Ana içeriğe atla

Nankörlükten Ötesi

İnsan neden yaşar? Başkalarını memnun etmek için mi yoksa kendini memnun etmek için mi? Eğer insan kendi için yaşıyorsa; bence dünya buna değmez. Yok eğer insan başkaları için yaşıyorsa, insanların çoğu buna değmez.

Ümitsizlik Müslümana göre değil ama hayatın tadına bakınca da insan baya kötü olabiliyor. Eğer yazının bu kısmında oturup kendisine iyilik yaptığınız birinin size karşı tavırlarını düşünürseniz, yazının bundan sonrasını okumanız sadece vakit kaybı olur.

İnsanoğlu nankördür. (14/34) Ona iyilik yaptığınız sürece sorun olmaz, ne zaman iyiliği kesseniz bu kötülük olur. Varsayılan artık umurunda  değildir, onun için yaptığınız köleliğin kesilmesi bile ona kötülük yapmanız anlamına gelir. Hatta insan o kadar nankördür ki bunu Allah'a karşı bile yapar. Allah Hud suresinin dokuzuncu ayetinde şöyle buyurur: "Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir."

Cem Yılmaz demişti:
"Bir günde on bin kişiyle fotoğraf çektirirsiniz, yorulursunuz, on bin birinci kişi alınır." Yani anlayış sıfır. İnsan dediğin karşısındakinin insan olduğunu düşünmez. (Nasıl ki ben bu yazıyı yazarken kendimi insanüstü bir varlık görüp, insana laf atıyorsam, her insan öyledir.) Kendi keyfine bakar.

Kimi zaman da olur, sen insana samimi bir iyilik yaparsın, o onu çok farklı anlar. Daha çok kadınlarda olan bu üstün(!) özelliği şöyle örneklendireyim: Diyelim ki sen bir insana bir hediye aldın. Yine diyelim ki aldığın hediyenin rengi mavi. Bir kez daha diyelim ki seninle o kişi arasında, mavi renk konusunda bir sorun var ya da seninle onun sevmediği biri arasında mavi konusunda güzel bir şey olmuş. İşte o zaman aldığın hediye sana hakaret, kötülük ve nankörlük olarak geri döner.

Nankörlüğü ne kadar istesem uzatabilirim. İnsanın temel yapı taşlarından olan bu iğrenç özellik o kadar geniş ki, hakkında kitaplar yazılabilir. Bunun yanında bu hastalık, hiç bahsedilmesine gerek kalmayacak kadar da tanıdık. Hangimize dokunsan bin bir dert yanabileceğimiz bir sorunumuz.

Fakat keşke bundan daha kötüsü olan, samimi hislere nankörlük etmek olmasaydı. Karşıdakinin bir menfaat bekleyerek yaptığına yapılan nankörlük neyse de, sadece insanlık için yaptığına nankörlük edilmeseydi. Keşke insanın içinden gelen güzel laflara nankörlük edilmeseydi. Keşke...

Yorumlar

  1. "Hediye verirsin" olmalı, cümlenin devamında anlam karmaşası olmuş. dağlarradında

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, teşekkür ederim.

      Sil
  2. Keşke...
    Fıtratımızda var nankörlük ve sürekli almak arzusu...
    Kimse kimseden üstün değildir,yaradılışta herkes eşittir,birbirine üstünlük ancak takva iledir...

    Selamlar olsun,hep yaz olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleyküm selam abla, yazarım tabi :)

      Sil
  3. Nankörlük olmasaydi hayat ne güzel olurdu ve bunada değerdi.Kim ne yaparsa kendine yapiyordur,bu dünyayi terk ettiğimizde ne ettiysek o peşimize düşecek inşallah güzel emellerle gideriz.Allah'a emanet ol kardeşim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, siz de Allah'a emanet olun. :)

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.