Oku Oku Nereye Kadar

"Zaman sessiz testere gibidir. Dikkatli ol sen onu tutmazsan, o seni keser."

Sınava çalışırken, bir derginin tavsiyeler bölümünde şöyle bir şey görmüştüm: Diyordu ki, "sakın deme daha önümde dokuz ay var. Nasıl olsa çalışırım. Eğer zamanın nasıl geçtiğini görmek istiyorsan arkanı dön de bak, on yedi sene nasıl geçti? İşte o zaman anlarsın ki bir bakmışsın da dokuz ay bitmiş."

Zaman çok değerli evet. Özellikle de hiçbir şekilde kontrol edilemeyişi onu daha da değerli kılıyor. Üzgün de olsanız, sevinçli de olsanız, vizeler de yaklaşsa, çekin ödemesi de; düğün günü gelmek bilmese de zaman bildiği yolda, rutin olarak akıyor.

Tabi ki ben de herkesin yaptığı gibi nasihat etmeyeceğim. Zamanı değerli kullanmaktan bahsetmeyeceğim. Şu an bir blog yazısı okuyorsunuz, bu da demektir ki siz okuyan bir insansınız. Öyleyse zamanın değeriyle ilgili istemediğim kadar şey okumuşsunuz. Ardınıza bakıp geçen yıllara yanmayı da, önünüze bakıp belirsiz zamandan endişelenmeyi de çok iyi biliyorsunuz.

Peki ne yapıyorsun derseniz ben biraz da aykırı olma telaşıyla, zamanı değerlendireceğim diye hayatı kendimize nasıl zindan edebileceğimizi anlatmaya çalışacağım.

Dedim ya, okuyan kesimdensiniz; ben de okuma üzerinden devam edeceğim. Bildiğiniz üzere artık orta okuldan dershaneye gönderilir oldu çocuklar. Ta o yaştan, hafta içi okula, hafta sonu dershaneye gönderiliyorlar. Tabi evde oldukları zaman içinde de ders çalışmaya zorlanmaları var. Küçük beyinlere ne sıkıştırılmaya çalışılıyorsa artık, yüklenildikçe yükleniliyor. E bir de üniversite sınavı yaklaştıkça bu telaşın arttığını düşünün.

Zavallı gençlik, hayatının en güzel yıllarını masa başında, hiç ilgisini çekmeyen şeyleri tekrar tekrar okumakla geçiriyor. Zamanla ona da normal gelen bu şeyler sonucunda sözüm ona başarılı oluyor ve üniversiteye giriyor. Üniversite zamanı boyunca, vize ve final zamanı yaşadığı psikolojik sorunları saymazsak, biraz önünü gören insan(!) mezuniyetle beraber iş ve aş telaşına düşüyor. Önünde uzun ve karanlık yıllar var artık. Çok çalışmalı, aile geçindirmeli, ev, araba sahibi olmalı vs.

Kimseyi gevşekliğe, zamanı boşa harcamaya teşvik etmek gibi bir niyetim yok ama hayat da bu olmasa gerek. Zannımca insan biraz da kendine zaman ayırmalı, yaşanmaya değer şeyleri yaşamalı, gülmeli, ağlamalı, düşmeli, kalkmalı...

"Hayvanlar da yaşıyor, insanlar da... Senin hayatın farklı olsun."

Baştaki ve sondaki sözü, Ekrem Sağıroğlu'nun Zaman Bilinci adlı kitabından aldım. 

Yorumlar

  1. Ben okumaya çalışan kesimdenim,
    ama birde okuduğum yazı birden "devamını oku" linkiyle kesilmese,ve ben devamını okumak için tıkladığımda nerde kaldığımı şaşırmayıp yazıya kaldığım yerden devam etsem daha güzel olacak sanırsam,,,

    şablon güzel olmuş beğendim...

    YanıtlaSil
  2. Sayfanın tamamının güzel görünmesi için yazıları bölüyorum. Öncesinde yazının başlığına tıklarsanız yazınız yarıda kesilmez. :)

    Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  3. Ben bunu bilmiyordum demi,öğrendiğim iyi oldu :)

    Kontrol panelimden direkt yazıya tıklayıp gelmeyide biliyorum,anasayfayada :)

    Ben akıl değil,çözüm istemiştim bir okur olarak,bilmem anlatabildimmi :)

    Bak istersen bu şekil yazı stilin için bir anket yap blogunda kaç kişinin benimle hemfikir olduğunu göreceksin,,,,,

    "kolaylaştırınız güçleştirmeyiniz,müjdeleyiniz,nefret ettirmeyiniz"
    hadis-i şerifi ile başbaşa bırakıyorum sizi...

    Haaa inadım inat illaki stilim böyle kalacak,bana böyle blogum daha hoş görünüyor,senimi takacam bea,değiştirmiyorum dersen,onada saygı duyarım,gene gelirim,okurum yorum yaparım :)

    Çok uzun oldu bu yaw,okuyanda bişi sancak :)

    Neyse herkes bildiği gibi davransın,zira şu günlerde kimseyle polemiğe girecek halde değilim,şarkı dinliyorum,ses etmeyiniz lütfen...


    http://www.dailymotion.com/video/xuy5c_ahmet-kaya-giderim_music

    YanıtlaSil
  4. Hangi yaşta olursa olsun insan kendine zaman ayırmalı tabii ki. Ancak bu ayırdığı zaman gerek kişisel gerekse ailesel ve toplumsal sorumluluklarını sekteye uğratmamalı. Henüz kendini kontrol edebilme yetisini elinde tam olarak bulunduramadığının farkında olmayan bir çocuğa kendine zaman ayır dersen zamanının tamamını bilgisayarda oyun oynayarak ya da televizyonda sihirli diziler seyrederek geçiriyor. Hadi onlar çocuk, zamanının haddinden fazla kısmını facebook başında geçiren genç kız ya da anneler ya da okey oynayarak saatlerini güne çeviren koca koca adamlar bu şekilde kendilerine zaman ayırdıklarını düşünüyorlar. Hatta biz blog yazarları bile bazen ipin ucunu kaçırıp bir yazıyı yetiştirme uğruna uykularımızdan olduğumuz olmuyor mu? Demek ki zaman; kontrolü insanın kendisine bırakılamayacak kadar kıymetli. Tek başına olmaz! Olmuyor! Hangi yaşta olursanız olun sizin kontrolünüzü bilinçli ya da bilinçsiz sağlayacak başkalarına ihtiyaç var. Okumak, yazmak, oynamak, gezmek, balık tutmak, dinlemek, alışveriş yapmak, uyumak, ibadet etmek, konuşmak, boş boş denize ya da gökyüzüne bakmak, düşünmek, yaramazlık yapmak, tv ya da filim seyretmek, ders çalışmak, sınava hazırlanmak, yürümek, spor yapmak, blog okumak...... hepsi lazım, hepsine zaman ayırmak lazım. Zaman hepsine yeter aslında merak etme. Hobilere ya da yapmaktan hoşlandığın işlere biraz daha oranı fazla olsa da kişisel, ailevi ve toplumsal görevleri aksatmadan zaman ayırmak gerek. Ben bile çevre etkenleri göz ardı etsem zamanımı kontrollü kullanamam. İsterim ki 20 saat blog yazıp okuyayım, 4 saat uyuyayım. Ama böyle bir hareket beni de sizi de öldürmeye yeter :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,
    Öncelikle Kalemzade'nin yorumunu çok beğendiğimi belirtmek istiyorum :)
    Küçümencik yavrucakların kendileri kadar çantaları sırtlanıp okul yolunu tutmalarıyla başlıyor bu serüven.Daha ilk okuldayken öğretmenin yetersiz olduğunu düşünen veli özel dersle çocuğunun daha önde olmasını sağlamaya çalışıyor.Peşinden takip eden dershaneler, etüt merkezleri... Arkadaşlarından daha iyi olsun çocuğumun notları, girdiği denemelerde daha yüksek puan alsın, ee tabi okul puanı da çok önemli başarı için. Çocuğunun iyi bir üniversite,iyi bir iş ve iyi bir aile yaşantısı olması için debelenen anne babalar... Bu debelenme içerinde sağlamlaşamayan kişilikler, sorunlu evlilikler,artan boşanmalar...
    Biz kontrol altına almaya çalışırken, daha mı tersine işliyor bu hadiseler ne dersiniz? Tevekkülden uzak yaşantılarımız, her şeyin planını ''biz en iyi yaparız'' vari hallerimiz... Hayata geliş manamızı mı ıskalıyoruz ne?

    YanıtlaSil
  6. Gelibolu, yazılar öyle olunca sayfanın altını getirene kadar insan sıkılıyor. Zaten yorumlara bakmak için yazıya tekrar girmek lazım. O nedenle bence böyle kalsın. Ama siz derseniz ki kork benden o zaman değiştirebilirim. :)

    Kamil Abi, çok haklısın. Ben de zaten ebeveyenlerin bu konuda hata ettiklerini düşünüyorum. Eline sağlık güzel abim. :)

    Esma Gül, çok güzel bir konuya değinmişsiniz bence. Derler ki insan çocuğundan başka hiç kimsenin onu geçmesini istemez. İşte bu konuda babalar çocukları en iyi olsun, sırf onunla övünebilsin diye çok büyük hatalar yapabiliyorlar.

    YanıtlaSil
  7. Bu devirde farklı bir yoldan giderek standart dışı bir hayat tarzı seçmek cesaret ve bilinç işi. Cahil cesareti de iş görüyor bazılarında:) Yine de çoğu ebeveyn zaman polisi olarak çocuklarının başında ve çoğunluk zamanla yarışan bir hayat tarzının içinde; bile isteye ya da zorunlu olduğunu düşündüğünden. Ben şimdilik kendimi dışarı attım,ama hala çevremden baskı görüyorum, dayatılan standart yaşama dönüp taşların arasında ezilmek için...

    YanıtlaSil
  8. ya anneler, babaları geçer bu konu da...

    YanıtlaSil
  9. N.Narda, gerçekten öyle, çok büyük cesaret istiyor. En sevdiğiniz insan bile sizi değiştirmeye çalışıyor farklı olduğunuzda.

    Esma Gül, bunu bilmiyordum.

    YanıtlaSil
  10. çünkü daha içgüdüsel hareket etmeye meyilli...

    YanıtlaSil
  11. hööyyttt,korkma benden,
    Allah'tan başkada gayrıdan korkma emi :)
    hadi kal sağlıcakla Allah'a emanetsin...

    YanıtlaSil
  12. Teşekkür ederim, siz de Allah'a emanet olun. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)