Ana içeriğe atla

Esbab-ı Nüzulun Sıhhati

Kur'anın doğru anlaşılması Müslümanların tarih boyunca en çok önem verdikleri uğraşlardan biri olmuştur. Bu konuda önemli bir yere sahip olan bir ilim de Esbab-ı Nüzul dediğimiz, ayetlerin veya pasajların iniş sebebidir.

Esbab-ı nüzul o kadar önemlidir ki, bazı ayetler, onların iniş sebebi bilinmeden anlaşılamaz. Örnek olarak Bakara 189. ayette "evlere kapılarından girin" ayeti gösterilebilir. Bu ayet ilk bakışta ne dediği anlaşılmamaya uygun bir ayettir. Evlere arkalarından girmeyin, kapılarından girin derken kast edilenin ne olduğunu anlamak için o zamana gitmekten başka çare yoktur.

Esbab-ı nüzul bu kadar önemli olunca, ortaya kafaları karıştıracak bir problem çıkmaktadır.


Bilindiği üzere Kur'an, elimizde kendisinden şüphe edilmeyecek tek kaynaktır. Eğer Kur'andaki bazı şeylerin açıklanması için nüzul sebebi aranıyorsa, bu nüzul sebebinin sıhhati büyük önem kazanır. Buna ilaveten biz, Kur'andaki bazı ayetlerin, nüzul sebebi bilinmeden anlaşılmayacağını da söylüyorsak, bu önem çok daha fazla artacaktır.

Kur'andan yana şüphemiz yok. Fakat onu doğru anlamazsak, bizim açımızdan, onun doğru oluşunun çok da fazla bir anlamı olmaz. Onu doğru anlama yollarından olan nüzul sebebi, eğer bize yanlış bir şey söylerse, Kur'anı yanlış anlamış olmaz mıyız?

Nüzul sebepleriyle ilgili bir araştırma yapmadım, aklımda herhangi bir ayetle ilgili bir şüphe de yok, bu yazıyı sadece bir kitabı okurken arada geçen bir konu üzere yazdım.

Her tefsir dersinde dinlediğimiz en klasik konulardan biridir esbab-ı nüzul. Genellikle bir ayet okunur, anlaşılmadığı söylenir, ardından nüzul sebebi söylenir ve taşların yerine oturduğu gözlemlenir.

Ben şunu biliyorum ki taşların yerine oturması, bir yargının doğruluğu için yeterli değildir. Üzerinden uzun zaman geçmiş kaynaklarla ilgili, sonrakilerin kafasında taşları yerine oturtacak çok sayıda uydurmalar yapılmıştır. Olay olduktan sonra söylenen bir söz, öncesinde söylenmiş gibi aktarılmış, bu yorum akla uygun geldiği için de hemen kabul edilmiştir.

Demem o ki; Müslümanın elindekilerle yetinmemesi, sürekli anlama çabasında olması gereklidir. Gün olur, hep bir şekilde anladığının aslında o anladığından fazlasını anlattığını fark edebilir.

Yorumlar

  1. Çocukken öğretilmiş ve bu yaşa kadar kabul etmiş olduğun bir şeyi " ama neden ya, burası da mı, hepsi için de mi böyle?..." gibilerinden evirip çevirirsin sonra :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımız bu olmuş zaten :)

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.