Kayıtlar

Mart, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Berkin Öldü

Resim
Ben küçükken, bizim burada çok çalışan bir kuyumcu vardı. Güvenilir olduğu için insanlar para ve altınlarını ona emanet olarak bırakıyorlardı. O da bu paraları işletiyordu. Bu şekilde hızla büyüdü. Bir iki tane de bina dikti. Ecevit ülkeyi batırınca bazıları gidip bu adamdan paralarını istediler. Kuyumcu o an parayı denkleştiremeyince ona emanet bırakanların arasında bir panik başladı. Kuyumcuda emaneti olan herkes kapıya dayanınca kuyumcu elindekilerini de satıp buralardan kaçmak zorunda kaldı. 
Bazı olaylar çok ses getirir. Örneğin birçok insan ölür ama bazılarının ölümü farklı olur. Farklı olur derken ölüm şeklini kast etmiyorum; toplum içindeki yansımasından bahsediyorum. 
Ben şahsen bunun doğal bir şey olduğuna inanmıyorum. Bütün bunlar, bazılarının bilinçli çalışmalarının sonuçlarından başka bir şey değil. Çünkü gelişen bazı olayların bu kadar yankı yapmasının doğal koşullara aykırı olduğunu düşünüyorum. 
Bu konuya en kolay örnek Münevver Karabulut cinayetidir. Bu kız, Türkiye&…

Bir Bilene Sorsak

Resim
Bir hocamız söylemişti: Batı toplumlarında, bilgiye ulaşmak isteyen insanlar kütüphanelere giderlerken bizim toplumumuzda bir bilene sorulur. Kütüphaneye gitme alışkanlığı gelişmenin, bilene sormak ise geri kalmanın sebebidir.

Kendisine bir bilgi lazım olan kişinin önünde iki seçenek vardır: Ya kendi çabasıyla o bilgiye ulaşacak ya da o bilgiye sahip birinden o bilgiyi hazır olarak edinecek.

Eğer uğraşmak yerine hazır bilgiye sahip olmak isterse, yani gidip bir bilenden sorarsa, birkaç açıdan zararlı çıkacak: Öncelikle o bilginin doğruluk veya yanlışlığından asla emin olamayacak. Çünkü bilgiyi aktaran kişinin o bilgiye ne derecede sahip olduğunu bilemeyecek. İkinci olarak bilgiyi, anlatan kişinin bakış açısından öğrendiği için saf bilgiye ulaşamayacak. Üçüncüsü bir uğraş göstermediği için gelişme göstermeyecek, koyunlukta bir adım daha öne çıkacak ve son olarak da bilgiye ulaşmak için kaynakları karıştırırken karşısına çıkabilecek onca başka bilgiden mahrum kalacak.

Buna karşılık eğe…

Hayvanlara Özgürlük

Resim
Haberlerde gördüm, memleketin bir yerinde bazı vatandaşlar gösteri yapıyorlardı. Baya kızgındılar. Anlattıklarına göre yeni bir yasa çıkmış, bu yasaya göre sokak hayvanları toplatılacakmış. Tabi vatandaşlarımız buna çok kızmış. Hayvanlar parklara götürülmemeliymiş.

Bilinçli olmak ne güzel değil mi? Herkes evinde otursa, kimse etrafında olanlara ses çıkarmasa kötü olmaz mıydı?

Aklıma bir soru geldi: Bilinç nedir? Bilinç itiraz etmek midir? Ya da ne bileyim sosyal medyadan aldığı gazla sokağa mı dökülmektir? Aslında bilinç, eşcinselliği savunmak adına kendine küfretmek de olabilir.

İtiraz edebilmek çok güzel şey. Otoritelerin her dediğine eyvallah dememek iyi şeylerin göstergesi. Fakat düşünmek de gerekmez mi? Yani bir otoriteye karşı çıkarken başka bir otoritenin dediklerine eyvallah demiş olmamak önemli değil mi?

Düşünen insan çıkıp da sokak hayvanları için gösteri yapmaz. Aslında gerekirse yapılır da düşünen bir insan böyle bir zamanda buna vakit bulamaz. Hayvanın barınakta veya sok…