Kayıtlar

Şubat, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnanmıyorum; Biliyorum

Resim
Beraber yemek yediğimiz arkadaşlardan biri, burada yazmamın doğru olmayacağı bir konu hakkında, "falankesin bunu yaptığına inanmıyorsun değil mi" diye sordu bana. "Tabi ki inanmıyorum, biliyorum, çünkü gözlerimle gördüm" diye cevap verdim. 
İnanmak ve bilmek, birbirlerine zıt kavramlardır. İnsan bildiği şeye inanamaz, inandığı şeyi de bilemez. Eğer biliyorsa inanmasına gerek kalmaz çünkü zaten biliyordur. Eğer bir şeye inanıyorsa, o konudan emin değildir ki inanma ihtiyaca hissediyordur. 
Bakkala uğrayıp evine ekmek alan bir insan "poşetimde ekmek olduğuna inanıyorum" demez. Derse saçma olur. Çünkü ekmek gözlerinin önünde poşete konulup eline verilmiştir. O andan itibaren elindeki poşette ekmek olduğunu biliyordur. Bu kişi bu durumu şu sözlerle ifade eder: "Poşetimde ekmek var." Görüldüğü üzere ortada inanmakla ilgili bir durum yoktur çünkü kesin bir yargı söz konusudur. 
Bakkaldan ekmek alıp evine dönen insanın "poşetimde tereyağı olduğun…