Senin İlacın Bu

Okul yolundaki camilerden birinde namaz kıldım. Namazdan sonra vaktimin bol olduğunu görünce camiden çıkmakta acele etmedim. Güneş artık yakıyordu ve cami güneşten korunmak için ideal bir mekandı. Sırtımı duvara dayadım, ayaklarımı uzattım ve kitabımı okumaya başladım.

Bir süre sonra caminin kapısı açıldı. İçeriye güler yüzlü biri girdi. Kapatıcı yüzünden açık kalmayan kapı açık kalsın diye, kapının altına bir takoz yerleştirdi. Kapıyı açık tutup sıvadığı kollarını aşağı indirdi. Bana baktı ve tekrar gülümsedi. Tanımıyordu ama gülümsemeyi yüzünden eksik etmiyordu. Orta yaşlı biriydi.

Gülümseyerek bana doğru geldi. Elimdeki kitaba bakarak, biraz da yüksek bir sesle "ne okuyorsun" dedi. Cevap vermedim, kitabın kapağını gösterdim. "İngilizce Hikayeler" yazısını görünce o gülümseyen yüz aniden ekşidi. Hiçbir şey demedi, bir iki küçük adım attı. Sonra aniden dönüp "bunun yerine risale okusan daha iyi değil mi" dedi.

Konuşmadım, sadece gülümsedim. Caminin sağ köşesine doğru yürüdü. Pencere kenarında bulunan cep boy "Hastalar Risalesi"ni alıp bana verdi ve "al, senin ilacın bu" dedi. Sanırım adam benim İngilizce çalışmamı bir hastalık olarak gördü. Ben "Allah razı olsun" dedim ve ona gülümsemeye devam ettim. O ekşi yüzünü değiştirmeden dönüp namaz kılmaya gitti.

Düşündüm. Acaba bu ne demek diye... Benim İngilizce öğrenmem lazımdı ama bunun yerine bir adam bana Risale-i Nur okumamı öneriyordu. Nasıl anlamalıydım? İngilizce öğrenmek mi anlamsızdı yoksa Risale-i Nur mu her şeyden önemliydi? Bu adam acaba dünyada tek faydalı şeyin Risale-i Nur olduğuna mı inanıyordu yoksa onun lazım olan her şeyi ihtiva ettiğine mi?

Acaba işi gücü bırakıp Risale-i Nur mu okumalıydım? O zaman her şeyi bilebilecek miydim? Yoksa bu iyi niyetli adama ben okudum, faydalandım, o da her kitap gibi bir kitap mı demeliydim?

Ne yapacaktım? Tabi ki gülümseyecektim. İnsanların bilmediklerini abartmayı sevdiklerini biliyordum. Hiç anlamadıkları bir şey hakkında "en iyisi bu" dediklerine defalarca şahit oldum.

Ne yapacaktım? Tabi ki gülümseyecektim. Kim ne anlarsa artık!

Yorumlar

  1. Demişsin ya :''Tabi ki gülümseyecektim. İnsanların bilmediklerini abartmayı sevdiklerini biliyordum. Hiç anlamadıkları bir şey hakkında "en iyisi bu" dediklerine defalarca şahit oldum. '' İşte onun için gülümseyeceksin karşılık olarak çünkü yapacak bir şey yok.Fikirlerini söylesen dinler miydi ? Dinlese bile ciddiye alır mıydı? Bence hayır,onun için tebessüm iyidir sadaka niyetine geçer...


    Hayırlı günler olsun; bereketini huzuru sevgiyi ve doğru ilmi içinde barındıran kazançşı bir gün olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin, her günümüz böyle olsun inşallah.

      Sil
  2. hayatta her zaman iki seçenek vardır . sanki biri gelir seç bakalım der sana uzun yol mu kısa yol mu iyi mi kötü mü dünya mı ahiret mi İngilizce mi risale mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi kötü, dünya ahiret zıt olabilirler ama İngilizce ile Risale arasında aynı ayırım yok bence.

      Sil
  3. Bence de risaleyi-i nuru çok abartıyorlar. Hayatta başka risaleler de var. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vardır muhakkak da işte inanç...

      Sil
  4. Ben senin o gülümsemene ek olarak bir de ağır espri yapmak istiyorum. Belki risale ingilizceydi? Eline alıp baktın mı? :P Bu :P'yi esprimin ağır derecede iğrenç olduğunu fark edince ekledim :) Ciddiyete gelirsek; (yine bir "ben senin yerinde olsaydım"lı cümleyle) ben senin yerinde olsaydım o adama ne yapmak istediğini sorardım. Altın kıymetinde bir sükut yerine, gümüş gibi sözler eder, varılan hükmü adamın kulağına gümüş küpe olarak taktırırdım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adamın bir suçunun olduğunu sanmıyorum, o yüzden o adama söylenecek bir şey olduğunu da düşünmedim. Sorun derin, adam üstte görünen yaprak. Köke inmek lazım.

      Sil
  5. ne mutlu abartanlara (: said nursinin külliyatı mevlananın mesnevisi ,ibrahim hakkının marifetnamesi , hacı bektaşın makalatı, yunus emrenin divanı , abdul kadir geylaninin menkıbeleri , herkesin gönlüne göre seç beğen keşke üstüne birde abartabilsek... Ama benim yaşıtlarım sinan yağmur , elif şafak , iskender pala , nazan bekiroğlu dedinmi ooo abartmayı asıl o zaman gör (: sözüm meclisten dışarı ... Ayrıca son moda yazarları küçük gördüğümden değil severek okumuşumdur eserlerini de ... Pek içerledim abartma sözüne ...

    YanıtlaSil
  6. ben cevap beklemiyorum sizden . Herkes istediği gibi yazabilir duygularını tabiki serbest. Yanlız konu hassas olunca dikkat etmekte fayda var ... Hayatta said nursinin külliyatından başka risaleler var doğru ama neden bu kadar abartılıyor efendim denemez ... Şu zamandan sonra bir kez daha bir said nursi daha gelirmi gelse bile külliyat gibi değerli bir eser bırakıp gidermi insanlara ... Bu arada ben nurcu değilim sadece saygı duyarım Din büyüklerine ve bıraktıkları eserlere ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abartılan bir şey için neden abartılıyor denemesin ki?

      Sil
  7. Abartılan bir şey için neden abartılıyor denmesinin sebebi bilmemektir ... Eğer ki külliyat baştan sona okunsa neden abartıldığı bilinir (: yani insan bilmediği şeyi abartmaz mesela benim gibi bazı konularda örnekle ( futbol fanatikleri , yeni çıkan yazarlar , tesettür (moda) sı , güzel olmak uğruna yapılan gönüllü işkenceler ) hep anlayamadığım ve neden bu tür şeylerin bu kadar abartıldığı ... Gibi gibi ... Insan galiba sevdiği değer verdiği şeyleri abartıyor ... Bu arada rahatsızlık verdiysem af ola nacizane antika aylinin düşünceleridir bunlar (: herzaman saygıyla kalmak dileğiyle ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estğ. ne rahatsızlığı :) Çok güzel açıklamışsınız ve kendiniz de demişsiniz ki "abartılıyor" Eğer gerçekten abartıyı anlamayanlar bilmemekten anlamıyorsa dahi bunun sebebini sorma gibi bir hakları olmalı, yanılıyor muyum?

      Sil
  8. Ben de o adam suçludur demedim zaten. Biraz sohbet edebilirdiniz demek istemiştim :)

    YanıtlaSil
  9. Hiçbirimiz niyet okuma gibi bir özelliğe sahip değiliz . Niyet gayb alemine girer gaybıda Allahtan başka kimse bilemez ... O halde ya bilmediğimiz veya anlam veremediğimiz şeylerde soracağız anlamaya çalışacağız ... Veya Sukut Altın değilmi madem Sustuk sonradan sui zan edip Altın değerindeki Sükutu teneke yapmayacağız .

    YanıtlaSil
  10. Estağfirullah ... Ben korkmaya başladım artık siz bana yeter artık sus diyeceksiniz (: ben bu konuda sustum .... Sizin bir yazınız çok hoşuma gitti NAMAZIN ZARARLARI (: o yazıyı okurken bizim evin iç işleri bakanı gördü (: tabi konu başlığı malum hade bakalım açıklama yap ... Aslında öyle demek istememiş bak böyle demek istemiş falan derken sonrasında üye oldum buraya yani vesile oldunuz diyebilirim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estğ. öyle şey mi olur? Ne mutlu bana ki bana yorum yazıyorsunuz. :)

      Sil
  11. Dimi ya ! Ben buraya üye oldum ama sonrasında pişman da oldum hem acemilik hemde şimdi ben ne yazacağım ki buraya benim bi antika defterim var oraya istediğim kadar saçmalaya biliyorum çünkü benden başka okuyanı yok ama buraya içimden geldiği gibi dökülerek yazsam benim başımada size yaptığım gibi biri musallat olacak hade bide ona dert anlat (: ben galiba burayı silip antika deftere geri dönmem lazım ... Hakkınızı helal edin haa (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estğ. helal-i hoş olsun. Hoş geldiniz ve gitmek isterseniz de hoşça kalın. Ben rahatsız olmam tabi siz daha iyi bilirsiniz. :)

      Sil
  12. Bolca Gülümsüyorum....

    :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :) :)

    Yazıya :) Yorumlara :)
    Cevaplara :)
    Ama en önemlisi senin gülümsemene karşılık bu gülümsemeler :))))))))))))))))))))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep gülümsersin inşallah :)

      Sil
    2. Amin cümlemizde inşallah kardeşim :)

      Sil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)