasını engellemek içinse sürekli gergin duruyor. Rahat konuşamıyor bu talihsiz adam; ağır kelimelerle hitap ediyor.

Biletlerimizi alıp birbirimize iyi yolculuklar diledikten sonra onun hakkında düşünceler aldı beni. O tecrübeli arkadaşımın dedikleri beni sevk etmişti bu düşüncelere. Dedim ki kendi kendime, acaba ben sıkıntı dediklerimi bu gence anlatsam bana ne derdi? Güler miydi yoksa oturup haline ağlar mıydı? Sen de insan mısın bile diyebilirdi bana. Böyle şeyler senin canını her sıktığında beni hatırla, hiç ölmezsin dese, ya da bana beddua etse hiç şaşırmazdım tabi.

Acaba ona en büyük dileğin ne desem, o da bana tek dileğim senin gibi dik durabilmek dese kendimden utanır mıydım? Yemek beğenmediğimde Afrikalıları bana hatırlatanlar, kibirli kibirli yürüdüğümde bana bu genci hatırlatıp kendime gelmemi sağlarlar mıydı?

Dediğim gibi büyük sıkıntılar olmayınca insan küçük sıkıntıları gözünde büyütüp kendini üzer. Bir Müslüman için bugün en çok bulunan şey sıkıntı olduğuna göre benim yaptığım düpedüz düşüncesizliktir. Zira her tarafta akan Müslüman kanı bir yana, savunduğum değerlerin bugün dört taraftan saldırıya uğraması benim için ilgilenilmesi gereken önemli sorunlardır. Kafirler bir yana, İslam'ı anlamamış Müslümanlarla da mücadele etmemiz gerektiğini düşünürsek benim başımı kaşıyacak vaktimin olmaması gerekirdi.

Fakat ben boşluk içinde küçük sıkıntılarımı içimde büyütmüşken, beni hiçbir zaman bana bırakmamış olan Allah'ım, bu kez de bu değerli arkadaşı vesile kılarak kendime gelmemi sağladı. Allah'tan dileğim onu sıkıntılardan uzak tutsun, hem bu dünyada hem de öbür dünyada yüzünü ay gibi parlak kılsın.

Yorumlar

  1. Çok etkilendim yazıdan.Allah o hasta kardeşimize ve bütün hastalara acil hayırlı şifalar versin.Güzel dostluklarınız daim olsun.Kalemine sağlık..

    YanıtlaSil
  2. Amin, Allah razı olsun. Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  3. Yeryüzünde tanınmayan nice buğulu gözlülerin,göklerde sevdalıları vardır.
    Hayırlı günler kardeşim.

    YanıtlaSil
  4. Maşallah.

    Size de hayırlı günler. Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  5. Allah c.c. herkese imtihanlarını vermeyi nasib etsin.

    YanıtlaSil
  6. ismi lazım değil :)16 Eylül 2011 11:55

    ne hoş, tefekkür dolu bir yazı.klavyenize sağlık...sıkıntılarımızda tek yapmamız gereken, sadece biraz düşünmek oysa dimi :) Rabbim her daim, bu düşünceleri kalbinde olanlardan eylesin

    YanıtlaSil
  7. Amin, teşekkür ederim ismi lazım değil. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.