Ana içeriğe atla

Gözyaşların Mı Kurudu Küçük Kız

Ne oldu küçük kız? Ağlayamıyor musun artık? Kurudu mu gözyaşların? Açık söyle bana en çok neye ağlıyorsun? Yiten otuz beş hayata mı? Yoksa bunların sivil olmasına mı? Ha ben anladım sen içlerinde okul parasını denkleştirmeye çalışan öğrencilerin olmasına ağlıyorsun. Hayır mı? Peki neye ağlıyorsun küçük kız; insanlığın ölmesine mi?

Yapma küçük kız, insanlık bugün ölmedi ki? Çoktan öldü o be küçüğüm. On yedi askerin ölümünde komşular halay çekerken ölmüştü zaten. Otuz Pkk'li öldürüldü dendiğinde twitterda atılan iğrenç çığlıklarla yok edildi o. Van'da enkaz altında kaldı görmedin mi küçük kız? Ölen minik bedenlere dil uzatan televizyon aşüfteleri tarafından gömüldü insanlık.

Suriye'de her gün ölenler artık sinek gibi geliyorsa bize, kim bahsedebilir insanlık denen şeyden söylesene küçük kız? Gazze semalarını misket bombalarıyla süslerken İsrail, kim iddia edebilirdi dünyanın insan dünyası olduğunu? Irak'a özgürlük götüren Abd'nin özgürlükler ülkesi olduğu bu dünyada kim ikna edebilir bizi insan olduğumuza?

Hangi birini anlatayım sana küçük kız? Neresinden tutsam elimde kalıyor bu insanlık. Üç kuruş menfaat için Facebook'ta küçük kızları kandırıp onları pazarlayan canavarların benimle aynı görünümde olduğunu görünce kendime nasıl insan diyeyim? Böyle şerefsizlere ödül gibi ceza veren bir adalet(!) sistemimiz varken ben nerede insanlık göreyim?

Sen ağlama küçüğüm. Yorma o güzel gözlerini. Bir Türk dünyaya bedeldir diyen faşistler, anlayamaz insan olmanın ne demek olduğunu. Hep mazlumduk diyen Kürt ırkçıları içinde hissedemez başka ırktan birinin acısını. Sana "Ne Mutlu Türküm Diyene" dedirterek seni yok sayan, idrak edemez abinin, kardeşinin, babanın ölümüne ağlamanı.

Yeter artık ağlama küçük kız. Çünkü sen ağlayınca ben de ağlıyorum. Yıllar önce kaybettiğimiz insanlığa değil, gözlerinden dökülen incilere yanıyorum. Dur artık küçük kız, çünkü Ceylan'ı götüren kahpe bir kurşun bir gün sana da uğrarsa, buna dayanamamaktan korkuyorum.

Yorumlar

  1. Veda Hutbesi'ni ne zaman anlayacağız biz =( RasulUllah'ın "Ama insandı" sözünü ne zaman anlayacağız =( Bir kez daha yandı yürekler bugün...

    YanıtlaSil
  2. Hayatın acımasız bakışına aldanma küçük kız, bu hayat için ağlamaya değmez küçük kız,Bu hayatta varlığına saygı duymayan bir kitle var küçük kız, artık sende özgürce davranışları gün yüzüne çıkar....

    Bu güzel yazınız için Teşekkür ederim.. Böyle yazılarınızın devamı dilerim...

    YanıtlaSil
  3. Ben teşekkür ederim. Allah izin verirse hep yazarız ama inşallah bir daha böyle acılar yaşamadan, kendimiz kurgularız.

    YanıtlaSil
  4. Kaç defa geldim, ne yazsam diye...Allahım bitsin bu kötülükler artık...

    YanıtlaSil
  5. Amin diyeyim ne diyeyim

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …