Ana içeriğe atla

Silmeyin Resimlerimi

Resimlerden ibaret olan bir hayat düşün. Başka hiçbir şey yok, sadece resimler. Dost yok, sohbet yok, gezmek tozmak yok; sadece resimler...  O resimleri silseler ne yaparsın? 

Hedeflerini düşün, hayallerinde büyüttüklerini.  Onlardan kendi zihninde inşa ettiğin mekanları, zamanları düşün.  Odanın tavanında yaşadığın hayatları düşün. Hepsini bir kerede yıksalar, yaksalar ne yaparsın? 

Rüyalarda yaşanabilen bir birliktelik düşün. Bazen arabada arkanda oturan bir görünmez kişi, bazen kapı boşluğundan bakan bir çift göz olsun. Bazen ağaca tırmanmış yetişemediğin, bazen önünde durduğu halde adım atamadığını düşün. Arabanı yaksalar, ağacını kesseler ne yaparsın? 

Seni canlı tutan, hayata bağlayan şey neyse koruman gereken odur. Nasıl ki bedenini ayakta tutmak için oksijen arıyorsan ruhunu korumak için de hayallerine sahip çıkmalısın. Eğer onları başkalarının elinde oyuncak edersen hayattan soğur, olmamayı olmaya yeğlersin. 


Yorumlar

  1. Aslında tam yorumumu yazmış tamamlayıp göndermek üzereydim ki pc nin azizliğine uğradım,nolduysa benim yorum uçtu gitti,silindi yoksa Allah bile razı gelmedi mi bilemiyorum ki :( Nasıl şimdi aynı şeyleri yazayım tekrar o kadarda konsantre olmuştum...Neyse ben içimden bildiğim tüm duaları ediyorum sessizce,,,,etrafı kirletmiyim......bu kadar çemkiriş yeter olsun....

    YanıtlaSil
  2. Hay Allah vallahi ben birşey yapmıyorum bana komplo kuruyor bilgisayar şimdide benden habersiz oturumumu kapatmış :( Bismillahirrahmanirrahim....

    YanıtlaSil
  3. Bak şimdi bazen öyle şeyler yazıyorsun ki,zannediyorum içinde küçük bir çocuk var,savunmasız,korumasız,masum,saf,,,,,hani elinden tutup gel gidelim desen,seninle her yere gelecek olan,hatta dizlerine yatıp gözyaşı dökecek bir masum çocuk....Aslında hepimizin bir yanı hala çocuk ya bir çoğumuz farkında değiliz.....

    Önemli olan beynine kazıdığın,hayallerine kaydettiğin resmin kaybolmamasıdır doğru,elle tutulur resimlerin olması bir şey ifade etmez,hem o resimler tek bir anı ifade eder,resimdeki senin yanında yoksa onla aynı hayatı paylaşıp aynı sofradaki yemeğe ortak olmuyorsan,ikiniz ayrı ayrı dünyalarda yüzünde çizgiler,saçında aklar oluşmakta ama sen kendini tek bir kareye mahkum etmektesindir....Oysa beynindeki,hayalindeki,en önemliside yüreğindeki resime sahip çıkmak,onu yaşatmak.....Aslında senin yazından bir farkı olmadı bu yorumunda ama idare et lütfen bu yaşlı ablanı :)

    Hadiiii ama çocuk yüzün gülsün,dünyanın tüm kötülüğüne inat,gündemin karamsarlığına inat,hatta dışarda yağan yağmura inat,açtır yüreğinde güneşini,gökkuşağını,soldurma,sildirme resimlerini,yıktırma hayallerini,,,,ufak adımlarlada olsa git peşlerinden....

    Diyerekten yorumumu burda nihayetlendiriyorum,büyüklerimin ellerinden küçüklerimin yanaklarından öpüyorum,,,,Allah'a emanetsiniz,hoş kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel yorum olmuş abla, sen de Allah'a emanet ol. :)

      Sil
  4. İlk paragrafın son cümlesine/sorusuna cevabım:
    -Yenilerini çekerim. :)

    YanıtlaSil
  5. Arada sırada oluyor işte kardeşim böyle yorumlar ya,okuyunca bende beğendim hakikattende,,,,bazen dönüp baktığımda,diyorum,acaba bu bünyeden bunlar nasıl çıkıyor diye? Bir anlam veremiyorum,sence ben eserlimiyim :)

    Birde Yolcu'ya sen çok yaşa demek istiyorum :)
    Yenilerini çekermiş :)
    Haydi o zaman hayatlarımızıda yeni baştan yaşayalım,hiç hatasız,hiç günahsız,sıfırdan başlıyalım ne dersin canım....Mümkün değil dediğini duyar gibi oluyorum,neyse ben kafama terlik neyin sıpıtılmadan gideyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni bir filme mi başlıyoruz abla, hayata öyle yeniden başlamak kolay mı? Yaşanmışları ve yaşanması gerekirken içte kalanları ne yapacağız?

      Sil
  6. İşte bende onu diyorum ya dolaylı yoldanda olsa,yada demeye çalışıyorum,,,öyle kolay değil diyorum,ne resimlerin yenilerini/aynılarını çekmek/çekebilmek,nede yeni bir hayata yeni baştan başlamak/başlayabilmek...
    Usta sanatçıların eserleri nasıl benzersizse,aynısını bir daha yapamıyorlarsa,biz fani kulların hayatlarıda öyle tek,eşsiz vede benzersiz,çünkü en büyük Usta Rabbimiz öyle uygun gördüğü için bizi bu şekilde yaşamaya layık görüp/beğenip yarattığı ve yaşattığı için,onun emrine itaatsizlik edemeyiz,kaderin karşısında boynumuz kıldan ince,belki kaderimizi değiştirmek için uğraşırız,zaman zaman doğru bildiğimiz yol zannedip başka yollara saparız,ama inanki yine kaderimizin bize çizdiği yola çıkar yolumuz....
    Her zaman dediğimiz gibi Elhamdülillahi Ala Külli Hal/Her türlü halim için Allah'a hamdolsun...

    Uzun oldu yine ya bak gene beceremedim az ve öz konuşmayı,pardon yazmayı :)

    Hakkınızı helal edin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E Elhamdulillah diyelim o zaman :)

      Sil
    2. Her zaman...Can-ı Gönül'den Elhamdülillah vede Eyvallah kardeşim...

      Sil
  7. Kardeşim yusuff çok güzel,duygularını yazmışsın,fakat kimin umrunda her an her dk vahşı insanlar mazlumları yakıp yıkıyor her şeyleri ellerinden alınıyor.Allah yardım etsin suçsuz günahsız öldürülüyorlar.(( Şu ölümlü dunyada neden niçin,nereye kadar.Ben bir anlam veremiyorum.inşallah bir an önce biter bu savaşlar,kötülükler. Duadan başka elimizden bir şey gelmiyor.

    Hayırlı cumalar.Allah'a emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun, size de hayırlı cumalar :)

      Sil
  8. Bloguma kadar gelirmisinnn? Hakikatten bela oldum akşam akşam :) http://gelibolu17.blogspot.com/2012/11/hayat-sevince-guzel.html selamlar :)

    YanıtlaSil
  9. OOooo hakikatten uyuyosun sen kardeşim,tarihlere bakınca iki gün fark var davete icabetinde,yani iyiki bir gelirmisin dedik :)Hoş geldiğinide görmedimya neyse :)Görseydim hoşgeldin derdim mutlaka :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O da olur inşallah :)

      Sil
  10. Olurrrr,oluuur, bal gibi olurrrr :)
    Artık böyle bundan sonra,normal yazı yazmıycam,bana söylenen sözlere istinaden,şarkı sözleriyle cevap vereceğim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …