Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hayaller ve ÖYP

Resim
Üniversite'ye DGS ile yerleştim. Yani baya geç başladım ama çok sevdim. Ortam güzeldi, okumak zevkliydi ama bitecekti. Burada kalmanın bir yolu olmalıydı. ÖYP var dediler. Ales, yds, lisans ortalamasıyla yerleşiyorsun, okuyorsun dediler.

O günden sonra bu hayali kurmaya başladım. Bir gün bir hocama sordum: "Hocam ben zaten çalışıyorum, dışarıdan okuyup mu doktora yapsam yoksa akademiye mi yerleşsem?" dedim. Hocam "Tabi ki akademi..." dedi. "Ama hocam, araştırma görevlilerinin maaşları çok düşükmüş." deyince: "Bu iş para için yapılmaz, aklında para varsa hiç bulaşma." dedi.

Bulaştım, uğraştım. Aklımda para yoktu. Bugünlerin hayalini kurdum ve başardım. Daha faydalı olabileceğimi umduğumdan, yaklaşık iki yıl kaybetme pahasına, ana bilim dalımı değiştirdim. "Bu ana bilim dalında ders yükü az, az kazanırsın." dediler, "Kimin umurunda..." dedim.

Şimdi Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birindeyim. Ortama alıştım. Evim…

Hz. Ali ve Liderlik

Demokrasiyi sevmem. Sebebi halka güvenmemem değil, iyi konuşan yalancıların halkın iyi niyetini suistimal edebilmesi.

Ama ille de demokrasi olacaksa, başta güçlü bir lider olmalı. Halkın yarısından daha az kesimi de ona yetki verirlerse bu yetmeli ve dediğini yaptırabilmeli.

Aksi halde Hz. Ali dönemi gibi oluruz. Kazandığımız savaş bile aleyhimize döner. Düşmanı kıstırmışken saldırı hakkımızı kaybeder, savunmaya geçeriz. Bir süre sonra da yok olur gideriz.

Güçlü yönetim her kafadan bir sesin çıkmasına engel olur. Böylece istikrar olur. Yoksa Hz. Ali'nin ordusu gibi bölünürüz, kendi kendimizle savaşırız.

Hz. Ali'nin yapamadığı buydu. Muaviye'nin ordusu mızrakların ucuna Kur'an yaprakları asınca savaşı durdurmayı istememesine rağmen durmak zorunda kaldı. Bunu ona ordusundaki bir kesim yaptırdı. Eğer o zaman masaya yumruğunu vurabilseydi, hakem Hz. Ali'yi sevmeyen Ebu Musa el-Eş'ari olmazdı.

Engellilere Kötü Davrananlar Var

Resim
LYS sınavına giren bir engelli ile tanıştım. Engelliler, yalnızlıktan olsa gerek konuşacak birini buldular mı hemen dertlerini anlatmaya başlarlar. Adı Umut olan bu engelli beyefendi de hiç durmadan anlatmaya başladı: 
- Ben neden sınava giriyorum biliyor musun? Çünkü üniversite mezunu olmak istiyorum. Ben zaten iki yıllık mezunuyum ama şimdi dört yıllık üniversite mezunu olmak istiyorum. 
Dedi tekerlikli sandalyesinden. 
Okumak hepimiz gibi Umut'un da hakkıydı elbette ama onun bu çabasının özel bir anlamı vardı; Birçok kişiyi utandıracak bir anlam: 
- Ben üniversite mezunu olursam belki insanlar bana daha iyi davranır. Çünkü bazıları engellilere kötü davranıyorlar!
diye devam etti. 
Kötü mü? Engellilere mi? Kim ki bunlar? 
Muhtemelen bu yazıyı okuyanlardan biri değildir. Hatta muhtemelen okuyan biri değildir. Yanlış anlaşılmasın, okuma yazma bilmeyenlerden bahsetmiyorum; üç kelimeyi aşınca manşet bile okumaya üşenenlerden bahsediyorum. 
Tüketmekten başka bir işe yaramayan parazi…