Züleyha

Babamın evinde bir garip Yusuf'tum. Param yoktu, gerçi buna ihtiyacım da yoktu. Hayatımda fazlalıklar da yoktu. Ben vardım, kitaplar ve birkaç geveze arkadaşım.

Sonra beni İlahiyata köle olarak sattılar. Yakubumdan uzaktaydım. Yalnız başıma, koca Mısır'da sadece bir köleydim.

Derken bir Züleyha çıktı karşıma. Arkası yetmiş yerden yamalı gömleğime dokundu. Yetmiş birinci yamaya tahammülüm kalmamıştı. Önümü döndüm. Gömleğimin daha ilk günkü gibi yeni, tertemiz tarafına kocaman bir yırtık açılacağını nereden bilecektim? Saftım, sadece Yusuf''tum; Yakubunu yirmisinde kaybetmiş güler yüzlü bir Yusuf.

Gülmek benim için nefes almak gibi bir şeydi Züleyhalardan bir Züleyha'ya yüzümü dönene kadar. Ağlamak bana sadece yeni doğmuş bir çocuğu hatırlatıyordu. Gözlerimden su damlayacak olsa, ancak gülmekten çatlayacağım zamanlarda damlardı.

Züleyha, Züleyhalığını yapmış, gömleği yırtıp beni zindana attırmıştı. Pirime ihanet eden ben, önden yırtılmış gömleğimle zindan ehline bile maskara olmuştum. Artık Yakubuma göndereceğim bir gömleğim, ne arkamdan ağlayan bir Züleyham ne de sultan olacağım bir Mısırım vardı.


(Hangi düşüncelerle, nasıl bir ruh haliyle, ne zaman ve ne amaçla yazdığımı hatırlamadığım, taslaklarda kalmış eski bir yazı. Benle mezara gelmesin dedim, yayınladım.)

Yorumlar

  1. Okudum,düşünüyorum....Yorum yapmak istemiyorum bu yazıya nedense hiç içimden gelmiyor kardeşlik :( Ay dur sen şimdi asma suratını dersin hemen değişiyorum :)
    Hayırlı kandiller olsun inşallah selamlar olsun,Allah'a emanetsiniz,,,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Derim tabi. Hayırlı kandiller abla, aleyküm selamlar. Siz de Allah'a emanet olun.

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)