Ana içeriğe atla

İsrail'i mi Kınasak Filistin'e mi Dua Etsek

İsrail yine Gazze'ye girmeye çalışıyor. Bunun üzerine politikacılarımız, İsrail'i kınıyor. Bazı arkadaşlarımız da kınayanları kınıyor.

Evvela kabul etmek gerekir koca bir devletin İsrail'i en üst seviyelerden kınaması az bir şey değil. Sonra konunun can alıcı noktasına gelirsek: Kınamazsak ne yapacağız?

Bazı arkadaşlarımız dua edelim geçer diyorlar. Altmış altı yıllık tecrübeyle biliyoruz ki duayla olmuyor. Ya da Yahudilerin duaları kabul oluyor; biz Müslümanlarınki olmuyor. Öyle veya böyle olmuyor işte, kızmaya gerek yok. Olsa çoktan olurdu.

Bazen bana dua et diyenlere "sen kendine dua et" derim. Çünkü dua sadece bir isteme değildir. Dua acziyetinin farkına varıp, eksiklerini tamamlama eyleminin başlangıcıdır. Bu yüzden bizim Filistin'e dua etmemizin çok fazla anlamı yoktur. Aslında yapmamız gereken, kendimiz için dua etmemizdir.

Eğer kendimize dua etseydik, cahil, güçsüz ve geri kalmış olduğumuzu görürdük. Eğer bunun farkına varsak, bu kaygıyı hissetsek, bunun çözümü için harekete geçmeyi dilerdik. Bu dilek fiiliyata yansıdığında ise hem bilgin olurduk, hem de güçlü.

Güçlü olsaydık ne yapabilirdik? Hayal edin; Rusya gibi olduğumuzu düşünün.* Deseydik ki "Filistin bizim müttefikimizdir, ona sataşan bize sataşmış olur" o zaman İsrail elini kolunun sallaya sallaya, ikide bir Gazze'ye girebilir miydi? Her kafasına estiğinde kadınları, çocukları bombalayabilir miydi?

Bence televizyonlarınızı kapatın. Canlı canlı Gazze'yi izlemekten vazgeçin. Facebook ve Twitter'dan İsrail'e boş tehditler savurmayı bırakın. Açın iki satır bir şeyler okuyun. Öğrenin; öğretin. Çocuklarınızı hem ahlaklı hem de pozitif bilimlerden haberdar yetiştirin. Üç-beş yıl sonrasının değil, belki yirmi, belki elli sene sonrasının güçlüsü olmayı hayal edin.

İşte o zaman dostlar, bizim borumuz öter. Oradan burada ağlayanlar değil, belki ağlayanların gözyaşlarını silenler oluruz. Yetiştirdiğimiz bilim adamları, belki Gazze'nin üstüne çelik kubbe kalkanları oluşturur.

İşte belki o zaman, mazlum halklara ettiğimiz dualar kabul olur.

* Rusya Suriye'yi korudu diye hiç kimse oraya tek bir kurşun bile atmaya cesaret edemedi.

Yorumlar

  1. Yusuf Bey kardeşim, söylediklerinde çok haklısın. Ancak katılmadığım bir tek nokta var ki o da duayla olmuyor olsaydı olurdu demen. Zira Rabb'imiz "duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var" diyor. Ne maksatla söylediğini anladım, fakat yine de bunu antiparantez belirtmek istedim.
    Hadiseye gelince, bu teröristleri ayakta tutan şey para. Bunu biliyoruz. Ahtapot gibi sarmışlar her sektörü. Yıllarca insanlara almayın diye anlatmaya çalıştık. Aldığımız hep tepki ya da tam bir boşş bir tepkisizlik oldu. Yazık ki... Şimdi şimdi anlamaya başladı çokları. Aldıkları o mallarla nelere sebep olduklarını yeni yeni kavramaya başladı bazısı. Müslüman boş olmamalı. Dediğin gibi okuyup öğrenmeli. Donanımlı, iyi yetişmiş olmalı. Şuurlu ve bilinçli olmalı. İnşaAllah bu defa uyanışa vesile olur bu yaşananlar. Artık kendi malımızı kendimiz üretelim. Güçlü olalım her anlamda. Boş olmayalım, iyi yetiştirelim hem kendimizi hem çocuklarımızı. Rabb'im yardımcımız olsun. Cümlemize hayırlar nasip etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Amin.

      Sil

Yorum Gönder

Yeter ki hakaret içermesin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allahım sen konuyu biliyorsun, Amin!

Kimi zaman sosyal paylaşım sitelerinde bu cümleye rastlıyoruz. Genel itibariyle şaka olsun diye söylenen bu söz bence son derece tehlikeli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdür.

İnsanı yoktan var eden, insanın sahip olduğu her şeyi kendisine veren Allah'tır. İnsan dünyaya gelince bunun farkında olmadan başlar hayata. Yanında anne ve babası vardır ve çocuk olduğu sürece ona her gerekeni onlar verir. Çocuk Allah'ın verdikleri konusunda bir şey görmeden büyümektedir. Bu bilinçle büyüyen çocuk bir yetişkin olduğunda da kendi ihtiyaçlarını kendi karşılamak zorunda olduğunu görmekte ve herhangi bir konumda Allah'ın verdiği bir şeyi gözüyle görmemektedir.

Hayatın yüzlerinden biri olan maddi yüz bunu gösteriyor. Kim çalışırsa elde eder. Bunun karşısında hayat içinde bir de manevi yön vardır ki herkesin bundan haberi yoktur. Bütün insanlar için çok önemli bir sorun olan bu manevi yön genelde dini duygular tarafından baskı altına alınır. Böylece insan, boşluk hissini bu duygula…

Sevmeyeni Sevmek

"Hayırdır evlat, neden bu kadar hüzünlü düşünüyorsun" diye sordu yaşlı adam. Genç, kendisinden beklenmeyecek bir özgüvenle, sesini de yükselterek: "Sen hiç seni sevmeyen birini sevdin mi dayı" diye yanıtladı yaşlı adamın sorusunu. Yaşlı adam bunu beklememiş olacak ki hemen cevap vermedi. Yanındaki gence yarım dönmüş, hiçbir şey söylemeden ona bakıyordu. Genç hayatı boş vermiş gibi olmasa bu bakışlardan korkabilirdi ama tavırları "ben zaten ölmüşüm" tarzındaydı. Kompartımandaki diğer dört kişi de susmuş, yaşlı adamın ağzından çıkacak kelimeleri bekliyorlardı. Yaşlı adam yerini düzeltti, kafasını pencereye doğru çevirerek "sevmiyorsa bırak gitsin" dedi. Sonra tepkiyi ölçmek için gence doğru döndü. Genç yere bakıyordu. Yaşlı adamdan yana hiç dönmedi. Onu ciddiye almamış mıydı yoksa gerçekten yarı ölü müydü belli olmuyordu. Ani bir hareketle kafasını kaldırıp tüm vücuduyla yaşlı adama döndü. Hızlı bir söyleyişle "dayı, sen hiç sevdin mi" …

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

General Mobile Discovery Kitkat sürümüne geçtikten sonra eduroam bağlantısını kuramadım. İnternette aradım ve donanımhaber forumda konuyla ilgili bir mesaj buldum. Çok kısa yazılan mesajı burada resimli bir şekilde açıklamak istiyorum.

Öncelikle Sistem Ayarları'ndan Kablosuz'a giriyoruz. Orada altta duran +'ya basıyoruz. Bu yeni ağ oluştur demek.





Ağ SSID yazan yere "eduroam" yazıyoruz. Hemen altında Güvenlik seçeneğini 802.1xEAP diye değiştiriyoruz. Kullanıcı adı ve şifremizi giriyoruz.



Ardından Gelişmiş Seçenekleri Göster kutucuğunu işaretliyoruz. Altındaki EAP metod seçeneğini TTLS onun altındaki Faz 2 doğrulaması'nı da PAP diye değiştiriyoruz.



Hepsi bu kadar. Kaydet dedikten sonra eduroam'a rahatlıkla bağlanabilirsiniz.