Namazın Zararları

Ben küçükken bir yerde öğretmenin biri namaz kılmadığını söyledi. Niye diye sorunca orada olanlardan biri, öğretmen gevşeklik yaptığını aslında kılmak istediğini ama hep ertelediğini, üşendiğini anlattı. Adam o zaman başladı konuşmaya. Nereden bu kadar şey öğrendiyse abdeste, namaza onlarca somut fayda yükledi.

Abdest şöyle şöyle yapıyor. Kolda bazı damarlar var sadece abdest alınca açılıyorlar. Yüz bilmem nasıl oluyor. Namaz falan eklemler için iyi. İnsan vücudunda kireçlenme olmuyormuş vesaire vesaire anlattı durdu. Uzunca bir süre susmadı. Tabi o benim şimdi dediğim gibi anlatmıyordu. Model üzerinde canlı örnekler getirerek konuyu uzatıyordu.

Konuşması bitti. Küçüktüm ama söylemem gereken bir şeylerin olduğuna inandım mı durmam ve nihayet söyledim. "Değil fayda, isterseniz her namaz bize zarar versin yine kılmak zorundayız." dedim. Dedim demesine de o adamın uzun konuşmasından bıkanlar, benim gibi bir çocuğu dinleyecek değillerdi herhalde. Gerçi izin verseler sadece üç cümle kuracaktım ama olmadı. 

Ben de o gün söyleyemediklerimi bugün buraya yazmaya karar verdim.
Bilirsiniz şimdi ortada yeni bir İslam anlayışı var. Felsefedeki anlamıyla değil de ben buna "faydacı İslam" diyorum. Bir şeyden somut bir fayda beklediğimiz bir İslam... Özellikle de Kalp Gözü, Sırlar Dünyası vb. televizyon filmleriyle toplumun kafasına nakşedildi bu İslam. Sanki İslam sadece güzel ahlakmış gibi anlatıldı insanlara. Tabi bu ayrı bir konu.

Bir iyilik yapan, bir hocamızın tabiriyle daha köşeyi dönmeden karşılığını aldı. Bir kötülük yapan da anında cezasını buldu. Gerçek hayatın böyle olması durumunda tüm insanların dindar birer Müslüman olacağını öngördüğüm bu filmlerde, çok kötü insanların bir anda melek kesilmesine hiç değinmiyorum bile. 

İnsanlara İslam'ı böyle tanıttığınızda insanlar ağzı açık kuş yavrusu gibi her an gözlerini göğe dikecekler. Halbuki çevrelerine baktıklarında böyle bir şey olmadığına şahit olacaklar. Bazı şeylerde olan bazı faydaları isterlerse görmezlikten gelecekler. Sonuçta batılılar ne namaz kılıyor, ne abdest alıyor ne de oruç tutuyorlar ama bizden daha sağlıklılar. Bu da bir yana, sigara içen insanlar gibi, ben o faydayı istemiyorum diyebilir insanlar. 

Gelin yine hep beraber Ali Şeriati'ye kulak verelim. Bugüne kadar hep "nasıl" dedik, bundan sonra "niçin" diyelim? İşte o zaman namazın gerekliliğinin yanında faydalarının sayılmasına gerek olmadığını göreceğiz. Çünkü o zaman asıl hedefimizi sorgulayacağız ve namazın bu hedefte ne kadar merkezde olduğunu göreceğiz. Orucun aslında bir diyet programı olmadığını anlayacağız. 

Sonuç olarak dünyada doğal bir denge var. Allah faydalı şeyleri emretmiş, zararlıları da yasaklamış. Bu bizim için çok iyi bir şey fakat durum bunun tersi de olsaydı bizim iman ettikten sonra taviz vermeden bunların hepsini eksiksiz bir şekilde yerine getirmemiz gerekirdi. Eğer böyle bir imanımız varsa Rabbimizin huzuruna vardığımzda başımız dik olabilir. Aksi halde yaptıklarımızı ne için yaptığımız sorulduğunda çakılıp kalabiliriz. Allah bizi amelleri boşa gidenlerden eylemesin. 

Yorumlar

  1. Bu tür dizileri, filmleri ben de çok polyannacı buluyorum. Gerçek hayatta kötülük yapan insanlar bazen iyilerden daha iyi yaşayabiliyor. Sağlık ve maddi açıdan diyorum tabii, huzur açısından değil. Çünkü dünyanın bir değeri yok Allahü Teala katında. Mesela Peygamberler a.s. dünyanın en iyi insanları olmasına rağmen kimse onlar kadar sıkıntıya maruz kalmamıştır.

    İbadetlerin faydalarını ortaya koymak ve haramların zararlarını araştırmak bence gereksiz. Gerçek itaat ve iman gözü kapalı Allah'ın c.c. emirlerini yapabilmektir.

    YanıtlaSil
  2. İnanç konusunda sorgulayıcı ama inandığında da itaat edici olmak. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. İnanmak için; bir şeylerden fayda görme umudu kadar saçma bir beklenti olamaz. İnanmak kalp işidir, beynin hiçbir hükmü yoktur.

    Modern(!) dünyada namazın ya da orucun, ne kadar anlatırsanız anlatın, insan beynine göre çok da anlamı yoktur. Mesela namaz yerine yoga, oruç yerine diyet tercih edilebilir. Ya da sünnet olmayan erkeklerin hepsi hastalıklı mıdır? Hayır.

    Tüm bunlar Türkiye ve dünyada İslam'ı sadece belli kalıplara sokarak, kişinin sadece kendisiyle ve içinde yaşadığı bir olgu haline getirmek için yapılmaktadır. Din siyasete alet edilemez ama spor, müzik, sinema, her türlü sanat vs siyasete alet edilebilir. Hatta siyasi sanatçılar daha bir el üstünde tutulurlar, öldüklerinde (haşa) ilah ilan edilirler.

    Din siyasetin ta kendisidir, bizatihi siyasettir. Din müziktir, sinemadır, spordur. İnsana dair ne varsa, din hepsidir. İnanmak için bir fayda beklentisine gerek yoktur. Sadece Allah emrettiği için inanılır; sırf Allah rızası için namaz kılınır, oruç tutulur, zekat verilir, iyilik yapılır, savaşılır.

    Eğer namazın hiçbir faydası olmasaydı, ki bu faydaları insan kendisi (biraz da zorlamayla) uyduruyor, yine de namaz kılınırdı. Ya da oruç tutulurdu. Namazın anlamını kavrayamamış bir insan için ne kadar fayda/yarar söylerseniz söyleyin, bir yerde patlak verecek, ya namazı terkedecek ya da değiştirip işine geldiği gibi kılmaya çalışacaktır. Bu tüm ibadetler için aynıdır. İbadet sadece Allah için yapılır, sadece Allah rızası için yapılır. Bunu anlayan bir insan için daha fazlasına da gerek yoktur.

    "Dost olarak Allah yeter, yardımcı olarak da Allah yeter" - Nisa 45

    YanıtlaSil
  4. Maşallah ne güzel yazmışsın Adsız, eline sağlık. Bir de adını söyleseydin seninle müşerref olsaydık ne güzel olurdu. :)

    YanıtlaSil
  5. Bir de paraya ihtiyacı olan birinin sabah kalktığında kapısının önünde bir kalıp banknot bulması sahnesi var ki gülerken ağlanacak cinsten bir yaklaşım.

    YanıtlaSil
  6. Gökten yağan yağmuru görmeyenlerin kurguladıkları yardım ancak hazır para kalıbı olur :)

    YanıtlaSil
  7. Yani sizleri artık anlayamiyormuyum nedir, bilemiyorum kardeşim yusuff.Sağlıkları içinde olsa namaz da kılsınlar oruçda tutsunlar yeterki yapalım diyorum.Hiç yapmamakdan iyidir. kalbimizden geçenleri Allah biliyordur yeterki kötülük olmasın.Kendimize yapılmasını istemediyimiz şeyleri kardeşlerimiz içinde istemedikce yaşamak ne güzel olurdu.Allah' emanet olun.

    YanıtlaSil
  8. İnsan denen varlığın yaptıklarını ezbere yapmaması gerek. Eğer bir şeyi ne için yaptığını bilmiyorsa bence yapmasının çok da bir anlamı yoktur. İnsan Müslümansa sorumluluğunu bilmeli ve ona göre davranmalıdır. Biz "ne olursa olsun kılalım" dedikçe geride kaldık. Çünkü insanlar sadece namaz kılarak kurtulacaklarını, sorumluluklarının bittiğini sandılar. Fakat Allah bizi dünyaya namaz kılmaya göndermedi.

    Dikkatinizi çekerim müşrikler de namaz kılıyordu. Müslümanın namazının farkı onun o namazı kılış amacıdır.

    Eğer ne için yaşadığımızın farkına varmazsak işte şu an yaptığımız gibi yaşayıp dururuz. Cübbeli gibileri kalkıp bize "ne kadar salavat o kadar huri" diyecek, biz de bıyıklarımızı çevirip güleceğiz. Ellerimizde tesbihlerle, Allah'ın bizden istediklerinden uzak bir hayatı boş yere yaşayacağız.

    Huzura vardığımızda Allah bize zulmü sorduğunda "salavat çektim" mi diyeceğiz?

    Amacım amacımızı bilmemize bir nebze katkı sağlamak. Konu çok derin, ne kadar konuşsam uzar. Hakkınızı helal edin. Siz de Allah'a emanet olun.

    YanıtlaSil
  9. Kardeşim yorumunuz hazırmıydı :)maşallah anında cevap vay be :)Vallahi onu bunu bilmem ben söylediyimi söyledim,fazla derinlere inmemek lazım insanlar imiz didişmeden bir birlerini yemeden yaşasınlarda sonrası gelir herhalde.Tabiiki amaç da önemli, güzel şeyler yapıla yapıla güzelleşir dye düşünüyorum ben eminim sizin içinde öyledir. Siz hakkınızı helal edin kardeşim Hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  10. Amacımız güzel şeyler zaten. Allah'ın istediklerini anlatmaya çalışmak. Çok teşekkür ederim, size de hayırlı günler. :)

    YanıtlaSil
  11. "kalbimizden geçenleri Allah biliyordur yeterki kötülük olmasın" düşüncesi, bir Müslüman'ın asla içinde olmaması gereken bir ruh halinin yansımasıdır. İslamiyet; sadece kendiniz için yaşayacağınız, dünyevi değerlere yansıtmayacağınız bir din değildir. Kendisinden önceki dinlerin bu hale getirilip bozulmuş olması, İslam'ın da aynı anlamda değerlendirilmesi gerektiğini göstermez.

    "(Ey Muhammed) Sen (insanları) Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütlerle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücâdele et" - en-Nahl, 16/125 ayetinde de belirtildiği gibi; tebliğ, Peygamber'in (ve O'na tabi olan ümmetin) yapması gereken işlerden birisidir. Elbette nasıl yapılacağı da çok önemlidir ancak "benim dinim bana, gerisi beni ilgilendirmez" dememek gerekir.

    Ayrıca tebliğin sadece en yakınınızdakilere değil, cumhurbaşkanı da olsa herkese götürülmesi gerekmektedir. "(Ey Musa ve Harun) Firavun'a gidin, çünkü o azmıştır. Ona yumuşak ve tatlı bir sözle tebliğde bulunun. Belki öğüt alır veya Allah'tan korkar" - Tâhâ, 20/43, 44 ayetlerinde emredildiği şekilde; her kim olursa olsun kendisine tebliğde bulunmak inanan kişinin sorumluluklarındandır.

    Allah; sadece kendisi için ibadet eden, inandığı dinden utanmayan ve herkes için hayır dileyen kullarından eylesin inşallah.

    Sevgi ve muhabbetle...

    YanıtlaSil
  12. Amin Adsız. Eline sağlık. Çok teşekkür ederim çok değerli yorumların için. :)

    YanıtlaSil
  13. hakkaten hangi aklı evveller yazar o senaryoları merak ediyorum ben de doğrusu :)

    Hayır, gerçekten etraflarına bakınca insanlar böyle olmadıklarını görünce ters tepiyor verilmek istenen mesaj...

    YanıtlaSil
  14. Acı olan da taktıkları at gözlükleriyle İslam'a hizmet ettiklerini sanıyorlar.

    YanıtlaSil
  15. Bir dizi izleyip inanacaksa hiç inanmasın daha iyi. Dinin tüm gereklerini yerine getiremediğimi biliyorum, ama insanın içinde olan çok farklı.

    YanıtlaSil
  16. Hiçbirimiz tüm gerekleri yerine getiremiyoruz.

    YanıtlaSil
  17. Ameller niyetlere göredir ve amellerden alınacak sevaplar da niyete göre olacaktır..Namaz kılan kişilerin namazdan aldıkları zevk ve muhabbet herkeste farklılık gösterir..Bir insan namaz kılarken hiç bir şey hissetmese bile, Allah emrettiği için, Allah rızası için nefsini yenebilmiş, abdestini almış, başını secdeye koyabilmişse ne mutlu o insana..Bize kul olarak düşen Allah rızasını umarak, Allah'ın emirlerini yerine getirme gayreti olmalı..Bundan ötesi ihsanullahtır..

    YanıtlaSil
  18. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Elinize sağlık. :)

    YanıtlaSil
  19. Bir insanı, her ne sebeple olursa olsun, inandığı için kınamayın. Hatalarını anlatın, yanlış yaptığında uyarın, kendi hayatınızla ona (ve diğerlerine) örnek olun ama inancından dolayı kınamayın.

    Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.(Zariyat, 51/56). Allah insanı ve cini kendisine ibadet etmesi için yarattığına göre, ibadet üzere olan bir insanın Allah'a en yakın anda olması, (bunu farketmese bile ya da az hissetse bile) yaratıcısının huzurunda ibadet üzere olması bile önemlidir.

    Dinin gereklerini yerine getiremediğini bilecek kadar bilinçli ve hayırlı bir Müslüman'ın, sonunda ne olacağını bilmeden başka insanların imanlarıyla ilgili yorum yapmaması en doğrusudur.

    De ki: "Ey kendi aleyhlerine haddi aşmış kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." (Zümer, 39/53).

    Muhabbetle...

    YanıtlaSil
  20. İbadetlerimizi bilinçli ve Allah rızası için yaptığımızda zaten ortada sorun kalmayacak,cübbeli yorumuna çok güldüm katılıyorum sana haklısın,kimsenin kimseyi dini konularda yönlendirmesini zorlamasını istemiyorum ben kendimce,onamı kaldı benim ne kadar tesbih,zikir çekeceğim ayrıca :)
    ama işte koyun olduktan sonra mutlaka bir güden olacaktır,hiç birimiz ilim alınıp irfan satılan pazarlarda yetişmedik,islamiyet bize 4x4 lük anlatılmadı,hep basmakalıp şeyler öğretildi,ama sen kendin araştırıp öğrenmeye niyet edince namazın sadece yatmaktan kalkmaktan ibaret olmadığını anlıyosun,ne demişler ilim müslümanın kaybettiği hazinesi gibidir kim nerde bulursa alsın,,,doğru kaynaklardan alanlardan oluruz inşallah...
    Birde güzel sözüm var,
    S.Muhammed Raşid Erol (k.s)söylemiş,,,demişki:

    "Allah'a kulluk dünya işinden zor değil,dünya işi kadar yorucu değildir.İnsan 24 saatte 1 saat yüzünü Allah'a çeviirp namaz kılamazmı?"

    Allah'ın huzuruna kabul etmediği kimseler namaz kılmaz bunlara namaz kılmak zor gelirmiş dedikten sonra ben gider oldum,sevgiyle kal,selamlar olsun :)

    YanıtlaSil
  21. haa birde çıkmadan bunu bir blogda okumuştum,banada gelip zaman zaman yorum yapan bir blogger adını unuttum nolur kusura bakmasın,yazı çok hoşuma gitmişti...

    "Recep'i ivedik,Şaban'ı inek olan bir toplumun Ramazan'ıda diyet olur"

    YanıtlaSil
  22. Sevgili Gelibolu ben bu isimleri de bilinçli kullandıklarını düşünüyorum açıkçası. Ne kadar salak sapık dizi varsa, oradaki en salaklara böyle mübarek isimleri kullanıyorlar. Mukaddesata hürmetsizlikten Allah'ın gadabını celb edecekler.

    YanıtlaSil
  23. Dersler yoğunlaştı herhalde, ortalıkta görünmüyorsun :)

    YanıtlaSil
  24. Abim, sen de sormasan kimse sormuyor. Çok teşekkür ederim. :) Yok abi derslerden değil, bu aralar ruhsal durumlar var, ne yazmak ne de okumak istiyorum.

    YanıtlaSil
  25. aslında kılmak isteyip, hep erteleyen, üşenenler kendileri namazı terk ettiklerini zannederler. Oysa ki Allah nasib etmiyordur onlara... Rabbim bu gafletten muhafaza eylesin.
    Esasında İslam, yaşamın bizatihi olan bir gönül dinidir... Aşk gibidir... Gönlü ortaya koymadan sevgili uğruna katedilen yollar beyhudedir. Ve Rabbin rızası gözetilerek yenen yemek dahi ibadettir...
    Cübbeli hocamızda derin ilim sahibi müstesna bir kişidir kanaatimce... Yalnız tarzı farklıdır biraz... ''Ne kadar salavat, o kadar huri derken'' bunun yüzeysel çek babam çek tarzı olmayacağını elbette ki o da biliyordur. Bize saygıda kusur etmemek yakışır...
    Şu sır kapısı ve türevlerine de hakikaten bende sinir oluyorum... Bunlar yüzenden '' namaz kılamıyorum ama benim kalbim temiz'' cemaati çıktı :)
    Neyse, güzel bir yazı... Bu akşam çok yorum yaptım size... Gitgide yaklaşıyorum hedefime ama yoruldum artık :)
    selametle,

    YanıtlaSil
  26. Teşekkür ederim yorumunuz için. :)

    YanıtlaSil
  27. Hakikaten bunca zaman türlü faydaları anlatılarak ikna edilmeye çalışıldı insanlar. Namaz hâşâ bir aerobik, oruç da hâşâ bir diyet değildi oysa. Bir öğretmenim "Eskiler Allah'ın emirlerine sorgulamadan teslim oldukları için bizden üstündüler. Bizlerse sürekli sorguluyor ve acaba bunun hikmeti ne deyip duruyoruz. O yüzden tekamül edemiyoruz." derdi. Cenab-ı Hak Sahabe ferasetiyle teslim olanlardan eylesin cümlemizi. İçki yasağı gelince sokaklardan dere gibi içki akıtan, örtü emri geldiğinde evlerindeki bezleri parçalayıp başlarına örten Sahabe ferasetiyle...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)