Ramazan Geldi Klişeleriyle Geldi

Ramazan geldi hoş geldi. Aynı zamanda klişeleriyle geldi: "Ramazan Kur'an ayıdır ve bu ayda bolca Kur'an okunmalıdır."

Sanırım ben de klişe ile devam edeceğim. "İnsan anlamadığı şeyi niye okur?" Bir defa, iki defa, yirmi iki defa... Okudukça daha çok okuyoruz. Her harfte on sevap diye, o sesleri daha güzel çıkarmaya çalışarak okuyor da okuyoruz. Okuduktan sonra öpüp başımıza koyuyor, sonra da nazikçe bir yere bırakıp televizyonumuzun, bilgisayarımızın başına dönüyoruz.

"Kur'ana abdestsiz dokunulmaz, Kur'an okunurken bir şey yenilmez, içilmez; rahat oturulmaz, ayak uzatılmaz" derler. Onun için Kur'an okuma süremizi oldukça kısa tutuyoruz. Kur'an biter bitmez alıyoruz elimize suyumuzu, çayımızı, kolamızı; her neyse işte, oturup ya tv izliyor ya da bir şeyler okuyoruz. Yani Kur'anla vakit geçirmiyoruz, onu sadece mecburiyetten okuyoruz. Bilinçli bir şekilde söylemesek de bilinç altımızda, "bitse de kurtulsak"la okumayı bitiriyoruz.



Aslında bilinç altımız daha doğru. Bilinçli olsak, bilincimiz de öyle düşünürdü. "Anlamadığın bir şey için neden vakit ayırırsın? Dünyanın en güzel okuyanı olsan bu ne işine yarayacak?"

Kim neden bu yüce kitabı bize böyle gösterdi acaba? Oldukça anlamlı, ve çok önemli mesajlar içeren bu eseri kim bize bir müzik gibi okuttu? Ramazanda okuduğumuz hatme anlayışını ne zaman hangi ara edindik? Onu geçtim, hangi düşünceyle başkalarına kendimiz için cüz okutmayı adet edindik?

Düşünebiliyor musunuz? Hiç anlamıyoruz, durmadan okuyoruz ama o da sadece bir ayda. Sonra yetiştiremeyince başkalarına okutuyoruz. "Falankes, acaba yerime 23. cüzü okuyabilir misin, yetiştiremedim de." Hiç demiyor muyuz, onun okuduğu Kur'anı neden ben okumuş oluyorum. Hadi okumuş olayım bu ne işime yarayacak? Bir de hatme bitsin diye on beş dakikada bir cüz okuma adeti var ki, Allah muhafaza...

Hasılı dostlar, baya bir zamandır biz aklı cebimize koymuşuz; başkalarının olmayan aklına hizmet ediyoruz. Cenneti umuyoruz ve samimiyiz. Eğer Allah bizden aklımızın hesabını sormazsa belki bu samimiyetimiz bizi kurtarır. Fakat eğer sorarsa...

Yorumlar

  1. Ya sorarsa?
    Hayırlı ramazanlar olsun kardeşime inşallah...Yazını çok beğendim, Kuran-ı Kerim'i evet okuyorum anlamıyorum hatta kışın tecvitli okuma kursunada gitmeye çalıştım daha güzel okumak için bu sefer tamamen allak bullak oldum, tecvitli öğrenmeye çalışırken 13 yaşımda çocuk aklımla öğrendiğim Kuran-ı Kerim'i sorguladım haddim olmayarak eğer doğrusu böyleyse ben 25 küsur yıldır ne okuyormuşum dedim, tövbe haşa keşke şimdi şu yaşımda yeniden sil baştan öğrenseymişim dedim :( Bu yıl tekrar gidermiyim bilemiyorum eşime okuyorum tecvidli öğrendiğim şekliyle bir sürü yanlışımı buluyor çünkü o tecvidli biliyor, bende onu veya başka hocaları takip ederken içimden sular seller gibi okuyorum fakat kendi sesimle okumaya kalktığımda iç sesimle dış sesim kavga etmeye başlıyor, yine içimden gözümle okumaya başlıyorum....Budur memleketin bir çok kişisinin hali kardeşim birde şive yöre farkı var herkes kendi konuştuğu tarzda öğrenmiş öyle okuyor o insanların belli bir yaştan sonra doğru düzgün bir Arapça ile okuması nerdeyse imkansız gibi bir şey oluyor...Bir süre sonra zaten öğrendiğinide unutup yine yılların alışkanlığıyla aynı kendi stiliyle okumaya devam ediyor... Yoksa önce Arapça öğrenip sonramı Kuran-ı Kerimi okuyup anlamayı denesek bir türlü çıkamadım işin içinden,,,Ben ramazan ayında mukabelelerde kendi cüzümün yerine kimseye okutmadım ama yıllar önce daha evlenmemişken komşu teyzelerimin yerine cüz tutmuşluğum oldu :) Şimdi öyle şeyler olmuyor tabii ama napalım Allah bilmediklerimizden,bilmeden yaptıklarımızdan yada unuttuklarımızdan dolayı bizi affetsin inşallah...Çok selamlar olsun, uzun oldu biraz hakkını helal et, ama bam telime geldi oturdu yazın... Paylaşıcam birde müsaadenle...
    O güzeller güzelimin ellerini öperim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah muvaffak etsin abla, Hayırlı Ramazanların olsun. :) Uzunluk sorun değil, takma kafana. İçinden geleni yaz, burası senin de blogun, senin olmasa da kardeşinin sonuçta. Bir terliğe bakar :)

      Sil
    2. Bir terliğe bakar :)))) Doğru, hangi model olsun polaris mi? Gaffur terliği mi? Oyy kıyamam ben kardeşime ;)
      Amin inşallah cümlemizin, sağolasın, buranın en az yüzde 50 sinin benim olduğunu bildiğim için bu kadar rahatım :)
      Yarın öbür gün hak bile iddia edebilirim :p

      Sil
    3. Edersin edersin valla, sen yaman bir ablasın :))

      Sil
  2. Cesur atılımlar ;)

    Teşekkür ederiz bir gerçeği bizlere hatırlattığın için..Ben bunları söylemekten yorulduğum ve zaten ciddiye alınmadığım için uzakşaltım ortamlardan(!) yapacak bir şey yok !

    bilmeden okumanın sevabını ummak da ayrı komik (!) Gerçi benim de din konusunda bir çok yanlışım vardı zamanla doğruları öğreniyorum şükür de ben hiç biz zaman Arapça okuduğum Kur'andan sevap ummadım (en azından bu kadar düşünmüşüm eski zamanlarda da)

    Rabbim anlayarak okumayı okuduklarımızı da hayatımıza tatbik etmeyi nasip etsin hepimize..

    Hayırlı kazançlı ilim dolu bir Ramazan olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da cesur gibi geldi de kimsenin gelip okuyacağını, okusa da ciddiye alacağını sanmıyorum. :) Öylece yazdım işte. Amin, cümlemize inşallah.

      Sil
  3. Ben anlamadan (malesef) okuyorum. Ve bundan hoşlanıyorum. Ne zaman kendimi mutsuz ve huzursuz bulduğumda Kur'an okuduğumda rahatlamışımdır.

    Anlamadığım şeyi neden okuyorum? Aslında tefsir de okuyorum bir yandan ama orjinalini okumak başka bir şey. Çünkü o Allah'ın kelamı. Elimde bir mucize tutuyorum, bundan daha önemli ne olabilir? Ona saygı göstermem neden bu kadar garip?

    Anlamadığın şeyi okumaktan neden sevap umuyorsun? diyenlere şunu sormak isterim. Sen hastalandığında ilaç içerken muhtevasını biliyor da mı içiyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bundan hoşlanmanız normal, iyi hissetmeniz de. Teşbihte hata olmasın, müzik de insana iyi geliyor. Ayrıca koskoca Allah kelamının sadece okunmasını da kimse küçümseyemez.

      İlaç kıyasınıza gelince; bunun için doktora gidiyorsunuz, o size bunu öneriyor çünkü o muhtevasını biliyor. Size düşen sadece onu içmek. Fakat Kur'an öyle bir şey değil. Tamam belki şifa yönü vardır ama tamamı bu değil. Karşıda biri var ve bu senin yaratıcın, sana açıkça bir şeyler anlatıyor, sana; özel birine, bir doktora, bir uzmana değil, sana! Sen ise sadece okuyorsun, bir tek yönüyle kendini avutuyorsun, bu doğru mu?

      Sil
    2. Ben sadece okunması taraftarı olduğumu söylemedim ki. Anlamaya çalışıcaz tabii. Bize geçmişte arapçayı unutturanlar utansın. Açıkçası bir ara niyetlendim öğrenmeye ama bir noktadan sonra zorlandım ve bıraktım. Zaten Kur'an'ı anlayacak kadar öğrenmem imkansız. Buna ömrüm yetmez. Buna ömrünü vermiş alimleri takip etmem daha isabetli gibi duruyor.

      Sil
    3. Elbette alimlerden de faydalanmalı ama kendimiz de anlamaya çalışmalıyız. İlle arapça olmasına gerek yok, Türkçe mealler var, tefsirler var, yeter ki anlamaya çalışalım. Amacımız önce anlamak, sonra okumak olsun bence. Sonuçta hepimiz güzel sesli kari'lerden Kur'an dinlemekten büyük zevk alıyoruz.

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim abi, ben de senin bu yorumunu gördüğüm için çok mutlu oldum.

      Twitter'da yazdıklarını görüyorum bazen ama inan artık hiçbir bloğu okumuyorum. Bu yüzden kusuruma bakma lütfen.

      Saygılar benden güzel abim. Allah yolunu açık etsin, doğru yoldasın ;)

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)