Ana içeriğe atla

Koklaşalım Mı

İnsanlar konuşarak anlaşmak zorundadır. Bu bir gerekliliktir. Ne bakışlar, ne duygular, ne telepati, ne de telekinezi konuşmanın yerini tutamaz. Bir insanla bir sorununuz varsa, bunun kendi kendine çözülmesini bekleyemezsiniz. Ya konuşup çözersiniz ya da sorununuzla yaşamaya alışırsınız. Eğer konuşmaktan çekinirseniz yapabileceğiniz tek şey onu halı altına süpürmek olur.

Kimi insanlar konuşmaktan, tartışmaktan çekinirler veya çabuk karar verip buna yanaşmazlar. Gururdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum, surat asıp, uzak durup öylece beklerler. Hata olarak tanımladığım bu davranış, sonuçta sadece çözümü geciktirir.

Konuşma her zaman olumlu sonuç verecek diye bir şey yok elbette ama şurası da gerçek ki bir çok şeyi açığa çıkaracak güce sahiptir konuşma. Gerçekler ortaya çıkınca da karışık şeyler birbirinden ayrılır, yapılması gerekenler belli olur, o zaman çözüm, ben buradayım der.

Çözüm bu kadar kolayken olayları sarmalamak, konuşmaktan korkmak niye?

Aslında bunu anlamak imkansız. İnsanoğlu garip. Kendini bazen acılara, bazen sıkıntılara, bazen boş kuruntulara sokmaktan çekinmez; gerçekleri anlatıp her şeyi çözmekten çekinir. Bunu yapan insanın elbette kendine göre geçerli nedenleri vardır ama önemli olanın sonuç olduğunun bilincine varmak her yiğidin harcı değildir.

İnsan kendi kendine bir yol tutarak, bazen kendini kızdırarak, bazen "ben haklıyım kendi hatasını kendi anlasın" diyerek, bazen "ben onu düşünüyorum, konuşursam onun için kötü olur" diyerek kendini, kendi içinde mahkum eder. Fakat konuşma yolundan başka bir yol seçerek kendine haksızlık etmesi bir yana muhatap olduğu insanı da yanlış düşüncelere sevk eder.

Hayvanlar koklaşa koklaşa derler ya, sanırım onlar da konuşabilse koklaşma yolunu seçmezlerdi. Böyle bir nimet bize verilmişken, onu kullanmamak ancak nimete hakaret olur.

Yorumlar

  1. Durum ciddi anlaşılan. :) Koklaşmaya kadar getirmişsin problemi! :) Konuşmaktan genelde kimse korkmaz ama ne konuştuğuna iyi bakmak lazım.
    Farklı ve dikkat çekici bir yazı olmuş. Sevgilerle...

    YanıtlaSil
  2. Zekana hayranım Abi. Maşallah diyeyim. :) Saygılarımı sunarım.

    YanıtlaSil
  3. Eğer bir insan her seferinde aynı kişi tarafında kırılıyorsa?Sorarım size.:)
    Fakat ben pek kırılmam nedense,arsızmıyım ne.:) Hayırlı günler.

    YanıtlaSil
  4. Bazı insanlar karşısındakini kırmamak için konuşmazlar ama buda çok doğru bir davranış olmasa gerek,sonunda içine ata ata şişip çatlayanlar var,
    ama birde sırf başkalarını yönetmek için konuşanlarda var,onlar bunun farkında değil aslında,yaşam stili olmuş bu davranışları,söylesen kızarlar,ben öyle yapmıyorum derler ama bal gibi yapıyorlar,
    birde sırf konuşmuş olmak için konuşanlar var,
    en önemlisi orta yolu tutturabilmek,karşındakinin kişilik haklarına saldırmadan,onu kırıp incitmeden yanlış gördüğümüz davranışlarını pekala söyliyebiliriz,bundan sonrası onun bileceği iştir,sen üstüne düşeni yapmışsındır,,,
    her konuştuğu hayır olup,her sözü dikkate alınan,fikrine önem verilen insanlardan olmamız dileğiyle...

    Emeğine sağlık,teşekkürler,sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Gül çok haklısınız, kesinlikle biz insanlar öyleyiz, hep aynı insanlar tarafından kırılırız ama hiç de yerimizde durmayız :) Estğ. diyeyim bir de...

    Gelibolu, her yorumunuz birkaç sayfa düşündürüyor beni. :)

    Karşıdakini kırmamak için susmak doğru değil, eğer hatası varsa uygun bir dille söylenmeli ki düzeltsin. Eğer sorun başkaysa yine ortak kararla çözülebilir. Bence susmak hiçbir şeye çare değil.

    YanıtlaSil
  6. Gelibolu, son satırı atlamışım afedersiniz, teşekkür benden, sevgiler ve saygılarla birlikte... :)

    YanıtlaSil
  7. Biz yazışalım en iyisi :)
    Bu arada bir yarışma başlattık katılmak ister misin? http://www.anindayorum.com/2011/11/2012-ylnn-en-sansl-blogunu-seciyoruz.html

    YanıtlaSil
  8. O da konuşmadan sayılıyor :)

    Kusura bakma hocam valla şu aralar çok meşgulüm. Kamil Abimin yazılarını dahi okuyamıyorum.

    YanıtlaSil
  9. Her yorum bir kaç sayfa nasıl düşündürür insanı ya,çok düşünme bak sonra düşünen adam olursun karışmam :)

    Rica ettim,aman ne affedecem,affetmek Allah'a mahsustur :)

    Bir kaç sayfa sonra görüşmek üzere,selamlar...

    YanıtlaSil
  10. Her yorumunuzda birkaç konuya değiniyorsunuz da ondan. :)

    Affetmek Allah'a mahsus dediniz de aklıma bir arkadaşım geldi. Kırgın olduğunda hep böyle derdi, kızgınlığı geçince de "Affettiiiiim" yazardı. :(

    Allah'ın selamı üzerinize olsun. Görüşürüz inşallah :)

    YanıtlaSil
  11. Bazı kişilere bir kaç cümle yeterken, bazılarına bayağı açıklayıcı konuşmanız gerekiyor, bir şeyleri anlatabilmek için. Gerçekten konuşulmadığı takdirde çok büyük yanlış anlaşılmalar olabildiği gibi; bazı insanlarla hiç konuşmasanız daha iyi. Hatta koklaşmayın bile. Olabildiğince uzak durun. Siz ne söylerseniz söyleyin o hep başka tarafından anlıyor.

    YanıtlaSil
  12. Yolcu, bence sözler her şeye çare olabilir, uzak durmak sadece kaçmaktır.

    YanıtlaSil
  13. Yazışmak çok farklı lütfe :)
    Ayrıca bu kadar ön yargılı olma ;)

    YanıtlaSil
  14. Hmm, bilmem ki olabilir de...

    Ön yargı derken hocam? :)

    YanıtlaSil
  15. Hani zamanım yok falan dedinde öyle zaman alacak bir şey değil baabında söyledim :)

    YanıtlaSil
  16. Öyle deme hocam, bloglara bakınca bir bakıyorum iki saat falan geçmiş. Mesela geçenlerde sadece Kamil Abinin bloguna bakacağım dedim, orada bir damla gördüm oradan girdim geldim yazı yazdım. Tartışma başladı küslük falan... :)

    YanıtlaSil
  17. Bak ben bu açıdan düşünmeyerek kendim önyargılı davrandım kusura bakma :)

    YanıtlaSil
  18. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış yolunu seçiyoruz çoğu zaman. Bu konudan ben de çok muzdaribim. Konuşarak anlaşmak en doğrusu bence de.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.