Ana içeriğe atla

Cahilim Ama Alimden Alimim

İnsanoğlu çok acayip. Durduk yere bir insanı göğe çıkarabiliyoruz. Zaman oluyor gökteki adamı, hatta kendi çıkardığımızı yerin dibine batırabiliyoruz. Bunu yapmamızın nedeni değişkenliğimiz değil bence. Olsa olsa cahilliğimiz.

Kendi zamanlarında insanların, yüzlerine bile bakmadığı kimileri, sonraki nesiller tarafından kahraman ilan edilebiliyor. Hatta çok kısa süreler içinde de görebilirsiniz ki insanların bakışı değişebiliyor.

Bilgisayar yeni yeni yaygınlaşırken kullanımında zorlananlar çok fazla yardıma ihtiyaç duyuyorlardı. Bunun için tanıdıkları birileri varsa, bir durumda onu ararlarda. Bu zaman zarfında kimileri sivrildi. Kendilerini, bilgisayarı Windows sanan insanlara usta olarak kabul ettirdiler. Artık bu insanların ağzından çıkan bir söz tartışılmazdı. "Şunu şöyle yapacaksınız. Bu, bundan iyi." vb. gibi ifadeler yeni tanışanlar için doktorun reçetesi gibiydi.

Bu ustalar, karşılarındakinin bilgisizliğinden haberdardılar. Kendi kendilerine diyorlardı ki biz neyi önersek insanlar onu kabul edecek. Fakat ne zaman ki bu insanlar Linux dedi, bir anda çıraklar ustalaştı ve ustalarıyla tartışmalara girdiler.

Toplum dini açıdan kötü durumda. Evet hemen hemen herkes Müslüman ama çok az kişi Kur'an'ı biliyor. Kimileri sadece isim olarak Müslüman. Böyle bir toplumda elbette kimileri sivrilecektir. Adları sanları hiç olmasa bile onları gören herkes bu insanların tabiri caizse "dindarlığı" temsil ettiklerini bilecektir. Bu yüzden bunlarla karşılaşan bazıları, düştüğü komik durumun farkında olmadan kendini dindarmış gibi gösterecektir.

Bu sivriler de insanlara dilleri döndüğünce anlatacaklardır. Bunların da kimilerinin yanında sözü haktır. Dedikleri doğrudur ve bu doğrular daha fazla kişi arasında yayılacaktır. Fakat ne zaman ki bunlardan herhangi biri geleneğin aksine bir şey söyler, işte o zaman hadisle ayeti birbirinden ayıramayanlar alimleşecek ve bu insanları yeni bir din ihdas etmekle suçlayacaktır.

Toplum yaşlı bir insan gibi, gelişmeye kapalı. Hayatına giren şeyin ilkinden fazlasını görmek bile istemiyor. Kendisine aşılanmış İsrailiyyatı dinin kendisi, hakikatleriyse sapıklık olarak görüyor. Kafasında oluşturduğu tasarımın dışına çıkanı dalalette sayıyor. Akıl denen şeyin varlığından habersiz, kendisine anlatılan her tür hurafeyi "Hak din" olarak anlıyor. Hiç bilmediği halde bilenin hesabına gelmediği sözüne karşı geliyor.

Böyle bir topluma en çok şu yakışıyor: "Keyfine uyanlar!"


Yorumlar

  1. Aynen öyle "Keyfine uyanlar" Yada "İşine geldiği yerde işine geldiği gibi davrananlar" ikiside aynı kapıya çıkıyor,bizim sorunumuz işin ehli insanlardan değilde ağzı çok laf yapan ukala,laubali kendini bir halt sanan sonradan bir şeyler öğrenmiş insanlardan bilgiler almak dersler çıkarmak,onların ağzının içine bakmak sanırım,hele hele şu internette gezen dindarlar yok mu onları bir kaşık suda boğasım var benim...Sanırsın herkes din kültürü öğretmeni,profesör,ilahiyatçı,blirkişi işte üzerine yakışacak ne kadar güzel etiket varsa hepsi ablamda yada abimde toplanmış,onların etrafınada bissürü takipçi toplanmış,bunlar sürekli kendi alemlerinde al takke ver külah misali kendileri çalıp kendileri söylüyolar,haa es kaza ordan geçen biride bunları iyi birşey yapıyorlar sanıp biraz seyre dalıyor,ama sonra işin renginin değişikliği çıkıyor ortaya kendini kurtaran kurtarıyor,kurtaramayan ağzının suyu aka aka onları dinlemeye şak şaklamaya devam ediyor...Valla billa bunların yüzünden toplayıp tası tarağı kendi kabuğuma çekilesim var ha sen kimsin ki naparsan yap diyebilirler,doğrudur benim onlar gibi üstüme yapıştırdığım etiketim yok evli ve iki çocuk annesi olmaktan başka,eksikliğimide kimsenin farkedeceğini sanmıyorum,onların yazdığı paylaştığı bilgilerin yazılı olduğu kitaplar zaten benim evimdede var şükür bendemi içlerinden altlarını çizip çizip paylaşsam,neye yararki çevre kirliliğinden başka,gittikçe yozlaşıyoruz,kendimizden uzaklaşıyoruz,düşünmeyen,üretmeyen,sürekli hazıra konan bir toplum olma yolunda ilerliyoruz,birde insanlığımızı kaybediyoruz,geleneklerimizi,ananelerimizi örfümüzü adetimizi bir kenara atıp onlara öcü muamelesi yapıyoruz,,,halbuki aslolan kişinin bildikleriyle amel etmesi değilmidir,söyledikleriyle yaptıkları aynı olması gerekmiyomudur,sen ele ver talkımı sonra kendin yut salkımı iş yazmada çizmede göz boyamada süper uygulamaya gelince sıfır,,,,neyse ya bak sabah sabah gene damarıma bastı bu yazı benim,kalemine sağlık,iyiki yazmışsın,,,,daha çok yazarım aslında ama bilirkişilerede yer kalsın istedim :)

    selamlar,hoş kal....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yer çok abla sen yaz, elini korkak alıştırma, aslında alıştırsan mı biraz? :))) Selamlar benden.

      Sil
  2. Biraz mı alıştırayım,benimde elimin ayarı yok ki,bi tutturamıyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Son zamanlarda iliklerime kadar hissederek anlayabildiğim en kayda değer yazıydı. Tebrik ederim. İnsanlar dinini bilmiyor, bilmiyor... Binlerce defa yazmak lazım (kendimi de ayırt etmeden söylüyorum) BİLMİYOR... Bilmediğinden de karşılaştığı lehte aleyhte her güzel sözden etkilenip zirveye çıktığını, her şüpheden etkilenip dibe vurduğunu zannediyor. İşin kötüsü öğrenmek yerine aynı derede yüzmeye devam ediyor, denizden kimsenin haberi yok. Tahkik yok, ilerleme yok. aynı sorular aynı cevaplar. Ne alim alim, ne cahil cahil... Sevgilerle kardeşim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim değerli abim. Ne de özlemişim yorumlarını. :) Saygılar...

      Sil
  4. Bayram gezmesine çıktımda kardeşimede uğrayım dedim,bak ben büyüğüm o bana gelsin diye kös kös oturup beklemedim :) Hayırlı bayramlarrrr,şekerler nerde? selamlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben küçük kardeşim hepiniz bana gelmelisiniz, adet böyle :) Daha dur ne bayramı? :) Aleyküm selam.

      Sil
  5. Hehehheeeee çok biliyon sen :) Bu gün bayram geldim hadi bakalım nolcekse artıkın:) Eee hala şeker yok ortada,oooo işimiz var senle,bak yan komşudan gelirken bissürü şeker topladım aç avcunu yarısını sana vereyim :) Hadi gerçekten hayırlı bayramlar,bak bu kez sahicisinden diyom :)Bak zaten ayaklarım ağrıdı şu saate kadar yoruldum,daha trip çekemiycem,çay var mı çay?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çay da var şeker de var hatta lokum bile var. :) Hoş geldin baş göz üstüne abla. Sana da hayırlı bayramlar. :)

      Sil
    2. Lokum mu? Valla sabah kalktım midemde bir ağrı çok kötüydü bir lokum yesem geçer diye geçirdim içimden yedim geçti Allah'ın izniyle :) Benim lokumlar fındıklıydı haşte resimdekilerden seninkiler neyli? birde onlardan yiyeyim gelmişken :) Üstünede çay içerim teşekkürler :) Daha kahvaltı etmedim yarımız uyur yarımız uyanık şekildeyiz daha kalkamda kahvaltı hazırlayım,annelere bayramdada iş çok :)

      Sil
    3. Benim lokumlar cevizli, fındıklı ve bademli ama ben pek beğenmiyorum, ben sade, sarı, unlu lokum seviyorum. :)

      Sil
  6. 'Keyfine uyanlar' aynen öyle :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.