Ana içeriğe atla

Şafak Sezer Korktu mu

Geçenlerde bir iftar yemeğinde Şafak Sezer başbakandan özür dilemiş, elini öpmeye çalışmış. Doğal olarak birçok kişi "acaba korktu mu", "acaba kendisine para mı verildi", "acaba, bir şeyler mi teklif" edildi diyebilir. İnsanoğlu bu, her şeyi yapabileceği gibi her şeyi de diyebilir.

Bir insan inandığı şeyden kolay kolay geri adım atmaz. Bir konuda sağlam bir görüşe sahipse onu sonuna kadar devam ettirmeye çalışır. Fakat oldu ki karşısına büyük bir engel çıktı, geri gitmek zorunda kaldı, o zaman ne yapar? Bunu en yavaş şekilde, inancının en az sarsılacağı şekilde yapar. Çünkü onuru, kendine olan saygısı ve toplum içindeki konumu, atacağı adıma göredir. Eğer bunu güzel bir şekilde atarsa, bunların hiçbiri zarar görmez. Akıllı olan da bunu böyle yapar.

Şafak Sezer için diyorum; Eğer gerçekten hükümet karşıtı olsaydı, yani en son dediklerinin aksine inanan birisi olsaydı, gidip de başbakanın önünde diz çöküp, özür dileyip üstüne bir de elini öpmeye çalışır mıydı?

Azıcık düşünen anlar, insan meşhurken, söyleyeceği sözlerin, yapacağı hareketlerin herkes tarafından takip edileceğini biliyorken, sırf korkusu için onurunu, değerlerini, inancını çiğner mi?

Başta dedim ya, insan korkar. Bu normal bir şeydir. Fakat bu korkunun etkisini, etrafına en az şekilde hissettirmeye çalışır. Eğer Şafak Sezer, sırf korktuğu için bunları yapmış derseniz, size derim ki çok az düşünüyorsunuz. Çünkü eğer tek mesele korkuysa, geri atacağı adımı çok daha basit bir şekilde yapabilirdi. Çıkar bir açıklama yapar, kendini korku çemberinin  dışına atardı. "Ben ağaç için gittim, konu amacından saptı, bilmiyordum." Derdi, mesele biterdi. El öpmeye ne gerek vardı?

Şafak Sezer'i korkaklıkla itham edenler, bununla ilgili yazı yazanlar ve orada burada ağzına geleni söyleyen Türkiye'nin gezi zekalıları, azıcık düşünün derim. Azıcık düşünün de belki çapulculuktan daha faydalı birer insan olursunuz sahiplenemediğiniz memleketinize.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.