Senin Gözlüğün Ne Renk

İki-üç yıl önceki Ramazanda, internetten tanıştığım bir ateis,t oruç tuttuğunu söylemişti. Çok şaşırmıştım o zaman? Nasıl olabilirdi ki? Ama oluyordu. Öylesine de olsa, bazen de olsa tutuyordu işte. 

Hayatta nadir de olsa akıl dışı bazı olaylar oluyor. Bunların bir türüyle daha bu aralar karşılaşıyorum. Yine internetten tanıştığım birinden bahsediyorum. Kendisi inanç olarak benimle aynı. Muhtemelen takva olarak benden çok daha üstün, fakat ilginçtir ki siyasi görüşü çok sakat. 

Benim şahsen aklım almıyor. Nasıl bir dindar Müslüman, sosyalist bir yapının, eşcinsellere kucak açan partisine gönül verebiliyor? Bakın, bilmeyenleri demiyorum. Tanıdığım, bu durumun farkında olmayan çok kişi var. Fakat ne acayiptir ki durumu çok iyi bilip, dini açıdan da önemli oranda bilgili insanlar da çıkabiliyor. 

Böyle durumlarla karşı karşıya kalınca kendimden şüphe ediyorum. Acaba diyorum, yanlış olan ben miyim? Bulunduğum yolu doğru olarak görüyorum da acaba gerçekten öyle mi? Ben bu kadar net gördüğümü sanırken bildiği halde bazıları neden görmüyor? Sorun bende mi, onlarda mı? 

Tabi sonra düğümler çözülüyor. Önemli olan niyet ya, oradan yola çıkınca, sonuçlar çok net görünüyor. Kimin, hangi işi ne için yaptığı ayan beyan ortaya çıkıyor. Geriye sadece, bilenlerin bunu neden görmediklerinin muamması kalıyor. 

Benim şahsen bu konuda kendimi ikna edecek kadar yorumum var. Benim gördüğümü sandığım gerçekleri görmediğine inandığım insanlara bakınca, her birinin gerçeklere bir gözlüğün arkasından baktığını gördüm. Bu gözlük kimi zaman bilim gözlüğü, kimi zaman ırkçılık gözlüğü, kimi zaman tasavvuf gözlüğü ve benzeri oldu. 

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, asıl mesele kendine güvenmekte. Yani gözlerine güvenip, o gözlüğü çıkarabilmekte. Bir basamak yukarı çıkıp, gözlere gözlük dayayanları görebilmekte. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)