Ana içeriğe atla

İyiler Mi Çok Kötüler Mi

"Kötülerin zafer kazanmasında rol oynayan en önemli şey, iyilerin hiçbir şey yapmamasıdır. İnsanlar korkuyor, boş ver gitsin diyor." İzlediğim bir filmden birkaç kelime. Gerçek hayattan esinlenerek yapılmış, bir zalimin kurduğu hükümdarlığı, bir polisin dürüstlüğüyle nasıl yıktığını anlatan bir filmden...

Başka bir filmde görmüştüm: Biri "kötülerin tarafında olmadığım için pişmanım" demişti. Düşünüyorum da acaba kötüler daha mı çok? Yoksa doğuştan mı güçlüler? Neden Allah, iyilerin tarafında olmasına rağmen genelde kötüler üstteler? Cevabı yukarıda: Çünkü iyiler hiçbir şey yapmıyorlar. Herkes bir iş tutturmuş, herkes bazı hesaplar peşinde. Bana dokunmasın da yılan varsın önümdeki tastaki sütten bana bir damla bıraksın mantığında herkes.



Maalesef iyiler susuyor. İyiler uyuyor ve dünya birkaç kötünün elinde inliyor. Bir tek kötü, tüm riskleri alıp, uğruna mücadele edeceği milyonlarca sebebi olan iyilerin suskunluğunda, onlara hükmediyor.

Peki iyiler bir şeyler yapsa ne olur? Belki de güzel şeyler olur! Örnek mi: Peygamber'e (s) bakın. Mekke cehalet yuvasıydı, amcası onu taşladı ama o durmadı. Köle ezilmiş, kadın değersiz, zulüm diz boyu bana ne dese; altı çocuğum, eşim ve servetim ne olur diye düşünse Medine İslam Devletini kurabilir miydi? Asrı saadeti o bedevilere, o cahillere yaşatabilir miydi?

Mursi: İsrail'le anlaşsa, Gazze'ye sırtını dönse bugün belli olmayan bir yerde hapis olmaz, ülkesinde cumhurbaşkanı olurdu. Aynı zamanda Mursi'nin halkı da bir şeyler yapan iyi adamlardan. Meydanlarda olmasalar, ordu Mısır sokaklarında İsrail'in emrinde at koşturan köpekleri oynayacaktı.

Gezi Parkımız var bir de. Yurdumun iyi insanları... Bir şeyler öğrenmiş, susmayan sesler... Düşünsenize, tezgah hazır. Kıvılcım istiyorlar. Yabancı basın bile gelmiş hem de canlı yayın aletleriyle. Alimler(!) satın alınmış, ünlüler hazırlanmış; bir kıvılcım bekliyorlar. Nihayetinde tüm güçleriyle saldırıyorlar. Sonra ne mi oluyor: Susmayan, bir şeyler yapmak zorunda hisseden iyi insanlar oyunu bozuyor. İnternet başında, sokaklarda ve meydanlarda tüm dünyaya cevap veriliyor.

Abdülhamit gibi bir insana, en büyük suç olarak "dini kitap yakmak" bahanesini öne sürenlerin ve onu indirmeye giderken "halk seni azletti" diyenlerin, aynı kafayla kurdukları oyun tutmuyorsa, iyi insanların susmaya son vermelerindendir.

İyi insanlar... Tükürüklerinde kötüleri boğabilecek kadar çoklar. Susmasalar, sesleri "sayha" olup kötü kavimleri helak edebilecek kadar güçlüler. Yeter ki susmasınlar! Yeter ki iyi insanlar bir şeyler yapsınlar!

Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. Ablam bu kadar kısa yazmışsa ya yazı çok kötü olmuş ya da ablamı oruç vurmuş :)

      Sil
  2. Yazı çok güzel, sen zaten söylenmesi gerekenleri söylemişsin benim yazacaklarım kuru kalabalıktan başka bir şey olmaz diye düşündüm,kendine haksızlık etme lütfen...
    Hem ben siyasi yorumlar yapmayı pek sevmiyorum ;)
    Oruç vurmuş diyelim biz en iyisi, selamlar olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle olsun bakalım ablası, aleyküm selamlar olsun :)

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

Tavuk Yavrusunu Gagalarsa

Bir Çin tavuğumuz var. Dört kardeşten biri olan bu tavuk, kardeşlerinin aksine hayatın zorlu şartlarına direnerek yaşamayı başaran tek kardeş oldu. Büyüdü tavuk oldu, kuluçkaya yattı. Büyüdü dediğime bakmayın hala bir güvercin kadar ancak var.

Küçücük küçücük yumurtlamış, yumurtalarının üstüne oturmuş onlardan yavru çıkarmayı beklerken yakaladık onu. Fakat işte bir terslik vardı. Bir horozu yoktu ve bu yüzden o yumurtalardan bir civciv çıkması imkansızdı. Annem de hiç olmazsa boşa gitmesin diye bizim diğer tavuklardan iki yumurtayı Çin tavuğunun altına bıraktı.

Tahmin ettiğimiz gibi tüm yumurtaları bozuldu, kendine ait olmayan iki yumurta hariç. İki yavrusu olmuştu. Kendi yavruları olmasa da onları bağrına bastı. Onları sevdi, her türlü tehlikeden korudu. Çin tavukları biraz şımarık olurlar. Diğer tavuklar bizden kaçarken o ayaklarımızın dibinden ayrılmıyordu. Anne olduktan sonra ise ona yaklaşamaz olduk. Yumruk kadar tavuk bizi dövmeyi bile aklından geçiriyor olabilirdi.