İşgal Altındayız

Öyle sanıyorum ki (belki de umuyorum) ülkemiz bir geçiş dönemi yaşıyor. Biraz sancılı olsa da daha çok rahat geçen bu dönemin, önceki ile sonrakinin kafasında oluşturduğu şekil hayli ilginç. Önceki her şeyin bittiğini düşünürken; sonraki, olanların tümünü bir ilk adım olarak yorumluyor.


Demek istediğim, ulusalcılar ülkenin işgal edildiği tasavvurunda; biz ise daha mağduriyetimizin bitmediğinin vaveylasındayız. Orta yolu bulmaya çalışırsak, ikimiz de abartının doruğundayız. 

Hadi biz mağdur edebiyatına alıştık, hadi diyelim hala baş örtülü bacılarımızın dışlandığıyla ilgili haberler duyuyoruz, hala camide Kur'an dersi verdiği için içeride tutulanlarımız var; peki bu ulusalcılara ne oluyor? Tüm feryatları tahammülsüzlükten mi, yoksa alışmışın kudurmuştan beterliği mi?

Onları kendi karanlık dünyalarında, bizi de mağdur edebiyatının tembelliğinde bırakıp, asıl söylenmesi gerekeni söylemeliyim: İnsanlar bilmiyor!

Toplumun en büyük sorunu, sanırım cehalet. Bırakın kitabı, orada burada bulduğu iki satır açıklamayı, bir köşe yazısını, hatta alt yazılı filmin alt yazısını okumaktan korkan toplumumuz, olayların farkında değil. Okumadığı için bilmeyen, bilmediği için kendisine ait bir fikri olmayan ve dolayısıyla olayları tahlil edemeyen insanımız, kendisine söylenene inanmak zorunda. Bu da demektir ki insanlar, sesi daha gür çıkanın ardında.

Bildiğiniz üzere bir Gezi macerası atlattık. Yüzdelikleri birbirine çok uzak olsa da toplum ikiye bölündü. Her iki kısım da öbür tarafı "kör" olmakla suçladı bu olayların yankısında. Çünkü her iki kesim de olayları "taraflı" izliyordu.

Dünyayı yorumlarken de durum böyle. Suriye meselesini çok net yorumluyoruz halk olarak ama azıcık dışarıdan bakanlar, Suriye'nin neresinden tutsan elinde kaldığını biliyor. Mısır meselesinde hani biz "darbeci ordu" diyoruz ya, bir profesör bir televizyonda Mursi'ye demediğini bırakmadı. Orduyu kahramanlıkla vasıflandırdı.

Şimdi ben bunu yazdım da ne oldu? Bir şeyler mi değişecek? Yok! Kimse okumayacak, okuyanlar da zaten ne olduğunun farkında olanlar olacak. Dolayısıyla bu devran biraz daha böyle devam edecek.

..ve o gün gelene kadar halkın hassasiyetlerinin en iyi kullananlar, halkın gözünde sözü en çok geçenler olacak! 

Yorumlar

  1. Özü doğru olanın sözüde doğru olur.

    (Hz .Ali .r.a)

    Allah'a emanet olun kardeşim.

    YanıtlaSil
  2. Siz de Allah'a emanet olun. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)