Yasaklamayın Anlatın

Anlamaya başladıktan itibaren insanlara "yapmayın, etmeyin" tarzında yasaklar başlar. Meraklı olan çocuklar, anlamak istedikleri şeylere hevesle abanırken belki de hayatlarının en yoğun yasaklarıyla tanışırlar. Sürekli engellerle karşılaşan bireyler, bir zamandan sonra kabullenmeye başlarlar.

Yasaklar, toplumun birlikte yaşaması için zorunludur. Fakat bu yasakların yasaklanış biçimleri bence sorunludur. Kişiye, çok yapmak istediği şey konusunda engel konulduğunda, o kişi o hareketi yapmak istemeye devam eder. Fakat onu engelleyenler, onun o davranışta bulunmaması için gerekli hiçbir masraftan kaçınmazlar. Kişiyi denetlemeye devam ederler, böylece işler tıkır tıkır işler.

Peki kişi denetlenemeyeceği bir yerde olursa ne olur? İşte o zaman sorunlar başlar.

Çocuğa falan şeyi boşa harcama dediğinizde çocuk onunla oynama isteğinden vazgeçmez. Fakat sizin baskınız onu durdurur. Eğer bir gün evde olmazsanız, o çocuk o yasakladığınız şeyi, suyunu çıkarma derecesinde yapar.

Eğer bir yasak konulacaksa, bu "yapma" diyerek, ya da yazarak değil, sebepleri belirtilerek ya da hissettirilerek konulmalıdır. Çünkü o zaman birey o yasağa sırf yasak olduğu için değil, belli bir amacı olduğu için uyar.

Eğer bir yasak, açık yerlerde uygulanıp, kapalı yerlerde umursanmıyorsa, o yasak ya yanlıştır, ya da yanlış bir şekilde tanıtılmıştır. Eğer birey kapalı bir alanda bir yasağı çiğneyip, "nasılsa kimse görmüyor, görürlerse de şu cevabı" veririm diyorsa, o birey o yasağı hiç anlamamış demektir.

Eğer kimsenin görmediği bir yerde yere çöp atıyorsanız ve içinizden "biri görürse yakınlarda çöp kutusu yok diye cevap veririm" diye kendinizi kandırıyorsanız, siz dünyanın temiz tutulması gerektiğinden habersizsiniz demektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeşil Göz Kırmızı Tokat

Grub Kurtarma

Üzüntü Giderme Aracı

GM Discovery Eduroam Bağlantısı

Çay mı Şerbet mi

Bakış Açısı

Öğretme(n)