Yüzde Elli

Otobüste arkamda iki öğrenci oturuyordu. Herhalde biri birine yemek sözü vermişti ki beriki ötekine durmadan ona ne ısmarlayacağını soruyordu. Pilav üstü döner, veya döner üstü pilav diye diye geleceğimiz yere kadar geldik. Gerçi yol biraz daha uzun olsa ben koltukları kemirmeye başlayacaktım da Allah'tan yakınlarda bir ciğerci vardı.

Dürümümün dürülmesini beklerken ciğerciyle yanındakini dinliyordum. Karşı tarafta tartışan birkaç kişiyi kast ederek "faiz tartışması" dedi. Yanındaki bir şey demeyince bu kez sesini biraz da sertleştirerek "yemin ederim bu faizcilerin kellesini koparmak lazım, ben devlet olsaydım hepsini gebertirdim, bunlar devleti çökertiyor" diye devam etti. Ciğercinin yanındaki "buradaki üç beş taneyi öldürsen ne olacak, bizim orada binlerle var" dedi. Sanırım batı tarafını kastediyordu. Bizim ciğerci çok kızmış gibi adama dönerek "yahu bunlar domuz, domuz" dedi. "Bunlar gece verdikleri paranın sabah yüzde elli faizlisini alıyorlar" diye devam etti.

Ben hafiften bir şok geçiriyordum. Kumar masasında verilmiş borç para sabaha yüzde elli artmış olarak alınıyordu.

Yüzde elli!

Cebine birkaç kuruş para koyan akbaba gibi etrafta dolaşıyor, millete borç vererek haksız, karşılıksız para kazanıyordu. Bu ise onun herhalde zirvesiydi. Tartışanların sesini duyuyordum, bir ara üç bin iki yüz lira dediler. Neyin nesiydi bilmiyorum da üç bin lira verip sabaha dört bin beş yüz lira almak olabilir mi diye geçirdim içimden. Neden olmasındı ki?

Tartışanlara bakınca ne kadar şükretsem azdır diye düşündüm. Kumar oynamadığım falan için değil.  Allah bizi bunlardan korudu diye ne kadar şükretsek azdır zaten. Ben daha çok benim böyle şeylerden haberim olmadığı için Allah'a ne kadar şükretsem azdır dedim. Rabbimiz bize o kadar güzel bakmıştı ki bırakın kumarı, onların kağıtlarını, taşlarını bile elimize aldırmamıştı.

Ey rahmeti her şeyi kuşatmış biricik Allah'ım, sana doğduğum günden beri aldığım nefeslerin kalp çarpışlarıma çarpımı sayısınca şükürler olsun.

Yorumlar

  1. İnsanın zaaflarının olması kötü...Kendileri için, aileleri için, sevenleri için, neticede toplum için tehlike. Kimin ne kötü alışkanlığı varsa Rabbim kurtarsın.

    YanıtlaSil
  2. "Ey rahmeti her şeyi kuşatmış biricik Allah'ım, sana doğduğum günden beri aldığım nefeslerin kalp çarpışlarıma çarpımı sayısınca şükürler olsun."

    Amin inşallah...

    YanıtlaSil
  3. hocamız anlatmıştı..

    vaktin birinde bir pir-i fani çokça ibadet edermiş...
    neredeyse uyumaz 24 saat boyunca Allah'ı c.c zikredermiş...

    gün gelmiş pir-i fani vefat etmiş...
    Ve huzura çıkmış
    Mevla,
    Ey kulum seni ibadetlerinlemi hesaba çekeyim yoksa rahmetimle mi
    Pir-i fani de ibadetlerinin çokluğuna güvenip ibadetlerimle demiş

    Mevla meleklerine atın bunu cehenneme demiş...
    Pir-i fani demişki
    Ey Allah'ım nasıl olur, ben o kadar ibadet yaptım, uyumadım seni zikrettim neden cehenneme atıyorsun beni..
    Mevla demiş ki
    sen bu kadar ibadet yapmana rağmen daha bir gözünün şükrünü bile ödeyemedin...

    Yani Mevla'nın rahmeti olmassa gideceğimiz yer belli...
    Bunca nimetin içindeyiz ne kadar şükretsek az

    konu için teşekkürler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duymuştum bu hikayeyi, ben teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)