Ana içeriğe atla

Kime Küfredeyim

Muavini seviyorum. Kendine has bazı hareketleri, konuşması; özellikle de bir ses tonu var. Bizim minibüsü doldurup "çıııık" deyince ben de güldüm. Bir iki de söz edince yanımdaki konuşmaya başladı. Mübarek bir başladı, pir başladı. Daha da susmaz sandım.

Önce şoföre bir şeyler söyledi. Bir, iki derken şoför sustu. Ben de ayıp olmasın diye "hı hı" diyeyim dedim. Ben konuşmayınca susar sandım, yanılmışım. Konu değişince şehre ne için geldiğini anlatmaya başladı. Hastaneler çok zor, doktorlar çok kötü dedi. Anladığım kadarıyla eşi ve çocuğu birden hastalanmışlar. Gün boyu hastanedeymişler. Bir sürü tahlil  yaptırmışlar. Çok yorulmuş zavallı genç.
Ben yine konuşmayınca bu kez de kendinden bahsetmeye başladı. "Aslında ben de kendimi kontrol ettirmeliyim" dedi. Elini gösterdi, yara gibi bir şey vardı.  Gizli şeker hastalığına yakalanmış. Pirinç, şeker, patates yeyince yara çıkıyormuş vücudunda. Yemek zorundaymış da. Bir tekstil fabrikasında aşçıymış. Beş yüz elli lira alıyormuş. Genelde pirinç pilavı yapıyormuş. Kantinden yiyecek kadar parası olmadığı için de mecburen yiyormuş. Sordum neden ekmek yemediğini? Kuru ekmek mi yiyeyim dedi? Pilavın yanında sulu bir şeyler yapmıyor musunuz dedim? Yapmıyorlarmış. Bir tabak pilavın üstüne bir parça beyaz et koyuyorlarmış, yanında da turşu... Bazen sulu da yapıyorlarmış ama kuru fasulye sevmiyormuş. 

Neyse ki sonra sustu. O susunca ben başladım konuşmaya; ama kendimle. Bu adam evli, üstelik çocuğu var. Bu paraya acaba hangi ihtiyacını karşılıyor? Eşi ve çocuğu aynı anda hastalanmışlar, acaba tedavi masraflarına maaşının kaçta kaçını harcayacak? 

Kime küfredecektim şimdi? Kapitalizme mi yoksa herkese mi? İşçilerinin sırtından milyonlar kazanan fabrika sahipleri, onlara kuruşlar koklatırken bunu onaylayanlara mı? Yoksa fabrika sahiplerine mi? Doymak bilmeyen insan nefsine mi; yoksa onlara erdemden hiç bahsetmeyen korkak bilginlere mi? 

Kendime mi? Bilmem etmişimdir herhalde. Etmem de lazım zaten. "Adamın özel mülküdür, istediği paraya çalıştırır. İşçinin hesabına gelmezse çalışmasın" diyen benim zihniyetimse, ona da küfrederim. 

Kafasına soru takılan varsa, onlardan önce bunu taksın: O fabrikanın sahibi o parayı nereden getirdi? Zenginleşirken kimsenin hakkını yemedi mi? Acaba dedelerinden biri, binlerce dönüm toprağa el koyan bir zalim miydi değil miydi? 

Yorumlar

  1. Anlaşılan o ki, cevabı zor bir soru..Kapitalist sistem var olduğu sürece, insanlar küfürbaz olmaya devam edecek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimizden gelen buysa..

      Sil
  2. Bu konu uzar gider,soru soruyu doğurur cevap cevabı,ve git gide işin içinden çıkılmaz bir hal alır....
    İşte vatandaşın hali gözler önünde,ama hala bazıları dış dünyayı izlediği tv dizilerindeki lüks hayatlar gibi sanıyor,insanları su gibi para harcıyor sanıyor,kaynağı belirsiz paralar,keşke gerçek dünyayı görselerdi ne iyi olurdu,
    yada herkes kendinden bir basamak aşağıdaki kimselere bakıp ibret almayı ondan sonra kendi haline şükretmeyi bilebilseydi,
    çok tamahkar olduk biz,önceden böyle değildik,
    evde bir kişi çalışır kaç boğaza bakardı,şimdi evde kaç kişi çalışıyor ama yine para yetmiyor,paranın bereketi,insanların şükrü kalmadı çünkü,,,,
    nimet ayağından iple bağlı güvercin gibidir,ipi şükürdür,az gevşeltirsen kaçar gider,çok sıkarsan ölür,kararını bilmek lazımdır,,,,
    Bu arada o işverenlere,patronlara diyecek çok sözüm var da sonraya saklıyorum,çok yakın geçmişte bende birebir yaşadım bu sorunu,işçilerini sigortalıymış gibi gösterip ama primini ödemeyenler,günde 11 saat yok paraya çalıştıranlar,sonra işine gelmeyince çık git diyenler,çalışanı insan yerine koymayanlar,çook bu ülkede,maaşlardaki adaletsizlik diz boyu zaten,iki ucu b.k lu değnek anlıyacağın,ama bunun yanısıra bir o kadarda Hulusi Kentmen kıvamında babacan,insana değer veren halden anlayan işverenler patronlarda vardır bir yerlerde ama maalesef hiç bize denk gelmedi :)

    Yaa evladım işte böyle bu da minibüste yan koltukta oturan teyzeden gelsin :)

    Küfretme ayıp aile var,bak dön arkanı kadını var çocuğu var yaşlısı var :)

    Ben mi bu şehre niye gelmiştim sahi,
    kardeşimi görmeye gelmiştim,tanırmısın sen evladım,ismini söylesem :)

    Şoför beyyy,
    Müsait bir yerde inebilirmiyim lütfen?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Caminin orada in. :)

      Sil
    2. Olur evladım inerim,sen yeni muavinmisin?
      Hem Camiiye girer namazda kılarım ne güzel olur :)

      Sil
  3. Bi söz var ya hani, "birisi size alın teriyle zengin olduğunu söylerse ona şunu sorun; kimin alnının teriyle?" diye, tam bu yazıya uygun olsun diye yazılmış sanırım. Tam tersi daha mantıklı tabi :)

    Serdarowen/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte bu soruyu sorabilecek, zengini görünce kafasını eğmeyecek kadar bilinç olsa..

      Sil
    2. http://galeri7.uludagsozluk.com/233/zenginleri-%C3%B6ld%C3%BCrecez-haz%C4%B1r-olun_352287.jpg bu nasıl peki çok mu ağır oldu? :)

      Sil
    3. Kuru laftan başka bir şey değil. Zenginler o yazıyı yazana biraz para verirler, ondan vazgeçerler. :)

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.