Para mı Sevgi mi

Felsefe dersinde hocamız eş seçimiyle ilgili bir soru sordu. En önemli şey ne diyordu. Kimileri öyle, kimileri böyle dedi ben "para" dedim. Hoca her cevabı tahtaya yazıyordu. Daha sonra bazılarının "aaa, bak biri para demiş" deyip güldüklerini gördüm.

Hayatın gerçeklerinin farkına varmamış gençlerdi bunlar. Onlar daha duyguların gücüne inanıyorlardı. Sadece birkaç ay yürüten duyguların bir ömür boyu süreceğini düşünmek bir yana, daha, ciddi düşünmek için bile çok küçüklerdi. Çünkü ortada bir şey yokken kararlar vermek, ahkam kesmek çok kolaydı. Şöyle  bir şey anlatılır: İki fakir adam konuşurlar, biri birine sorar: "iki araban olsa birini bana verir misin? İki evin olsa?..., İki bilmem neyin olsa?..." diye uzatır da uzatır. O her sordukça diğeri "elbette" deyip durur. Sonunda "iki gömleğin olsa?" diye sorar. Diğer adam durur ve "hayır" der. "Neden" sorusuna da "çünkü iki gömleğim var." diye cevap verir.

İşte bizim gençler de daha hiç ciddi düşünmediler bence. Çünkü şimdi ne derlerse desinler iş ciddiye bindiğinde düşünecekleri ilk şey para olacaktır. Hatta zengin birini, evlilik ortaya çıktığında aşık oldukları kişiye tercih edebilirler. Onlar ne kadar kendi kendilerine söz verseler de çevrelerindeki herkes, bir ağızdan onlara aynı şeyi söyleyecek: "Para, para, para..."

Kendilerinden öncekilere baktıklarında da durumun paradan yana olduklarını görecekler. Parası olanların mutlu, parası olmayanların ne kadar birbirlerini sevmiş olsalar da artık birbirlerine sevgiyle bakamadıklarına şahit olacaklar. Bu da onların paraya daha fazla değer vermesine neden olacak.

Toplum bu yönde ilerlediği müddetçe elbette sevgiden bahsetmek çok mümkün olmayacak. İnsanlar ne kadar severlerse sevsinler mutlu bir şekilde yaşamak yerine daha çok para kazanmak için çalışacaklar. Çünkü onlar parayla yaşadıkları yalancı sevgileri gerçek kabul edecek, kendilerin bununla tatmin edecekler. Bastırılmış duygularla bir ömür yaşayacaklar.

Ne yazık ki içinde bulunduğumuz kapitalist toplum bize bunu dayatıyor. Kapitalizmden en büyük darbeyi yemiş pazarcı esnafı bile Steve Jobs'dan daha kapitalist düşünürken zaten başka bir şey beklemek mümkün olmayacak. Sanırım böyle gelmiş ve böyle de gidecek.

Yorumlar

  1. Halk arasında işi gücü yerinde olmayıpta erken yaşta evlenen erkekler için söylenen bir tabir vardır "yarın öbür gün karısı tuz dedikçe içi cız diyecek" diye para tabikide çok önemli parasız hiç bir şey olmuyor,aşk,sevgi karın doyurmuyor,ama maalesef herkes mantık evliliği yapamıyor,güzel ülkemin bir çok yerinde severek evlenenler çoğunlukta :)Ama aradan bir zaman geçipte cicim ayları bitipte geçim ayları başlayınca uyudukalrı mutluluk uykusundan uyanıyorlar,gördükleri güzel rüyalar hayal aleminde kalıyor,sonra geçim sıkıntısı,iş güç,çoluk çocuk telaşesi,küçücük omuzlara yüklenen taşıyamayacakları kadar ağır yükler,,,zor işler bu işler. Güzel konuya parmak basmışsın,teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Asıl olan SEVGİDİR ama SEVGİ/AŞK gerçek anlamda yaşanmadığı için parasızlık halinde de şiddetli geçimsizlikler olabiliyor..

    Gerçi sadece PARA önemli diyenler de evlendikleri zaman onca lüksün içinde huzurlu olamadıkları zaman önemli olanın ne olduğunu anlamış oluyorlar ama geç olmuş oluyor...

    Parasız olunmuyor parasızlık sevgiyi bastırıyor..Neden mi? ÇÜnkü bir lokma yemeğim olsun huzurum olsun diyenler yok artık..doyumsuzluk memnuniyetsizlik asrın Hastalığı olduğu sürece PARA ilk sırada kalacak...Gönlümüz sevgi dese de gerçekler hep Para diyecek (ne acı)

    Her iki seçenek içinde savunucular çıkacaktır..Cevabı yaşanmadan verilemeyen sorular bunlar..Para mı SEvgi mi...

    Saygılar..

    YanıtlaSil
  3. Para mı sevgi mi? Böyle bir soru sorulmamalı. İkisi de birbirine tercih edilecek şeyler değil. İkisi de gerekli. Maddi bir dünyada yaşıyoruz. Cennette değiliz. O yüzden paraya ihtiyacımız var. Ve insanız. Duygulara da ihtiyacımız var.

    YanıtlaSil
  4. Para hayatımda hiç bir zaman birinci planda olmadı.Bundan olsa gerek ki,ben parayı takip etmem ama o beni takip eder.Dünya da böyleymiş işte,sen onu bırakırsan ona karşı açgözlü olmazsan gölge gibi seni takip edermiş.Ölçüler olmalı..Bir evi geçindirebilecek,temel ihtiyaçlar görülebilecek,borca girmeden geçinilebilecek bir düzey aranır aranmalıdır.Eğer iyi bir insanla bir evlilik aşamasındaysanız ve bunlar size yetmiyorsa dönün bir kendinizi,sevginizi ve kararınızı sorgulayın derim ben.Mantığımı hiç tatile göndermedim ama hep kalbimin sözünü dinledim.Ne olursa olsun,hiç de pişman değilim :)

    YanıtlaSil
  5. Kişiye göre deyişebiliyordur,ve paraylada sadet olmuyor.:)Allah aç gözlü ve dunya malına tapanlardan korusun derim.Hayırlı günler kardeşim.

    YanıtlaSil
  6. Gelibolu17, aslında haklısın da bence geçim sıkıntısı tek sorun değil. İnsanlar fazla lüks meraklısı bu asıl sorun.

    Pabuç, harika bir yorum, tam da düşündüğümü söylemişsiniz. Saygılar bizden.

    Yolcu, evet ama hangisine öncelik vereceğiz?

    İhyaca, size diyecek söz bulamıyorum. Sadece şu kadarını söyleyeyim: Dünyada hala sizin gibi insanların olduğunu bilmek bana yaşama sevinci veriyor. :)

    Gül, her zamanki gibi iyimser ve duacısınız. Kocaman bir amin ve hayırlı günler diyorum.

    Cümleten teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  7. Hiçbirine öncelik vermeyeceğiz. Bunlar yaşamamız için gerekli şeyler. Bizim öncelik vereceğimiz tek şey Allah sevgisi ve rızasıdır.

    YanıtlaSil
  8. İkisi arasındaki mükemmel dengeyi yakalayacak kadar olgun olmak gerekli

    YanıtlaSil
  9. Temel'e sormuşlar:
    'Güzel bir kız mı istersin,zengin bir kız mı?'
    Biraz düşünüp yanıtlamış:
    'Güzellik geçiçudur da!'

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)