Ana içeriğe atla

Sevgili Günlük 4

Merhaba günlük, ne zamandandır görüşmüyorduk, özledin mi beni? Aman özlediysen de söyleme. Özlemek kelimesi bu aralar bana biraz ağır çünkü.

Sınavdan dönüyorum günlük. Böyle biraz duygulandım da, konuşacak kimsem olmadığından sana dökeyim içimi dedim. Belki sen anlarsın diyorum beni.

Bu aralar hüzün üzerine kafa yoruyorum günlük efendi. Öyle düşünüyorum acaba hüzün nedir diye. Bazen açlık gibi bir şey diyorum. Bazen de göğsün belirsiz bir yerinde duyulan gizli bir acı... Kimi zaman suratımın asılmasına hüzün diyorum, kimi zaman da eve dönünce girdiğim ruh haline... Kimin zaman bir gidenin arkasından kalan izleri hüzün diye adlandırıyorum, kimi zaman da gelmek isteyeni kovmayı...

Havalar da baya yağmurlu maşallah. Sanırım iki gündür yağıyor. Bugün biraz ıslandım sabah. Belki soğuk bile almışımdır. Yine terlerim diye çok kalın giyinmedim inşallah kötü olmam. Ne de olsa daha önümde çok sınav var. İyi olmam lazım ki çalışabileyim. Moralim mi? Boş ver onu be günlük, onun düzgün olduğu zamanı unuttum.

Neyse günlük ben artık yatayım biraz. Azıcık aklımı toplayıp yarınki sınava çalışmam lazım. E dün akşam üçte zar zor uyuyup, dörtte kendiliğinde uyandım. Üç saat uykuyla çalışmaya kalksam biraz zor olacak.

Bu kısacık yazıyı ne diye yazdın diye sorma günlük. Eve yaklaşınca içimi bir hüzün kapladı. Nasıl oldu bilmiyorum böyle gidince duvarlar bana bağıracak, benimle dalga geçecek sandım. Halime acıdım sanırım ondan dedim bir dostum olsun, varsın adı da günlük olsun. Konuşamıyor olsa da en azından sesimi duysun. Ben onu yazayım o beni okusun.

Yorumlar

  1. Merhaba sevgili günlük,4 yaprakmı oldun sen bakim :)Okudum,hatta +1ledim seni ama yorum yapamamıştım,şimdi onuda yapayımda tam olsun :) Sende diyorsundur aman ben senin yorumunamı kaldım diye ama olsun,sana daha ne güzel yorum yapanlar olur,olacaktırda,e bende yapıverem fenamı olur :)
    Bizim burda yağmur falan yağmıyo günlük,aksine hava haftyasonunda o kadar güzeldiki,hani tam piknik havası :)
    Bugünde çok güzel,bahardan kalma bir gün yaşıyoruz,,,,
    sahibinde sınavlara çalışıyomuş madem fazla ses yapmadan ben gideyim günlük,sonra gene gelirim :)
    Piştt arkamdan çok lazımsın dediğini duyar gibi oluyorum,ne fenasın günlük ;)
    demedinmi,hıı tamam bana öyler gelmiş demkki,Allah için söyle ama günlük en azından bir kere bile olsa içinden geçirmedinmi buda nerden çıktı şimdi diye?
    Bak yalan söylersen elin kolun taş olur ben karışmam sonra,,,
    İyi hadi ben gidiyorum günlük,kendine çok cici bak olurmu,sevgiyle kal :)
    Her zaman masum ve saf bir günlük olarak kalman dileğiyle....

    YanıtlaSil
  2. Evet artı birlediğinizi görmüştüm, hatta buna sevinmiştim çünkü günlük yazarken hep aklıma geliyorsunuz acaba bu kez ne diyecek diyorum. :)

    Günlükle aranıza girmiyorum, yorumunuz için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Günlük sahibine söyle sakın ola aramıza girmeye kalkmasın,yoksa sen benden taraf olursunda sahibinde yayan yapıldak kalır yollarda :)

    +1 yapıyorum bazı sevdiğim yazıları,WP deki beğen tuşu gibi birşey ama +1 daha güzel sanırım,gerçi ben hiç google+ ya gidip bakmıyorum ama olsun belki bakanlar vardır +1 lerime :)

    Acaba bu kez ne diyeceğimi asla kestiremezsiniz,tahmin edemezsiniz,iş günlüğe yazmak olunca,ben ben olmaktan çıkıyorum çünkü,,,(hemen yazasım geliyor)seviyorum günlüğü bu başkasının günlüğü bile olsa :)
    eeee çocukluğuma inecek olursak,benim çocukkene hiç günlüğüm olmadı bu ondan olabilirmi acaba ;)

    Halbuki hiç başkasının günlüğü okunurmu,ne kadar ayıp :)

    Daha sık sana yazılması ve daha çok okunulman dileğiyle günlük,akşamın hayrolsun,ben şimdi gidiyorum,çay demliyeceğim tamammı,,,ne sendemi istiyosun? o kadarda değil,hizmetçinmi var senin,kalk kendi çayını kendin demle :)
    Yüz verdik günlüğe astarını istiyo birde :)
    Hadi görüşürüz,selametle...

    YanıtlaSil
  4. Afiyet olsun, bu aralar içim dışım çay oldu. Yalnız şimdi yine içmem lazım.

    Hayırlı akşamlar :)

    YanıtlaSil
  5. Merak etmeyin "bu yazıyı neden yazdın" filan diye sormazlar. Dinlerler sadece. Güzelce dinlerler. Şu asırda belki de pek çoğumuzun ihtiyacı olan bir şey bu. Güvenilir ve firasetli birileri tarafından dinlenmek. O anlamda iyi ki günlükler var diyorum =)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.