Ana içeriğe atla

Sevgili Günlük 3

Ne haber sevgili günlük? Sen de benim gibi yaşamaktan sıkıldın mı? Tabi sen de haklısın. Sıkılsan ne yapabilirsin ki? Sanki kaderin kendi elinde. Tamam günlük efendi tamam. Dinlemeye değil anlatmaya geldik. Bir derdin varsa yorum olarak yazarsın.

Durumlar pek iyi sayılmaz. Mesela şu an dudağımdan musluk gibi kan akıyor. Peçete kıpkırmızı oldu. Ama Allah var kanımın rengi çok güzel. Beyaz peçete üzerine kırmızı çok yakışıyor.

Gelecekle sorunlarım var günlük. Bir türlü beni dinlemiyor. Gelme dediğim zaman çok hızlı geliyor. Bana düşünme fırsatı bile vermiyor. Çabuk gel dediğim zaman da sanki tersine akıyormuş gibi benden uzaklaşıyor. Ona dedim, seninle uğraşamam dedim. Benim Rabbim var, ona dayanırım o beni senden korur dedim. Fakat kimi zaman kendimi gene geleceğin cazibesine kaptırıyorum. Ya şöyle olursa, ya böyle olmazsa gibi düşünceler beni deli ediyor.

Deli ediyor dedim de gerçekten deliriyorum sanırım. Psikolojik sorunlarım var artık buna eminim. Mesela istediğim şeye bakamıyorum. İstemediğim şeylere de kimi zaman bakmaya meyilleniyorum. Yanımdan geçen insanlardan rahatsız olduğum oluyor. Kimi zaman kendi kendime gülümsediğimi görüyorum. Kimi zaman da dalıyorum, rastgele bir yön tutturup gidiyorum.

Sanal insanlarla da sorun yaşıyorum. Mesela hiç tanımadığım insanların, ortaya yazdığı kimi şeyler beni rahatsız edebiliyor. Kimi insanlar hep twit atsın istiyorum, kimilerinin ise bilgisayarlarını pencereden atmasını diliyorum gizli gizli.

Biliyor musun ben eskiden birçok şeye tahammül edemezdim. Friendfeed'e takılırdım. Bir resim, bir kelime yüzünden engellediklerim olurdu. Sonra alıştım. En son ne zaman birini engelledim hatırlamıyorum. Biri kutsala hakaret etmedikçe engellemiyorum; velev ki her sözü küfür olsun.

Artık sanal alem beni rahatsız edemez derken bir zayıf noktamı keşfettim: Birilerinin beni yanlış anlaması... Dayanamıyorum günlük. Kendimi yeyip bitiriyorum ekran başında. Sinirden ne yapacağımı bilmiyorum. Sanki bunun için ısrarla yanlış anlayanlara rastlıyorum. Sanki birileri beni delirtmek için çalışıyor.

Tamam görüntü yok, ses yok, mimik yok. Yanlış anlaşılmak olağan ama "gerçeklerin üzerine gitmek lazım ama ön yargısız olarak" sözünden yanlış bir anlam çıkarmak neyle ifade edilir bilmiyorum.

Öyle olsun be günlük. Herkesten iyi olmayı bekleyemezsin. Zaten herkes iyi olsa iyiliğin bir değeri olmazdı. Öyle değil mi sevgiden bihaber sevgili günlük?

Yorumlar

  1. Öncelikle geçmiş olsun.

    2-3 sene önce facebook hesabı açmıştım, meraktan. Hani eski arkadaşlarını falan bulacaksın hesabı. Girdim baktım baştan eğlenceliydi. Aaa falancada varmış vs. Hiçbirini arkadaş olarak eklemedim gerçi. Düşündüm. Be Yolcu sen bu insanlarla okuldayken ne kadar anlaşabiliyordun ki şimdi görüşsen ne olacak? Sahi gerçekten insanlar eski hamam eski tastı. Ben çok değiştiğimi düşünüyorum o yıllardan sonra. Belki de değişmemiş, sadece içimdeki duyguları dışa vurup yaşamaya başlamıştım. Eklenen bazı arkadaş ve akrabaların yaptıklarını gördükçe iyice rahatsız olmaya başladım. Kimisi baştan benim dini temalarımdan rahatsız oldu zaten.
    Sonuç itibariyle artık facebook hesabım yok. Ve başka sosyal sitelerde de.(Blog hariç) Yanlış gördüğümde düzeltmeden edemiyorum. En iyisi hiç görmeyeyim.

    YanıtlaSil
  2. Selammm,günaydın sevgili günlük,sabah şeriflerin hayrolsun :) nasılsın bakalım...iyisin iyisin iyi gördüm seni,vallaha bu sahibin seni ortaya çıkarmasa blog arşivinin tozlu sayfaları arasında ölecene yok olup gidecen he :)
    kızıyorum ona aslında ama belli etmiyorum :)niye sana daha fazla yazmıyo diye,ben olsam sne benim günlüğüm olsan varya senin elini sıcak sudan soğuk suya sokmam ben biliyonmu,her gün düzenli olarak ziyaret ederim,arada sırada döferim ama :)
    neyse günlük,sanal dünyanın derid bitmez deşme yaramı şimdibenim sanal dünyadaki en büyük sorunum emeğe yapılan saygısızlık ve insanalrın birbirlerine karşı olan umursamaz tavırları,,,acayip sinir oluyorum biliyomusun,bilmiyosun tabikide,aman sende bişey bilmiyosun :)
    Mesela bazı blog yazarlarını görüyorsun işte ben yokum beni aramayın sormayın,bi süre yazmıcam diye blogalrında çarşaf çarşaf yazı yazıyolar,sonra bu ablaları abileri,bir bakıyosun tevafuken twiter de facede at koştururken görüyosun,Allah'ta hepmi bana gösterir bunları bilmiyorumki :) çok dikkatliyim herhhal ondan,yaw güzelim,bacım kardeşim,bari bişey yazdın karar aldın,ya kendi içinde önce kendinle hasbihalleş,yada oraya yazmaki sonra böyle bana resil olmayasın,e hani sen blogunda yazmıyodun,nete girmiyecedin,kafa dinlicedin :)noldu twiter de facede fink atıyon,,,,hee ben biliyom blog ortamı bayıyo bunları :) bayabilir normaldir benide bayıyo bazen,kaç kere tası tarağı toplayıp gitmek istedim,gittimde,ama gene tükrüğümü yalayıp geri geldim,ama kimseyede ben bi süre ortalarda görünmücem deyipte başka yerde eğleşmedim :)
    işte böyle günlük,şimdi bu yorumu okuyup kendi üstüne alınanlar olabilir,olur olur biliyom ben,mutlaka hemen şimdi altına kendince geçerli bir mazeret yazarlar,yada suskunluğum asaletimdendir tripleri atarlar :)
    atsınlar ama bilmiyolarki şu sanal dünyada trip atmak en çok bana yakışıyo :)
    yani canımın içi günlük senin anlıyacağın,neymiş
    1incisi emeğe saygı,
    2ncisi karşındakine saygı sevmiyosan bile,umursa selamını al,hiç kimseyi kendinden üstün görme,
    3ncüsü verdiğin sözün yazdığın yazının arkasında dur :)

    neyse günlük ben kaçar sana selam eder yanaklarından öperim,,,,dur sana gitmeden bir fincan çay ısmarlıyim :)
    hadi görüşürük kendine çok cici bak...
    bu sözün altındada hep bir tehdit iması seziyomya neyse :)
    kendine iyi bak derlerya,hani ayağını denk al bak her an kayabilir başına bişi gelebilir hesabı...
    biz en iyisi Allah'a emanet ol diyelim....

    O her şeyin en iyisini bilir.....

    ya bak şimdi önizlemeden baktımda birde şu harfleir doğru sıralasam mükemmel yazacamda,işte aceleden olmuyo karışıyo,bende düzeltmiyom copy paste yapan uğraşsın :) vallaha bak benim yorumlarımı yazılarımı çalanları şıpadanak anlarım bilirim,ben onların içine şifre koyuyom hee siz bilmiyonuz,mahsus yanlış yazıyom :)

    YanıtlaSil
  3. Yolcu, sonunda ben de öyle yapacağım korkuyorum ama ben blogu da kapatacağım galiba. Hatta bir varmış bir yokmuş hesabı bile olabilirim.

    Gelibolu17, teşekkürler çay için. Günlük içmedi bana verdi çayı ondan teşekkür ediyorum.

    Kendini mi kimseden üstün görme yoksa kimseyi mi kendinden üstün görme?

    YanıtlaSil
  4. sen bence buraya yaz... sadece yaz.. dili olmasın buranın istersen... yorumlarımızı okuma istersen... sen buraya sadece yaz...
    belki dilsizken anlar seni...
    belki dilsizliğinden, bi ses duymak istersin bi yorum okumak istersin, doğru anlaşılmış ya da yanlış anlaşılmış..

    Delir birazcık, bişe olmaz, zaten herkes deliriyor bu zamanda ama bunların farkındaysan eğer, ve önünü almak istiyorsan, önünü al! herşeyin seni daha fazla delirtmesine izin verme...

    Dudağından neden kan aktığını bilmiyorum yara mıydı uçuk falan mıydı ama durduk yere akıyorsa eğer, ihmal etme derim ;)

    sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Dudağım çatlıyor kimi zaman, dalıp oynayınca kanatıyorum. Önemli bir şey değil.

    Saygılar.

    YanıtlaSil
  6. Geçer geçer bu da geçer...!

    Sen sen ol bu günlüğü de pek ciddiye alma o da senin duygularını/düşüncelerini cümle aleme yayabilir;)

    Canını bu kadar sıkma daha okulunu bitireceksin ,askere gideceksin, iş arayacak/bulacaksın, evlenecek baba olacaksın...Bu günlerini arayacaksın;)

    Selam ve dua ile...

    YanıtlaSil
  7. Teşekkür ederim. Baya bir güldüm. :)

    Selam size de, Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
  8. Sevindim :)

    Allah yar ve yardımcın olsun gerisi hep fani :)

    YanıtlaSil
  9. Cümlemizin inşallah :)

    YanıtlaSil
  10. Vay vay vay, bu günlüğü kimler üzmüş böyle! Sana bu yazıları kimler yazmış? Çok olağan, doğal ya da normal ruhsal durumları çok anormalmiş gibi kaleme alanlar kimlermiş? Bir an tereddüt ettim, acaba bu günlüğe ben de mi yazıyorum diye! Aynı beni anlatmış sanki. Sevindim, demek ki yanlız değilmişim. Benim gibi düşünen başka insanlar da varmış. Yazanın benim gibi gelecekle sorunları varmış. Benim gibi ne kadar katlanmaya ve iyi niyetle yaklaşmaya çalışsa da gıcık oldukları varmış. Benim gibi kendi kendine gülenler hatta ve hatta benim gibi dişlerinin arasına alıp soyup, dudağıyla ha bire oynayanlar varmış. İnsanları sevin diye yazılar yazıp benim gibi yazdığının aksine sevmediğini zannettiği tiplerle sürekli karşılaşanlar varmış. Benim gibi yanlış anlaşılanlar, yanlış anlaşıldığını düşünenler ya da şöyle söyleyeyim ha bire kurup kurup bu beni her halde yanlış anladı diyenler varmış. Benim gibi bütün bunları yaşayıp yaşayıp yazandan tek farkım var benim. Ben ara sıra sanal dünyaya yeterince veya kısa kısa fasılalar veriyorum. Bu bana ruhsal dinginlik ve sevdiklerime zaman ayırma serbestisi sağlıyor. Buraya yazan galiba vermiyor yeterince bu tenefüsleri. Bir de uzun fasılalar vermeden önce haber verenlerdenim ben. Okuyanlara saygıdan şu kadar zaman yokum diyorum. Kendimi yasaklamıyorum mesela. Yazmaya ara verdim diyorum. İstediğim zaman istediğim gibi girebilirim yine nete diyorum. Kime ne değil mi! Ama saygım var. Saygısız değilim. Yoksa ne gerek var yokum demeye. Mecbur değilim. Ha bir de herkesten iyi olmasını ya da benim gibi olmasını değil, kendimi daha iyi yapmayı hedefliyorum. Tek rakibim kendimim. Ama onu, ona iyi davranarak cezalandırıyorum. Kaç kişi olduğunun çok önemi olmasa da sevildiğimi de biliyorum ben. Bu günlüğün sahibini bulsam ona derdim ki; "Hiç canını sıkma, yalnız değilsin"

    YanıtlaSil
  11. O günlüğün sahibi seni sevenlerden biri ve hiç merak etme mesajın yerine ulaştı.

    Hiç ara vermiyor diyorsun ama yakında öyle bir ara vereceğim ki kuş gibi olacağım inşallah. :)

    Saygılar abi.

    YanıtlaSil
  12. kimseyi kimseden üstün görme!herkes eşit değilmiydi yoksa ?
    insanlar kardeş değilmiydi oysa?
    müslümanın müslümana,kanı,canı,malı,ırzı haram kılınmamışydı?
    neyse ya boşver,sen bildiğin gibi takıl günlük,sen en iyisi beni boşver,sen zaten beni hiç bir zaman anlamadın,anlamak istemedin,hatta anlamaya bile çalışmadın,,,sen iyisimi kendi doğru bildiğin yolda yürümeye devam et,sevgiyle kal günlük,selamlar olsun :)

    Okur-yazarın bol olsun :)

    YanıtlaSil
  13. Yusuff; bir de yazdığım yorumu onaylamak ve cevap vermek için 15 gün bekletmediğin için teşekkür ederim. Ben yazmadığım zamanlarda bile bloguma uğrar yorum falan var mı diye bakarım mesela. Sen zaten neredeyse anında cevaplıyorsun. Kimileri uzun fasılalar verdiğini bile söyleme nezaketinde bulunmayıp yorumlarımıza neredeyse bir ay sonra cevap veriyor. Sen öyle değilsin. Bak ben de kızdım işte. :)) Kopyala yapıştırı da hiç sevmem onu da ekleyeyim. Kim yapıştırıyorsa gidip yüzüne söylerim. Sana sevgilerle, üzerine alınana eseflerle...

    YanıtlaSil
  14. Evet aynen öyle. Teşekkür ederim günlük adına :)

    YanıtlaSil
  15. Rica ederim abi, ben teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  16. Kimsenin etlisine sütlüsüne dokunmazsan sorun yokmuş. Sana da bir fotoğraf bloğu yapmanı tavsiye ederim. :)

    Artık islam dini anlatılarak yaygınlaştırılacak bir durumda değil. Herkes herşeyi biliyor zaten. Sadece iman edip amel etmek kalıyor ki bu da birilerinin söylemesiyle olacak iş değil. Herkesin kendi bileceği iş. Bundan sonra kendimizle uğraşmalıyız artık.

    YanıtlaSil
  17. Yusuf Kardeşim.Ne güzel demişsiniz işte,Benim Rabbim var,sen seni biliyorsun,Rabbinde seni bildikten sonra sorun yok bence,derler ya el ağzı torba deyil büzesin sıkmayın canınızı olur olmaz şeylere.Boş veer hayat güzel yaşamaya bak,yazılarınızdan bizleri mahrum birakmayın olurmu.

    Dünle beraber gitti düne ait ne varsa
    Bugün yeni şeyler söylemek gerek.
    Mevlana
    Hayırlı günler

    YanıtlaSil
  18. Yusuf Kardeşim.Ne güzel demişsiniz işte,Benim Rabbim var,sen seni biliyorsun,Rabbinde seni bildikten sonra sorun yok bence,derler ya el ağzı torba deyil büzesin sıkmayın canınızı olur olmaz şeylere.Boş veer hayat güzel yaşamaya bak,yazılarınızdan bizleri mahrum birakmayın olurmu.

    Dünle beraber gitti düne ait ne varsa
    Bugün yeni şeyler söylemek gerek.
    Mevlana
    Hayırlı günler

    YanıtlaSil
  19. Yolcu, şu aralar yazmakla aram iyi, çok şükür sorun yok. Bir gün sıkılırsam bu tavsiyenize uyacağım inşallah. Teşekkür ederim. :)

    Gül, çok teşekkür ederim ne kadar güzel bir yorum yapmışsınız. Elinize sağlık. Siz de bizi bu güzel yorumlarınızdan mahrum etmeyin lütfen, size de hayırlı günler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.