Ana içeriğe atla

Bi Dinlesen

Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. (Zumer 18)


Allah burada sözün güzeline uyanları övüyor. Güzel olanın ne olduğu bu ayetten anlaşılmasa da Kur'an'daki muazzam bütünlükten bu rahatlıkla anlaşılabilir. Ben burada ayeti tefsir etmeyeceğim. Önemli bir sorun üzerine, ayette geçen "dinleyip" kelimesine biraz vurgu yapacağım.

Kim tarafından söylendiği belli olmayan ama Peygamber'e (S) isnat edilen "ümmetimin ihtilafı rahmettir" sözünün bahanesiyle, zaten ittifak yüzü görmeyen ümmet, büsbütün parçalanmış bugün. Her bir araya gelen birkaç kişi bir cemaat, cemiyet vesaire kurup bir şeyler yapmanın peşinde. Bir şeyler yapmaya çalışmak takdir edilmesi gereken bir şey, bir araya gelmek de. Fakat zaten bir olan, birlikte olması gereken bir topluluğu, farklı farklı parçalara bölmek gibi bir sorunumuz da var.

Konuşurken kolay; "Mabudumuz bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, inanç esaslarımız bir" diyoruz. Hatta aynıları değil, farklılıkları saymamız daha kolay oluyor. Fakat iş uygulamaya geldiğinde birimiz diğerine selamı bile istemeden veriyor. Bediüzzaman'ın ayrılık konusunda güzel tespitleri var fakat konumuz ayrılık değil.

Ben şahsen artık ayrılığı kabul etmiş bulunuyorum. Çünkü birlik çok zor. Açıkçası sahip olduğumuz, ya da olmadığımız ihlas ve kardeşlik bilinciyle imkansız. Ben de diyorum ki, madem ayrıyız, bari düşman olmayalım. Ayrılığımızı bari İslam'a biraz yakışır bir şekilde yapalım.

Başa, yani ayete dönersek; aramızda önemli bir diyalog sorunu var. Onun için ben "dinleyip" kelimesinden yola çıkmayı doğru buldum. Bugün belki de en büyük sorun bizim birbirimizi dinlemeyişimiz. Herkes ben doğruyum, diğerleri bilmiyor diyor ama diğerini dinlemeden onun hakkında hüküm verme konusunda herkes aynı hataya düşüyor.

Bir araya gelme sorunumuz var. Düşman değiliz, birbirimizle hiç savaşmadık ama nedense bir gün oturup da beraber bir şeyler yapmaya hiç çalışmadık. Mezhepler hakkında yaptığımız cahilliği, yanımızdaki kardeşimiz hakkında da yaptık. Dilimizle bir vücudun azalarıyız derken, arkalarından "onlar, şunlar, bizler" dedik. "Onlar" derken kimi hangi kategoriye koyduğumuzu hiç düşünmedik.

Ötesi de var ki o da "onlara gitmeyin, bunlar böyle, şunlar şöyle" cahilliği. Bir Müslümana asla yakışmayacak bu tavrı gösterirken aslında kendimizi bir kafese tıktığımızdan haberdar olamadık. Allah, sözü dinleyip güzeli alanlar derken, biz "bizim dediğimiz güzel, başkasını dinlemeyiz" diyerek Allah'ın dediğine muhalefet ettik. Hiçbir fikirden korkmaması gereken, dünyanın en sağlam sisteminin mensupları olan Müslümanları, düşünme gibi paha biçilmez bir nimetten mahrum ettik.

Peygamberi hep okuduk, anlattık ama hiç anlamadık. O'nun kısa bir sürede gösterdiği büyük başarının sebeblerini idrak edemedik. Samimiyet ve kardeşliğin önemini bir türlü kavrayamadık. Ona gelen insanlar ailelerini, mallarını, yurtlarını bırakıyorlardı ama dinlerini ve kardeşlerini asla. Çünkü İslam'ı onlara doğru ve güzel bir şekilde anlatıyordu iki cihan efendisi (S). Evs ve Hazreç neredeyse birbirlerini helak edeceklerdi. O (S) aralarına gelince dünya onların önünde dize geldi.

O zaman "o" yoktu. "Biz" vardı. "O" hüsrandı, "biz" zafer. "O" gözyaşıydı, "biz" tebessüm. "O" cehennemdi "biz" cennet. "O" ölümdü "biz" yaşam. "O" Uhud'tu "biz" Bedir ve nihayet "o" şeytan kibriydi, "biz" Allah rızası.

Allah rızası için...

Yorumlar

  1. Allah razı olsun ,diyecek söz yok öyle güzel anlatmışsın ki eksikliklerimizi....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, Allah sizden de razı olsun.

      Sil
  2. Biraz anlam kargaşası olmasına rağmen güzel bir yazı. (daglarardında)

    YanıtlaSil
  3. Haklısın...
    Diyecek bir sözüm yok şahsen...Yüreğine sağlık,selamlar olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Aleyküm selam.

      Sil
  4. Gerçekden,bende çok beyendim.Sizi alkışlıyorum.
    Hayırlı günler kardeşim yusuff.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, güzel bakışınız. Size de hayırlı günler. :)

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.