Ana içeriğe atla

Bir Elmanın Yarısı

Her zamanki gibi yine bir çift gelip oturdu. Bu durumlara çok alıştım. Konuşacaklar, içeceklerini içip gidecekler. Belki bir ilan-ı aşk, belki de daha fazlasını paylaşacaklar.

Bu seferkiler yeni anlaşılan. Birbirlerinden biraz utanıyorlar gibi. Dur bakalım ne olacak. Evet garsona siparişlerini verdiler şimdi. Bu ne acayip bakış! İkisi de öyle. Sanki birbirlerini ilk defa görmüşler. İyi de neden gözlerinin içi gülüyor. Şunlara bak, sanki gözlerden birbirlerine elektrik transferi yapacaklar. Öyle hiç göz kırpmadan karşıdakinin gözüne bakanı da ilk defa görüyorum. Eee, bir şey konuşmayacak mısınız? Sıkılıyorum burada ama!

Yok, erkeğin konuşmaya mecali yok. Sanırım hiç konuya bile giremeyecek. Bayanın onu cesaretlendirmesi lazım. Gözlerinin içi parlıyor, bu işi üstesinden gelecek gibi.

"Balık ekmek de çok güzeldi." Tam da düşündüğüm gibi. Bırak da hanım abla konuşsun be kardeşim. Balık ekmekten lafa girilir mi hiç? Cık cık cık. Ne yapacak tasdik edecek, başka bir şey mi var? "Evet senle yemek çok güzeldi." Hmm, biliyordum. Bu kız bu işin üstesinden gelecek demiştim. Romantizme bağladı. Romatizma değil, romantizm. Aaa çocuğa bak utandı. Hay ben senin erkekliğine... İlk defa mı bir kızla konuşuyorsun sen? Peh! Ben ne üç kağıtçılar gördüm, şimdi dilim olacaktı da sana anlatacaktım. Eğ sen kafanı eğ! Hele şuna bak, kıpkırmızı oldu.

Aman Allahım hanım abla düşündüğümden de cesur çıktı. E ne yapsın zavallı, bu çocuğu yürütmezsen kendisi bilmez ki. Ellerini tutacak sanırım, vee tuttu! Çocuk mat! Artık bir hafta kendine gelemez aha buraya yazıyorum. Çok güzel ya, ne zamandandır böyle bir heyecan yaşamamıştım. Şimdi bir de müzik olacaktı...

İşte muhabbetin son sahnesi, çocuğun telefonu çaldı. Müzik de güzelmiş, yanılmıyorsam Şükriye Tutkun'dan çalıyor. Bir Elmanın Yarısı adlı parça. Çocuğun telefonu duyduğu yok. Zaten aklı başında olsa da sevdiğinin elini bırakıp telefona cevap vereceğini sanmıyorum. Müzik çalmaya devam ediyor, telefonu hala duymazdan geliyorlar, sadece bakışıyorlar. Kız "Bu şarkı, bizim şarkımız olsun mu Canerim?" diye sordu. Çok heyecanlıyım, bakalım Caner konuşabilecek mi? Bir iki yutkundu, "olsun be Cananım" dedi. Helal olsun sana. Beklemiyordum güzel bağladın. Yalnız şimdi arama bitecek, romantizminiz yarıda kesilecek haberin olsun.

Neyse ben o aşıkları orada bırakayım. Onların bakışmaları uzun sürer. Kendimi de tanıtayım: Ben bir kafede, duvar kenarında duran altı numaralı masayım. Pencerenin önündeyim ve güzel bir manzaram var. Misafirim olup üstümde bir şeyler içerseniz çok memnun olurum. Bu hikayeyi size Gelibolu'nun mimini yanıtlamak için anlattım. Olmadı biliyorum ama olmuş gibi kabul görmesi dileğiyle...


Yorumlar

  1. Sanırım şimdiye kadar okuduğumuz en romantik mim yazısıydı :)

    YanıtlaSil
  2. Ne diyeceğimi bilemedim şimdi bu bir iltifat mı acaba? :)

    YanıtlaSil
  3. Yorumu size bırakayım..Parça bildiğimiz ve sevdiğimiz bir parçaydı, paylaşımınız için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. Rica ederim. Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  5. Çok güzeldi :) Kaleminize sağlık diyelim...

    YanıtlaSil
  6. :) Tamda benimde karşımda masa var şimdi oda bana bakıpta bu kadın kendi kendine gene gülmeye başladı diyordur kesin :)Ya oda dile gelip,birde hacker gibi benim bloguma girip beni size anlatırsa nolacak :)
    Olmaz yaaa öyle bişey olamaz,şişttt masa sus dellenme tamam tamam birazdan oğluşlar okula gidince kalkıp üstünü başını temizleyeceğim,sus otur orda sessizce :)

    Telefonum çalıyor bu arada "çayımın şekeri" çalıyor açmam lazım ama ellerim klavyeyi bırakamıyor :)

    Bende bu yorumu sevgili yusuff'un yazısına teşekkür etmek için yazıyordum,olmadı biliyorum ama olmuş gibi kabul görmesi dileğiyle...

    :) :) :)

    Teşekkürler nezaketende olsa cevaplamaya lüzum gördüğün için,selamlarımı sevgilerimi gönderdim,almış olman dileğiyle...

    YanıtlaSil
  7. Gök-Türk, rica ederim, sizin güzel bakışınız. :)

    Gelibolu, masa konuşmaz rahat olun; onu konuşturacak bir aşık olmadıkça. :)

    Mimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Selamlar, sevgiler ve özellikle de saygılar benden. Yorum için ayrıca teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  8. Olmuş, ben onayı verdim :)) Yalnız masa da bir edepsizlik var bizi niye kucağına oturtmak istiyor :D

    YanıtlaSil
  9. Çok hoş bir mim cevabı olmuş =)

    YanıtlaSil
  10. Anındayorum, güzel şaka.. :)))

    Urfa Tutkunu, teşekkürler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.